Kişisel Blog Tadında Çok Yazarlı Blog

Yazar

Nilgün

Nilgün toplamda 23 yazı yayımladı.

Sonbaharın başında doğmuş ve Laz kızı olmamın getirisidir belki; aslında hafif bulutlu, yeri geldiğinde fırtınalar koparan atmosferim. Yazılarıma oranla içim umut dolu, daha mutluyum. Mavi ve tonlarını ne kadar özgürse o kadar severim. Kendi hikayesini yazmaya çalışan o herkesten biri de benim.
Edebiyat

Bense Sadece Bekliyorum

Kim olduğumu anlamaya çalıştığım zamanlar sanırım. Kırgın ve deniz kenarındayım. Hafif yağan yağmurun altında, tüm o koşuşturmaya inat tuzlu suyun kokusu burnumda. Ama gözlerim denize bakarken ben yeşile hasretim. Bir yandan temiz havayı içime çekmek iççin çabalarken diğer yandan kendimi tüm dünyadan tamamen soyutlayarak öylece duruyorum. Ne olduğunu soruyorum. ​Ne zamandır bu kadar ümitsiz olduğumu… Devamını Oku

Edebiyat

Anlatıyorum, Dinliyor Musun?

Ağlayasım geldiğinde susuşumdan galiba en büyük derdim… Ben sustukça kalbimin dolduğunu hissedişim… gözyaşlarımın tersine akışındandır herhalde… Ya da çoktan isyan bayrağını çekmiş iflas etmenin eşinğindedir benimle birlikte. Tüm duygulardan arınmış gibiyim bir yerde. Yalnızım üstelikte… ne bağıracak kadar kızgın, ne kahkahalar atacak ya da bırakın kahkahayı tebessüm edecek kadar mutluyum. Üzgün de değilim aslında sadece… Devamını Oku

Deneme

İki Güzel Dosta

yılımız şerefine… Kendi yazdığın bir kitaptır hayat, hayatının her yeni evresi kitabın bölümleri, o bölümde yaşadığın her şey de olay örgüsüdür aslında. Her olayda hayatına giren yeni karakterler vardır mesela… Bazıları anlıktır sadece, bazıları da ömürlüktür. O senin için vardır artık. Varlıklarını en derininde hissettiğin… Canın yandığında, yalnız hissettiğinde, üzüldüğünde, kırıldığında, kızdığında ya da mutluluğunda,… Devamını Oku

hayal kurmak
Edebiyat

Ya Sonra?

Hayallere daldığım zaman engin bir mavinin içinde bulurdum kendimi. Kimi zaman gökyüzünde kimi zaman da denizin en dibindeyim. Tüm diyarlarımda şatolara sahibim. Yani sahiptim. Bir zamanlar karaya ayak basmayı zihnime en büyük hakaret olarak alan ben şimdi karadan ayaklarımı çekmez, çekemez oldum. Tüm o saraylarım, sırça köşklerim zamanında dededen kalma kuytudaki köy evleri gibi ziyaret… Devamını Oku

Edebiyat

Kırık

Ne kadar özleyebilir ki bir insan? İçi kanaya kanaya ne kadar hissedebilir ne kadar pençelerini geçirebilir ruhuna bir his? İşte ne kadar geçiriyorsa, bir insan ne kadar hissedebiliyorsa o duyguyu o kadar hissediyorum. En içimde… Sadece hissettiğim bir duygu olmaktan ziyade ruhumla bütünleşircesine. Yalnızlıktan ya da birinin gidişinden, terk edilişinden, ölümden değil özlem. Çünkü yalnız… Devamını Oku

gitmek isterdim
Edebiyat

Gitmek İsterdim

Hayat geçip gidiyor bir şekilde. Herkes kendi derdinde, pek sağa sola bakma gereği duymadan hatta başlarını kendi ayakları bir yere takılmasın diye yerden kaldırmayıp başkalarının düşüşlerini umursamadan yollarına devam ediyorlar. Ben de sadece bu şekilde olmamalıydı deyip yolumda aynı şekilde taşlara takılmamaya dikkat ede ede yürüyorum işte. Bu hayatta varım ama pek yaşadığım söylenemez işte.… Devamını Oku

Yukarı Çık