Batılı Ortadoğu Uzmanı: Bernard Lewis
Alperen

Batılı Ortadoğu Uzmanı: Bernard Lewis

Kütüphane tarih kitapları arasında gezinirken gözüme bir kitap ilişti. Adı Tarih Notları: Bir Orta Doğu Tarihçisinin Notları. Birçok tarih kitabı okumuştum ama Orta Doğu’yu konu alan kitap okumamıştım. Merakla okumaya koyuldum. Okudukça, yabancı bir tarihçinin İslam’a ve Orta Doğu kültürüne ileri düzeyde hakim olmasına hayretler içinde kaldım. Bizzat oralara gitmiş, arkadaşlıklar kurmuş, dilini öğrenmiş. Gördüklerini ve dinlediklerini de kitabına güzelce işlemiş. Ortadoğu hakkında uzmanlaşmış batılı uzmanlar arasında en çok okunan yazarlardan birisi olmuş. Ortadoğu’yu anlamak isteyenlere kaynak olabilir.

Bernard Lewis (d. 31 Mayıs 1916, Londra, İngiltere), İngiliz asıllı ABD'li[1] tarihçidir. Princeton Üniversitesi'nde profesördür. İslam tarihi ve İslam-Batı ilişkisi hakkında uzmanlaşmıştır. Ortadoğu hakkında uzmanlaşmış batılı uzmanlar arasında en çok okunan yazarlardandır. Yahudi kökenlidir ve George W. Bush'un danışmanlığını yapmıştır.

Lewis, 1993 yılında Le Monde gazetesine verdiği bir demeçte 1915 yılında Ermenilerin Osmanlılar tarafından öldürülmesinin bir "soykırım" olmadığını, "savaşın bir yan ürünü" olduğunu söylemişti.[2] Paris’te bir mahkeme bunu Ermeni soykırımının inkarı olarak kabul etmiş ve tarihçiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştı.

Londra Üniversitesi'nde eğitim gördü; yüksek lisansını Ortadoğu Tarihi yoğunluklu olmak üzere Tarih konusunda, doktorasınaysa İslam Tarihi konusunda yaptı. Paris Üniversitesi'ndeki araştırmaları sırasında Türkçe öğrendi. 1938 yılında ders vermeye başladı. 1974'e kadar Londra Üniversitesi'nde, 1974-1986 arasındaysa Princeton Üniversitesi'nde hocalık yaptı. 1998 yılında Atatürk Barış Ödülü'nü aldı. Araştırma alanları Ortaçağ İslam Dünyası, günümüz Ortadoğusu ve Osmanlı Devleti'dir.

Başlıca Yapıtları: The Arabs in History (Tarihte Araplar, 1950),

The Emergence of Modern Turkey (Modern Türkiye'nin Doğuşu, 1961),

 The Assassins (Haşhaşiler, 1967),

The Muslim Discovery of Europe (Müslümanların Avrupa'yı Keşfi, 1982),

 The Political Language of Islam (İslam'ın Siyasal Söylemi, 1988),

Race and Slavery in the Middle East: an Historical Enquiry (Orta Doğu'da Irk ve Kölelik: Tarihsel Bir İnceleme, 1990),

Islam and the West (İslam ve Batı, 1993)

Islam in History (Tarihte İslam, 1993),

 The Shaping of the Modern Middle East (Modern Orta Doğu'nun Oluşumu, 1994),

Cultures in Conflict (Çatışan Kültürler, 1994),

The Middle East: A Brief History of the Last 2,000 Years (Orta Doğu: Son 2000 Yılın Kısa Bir Tarihçesi, 1995),

 The Future of the Middle East (Orta Doğu'nun Geleceği, 1997),

The Multiple Identities of the Middle East (Orta Doğu'nun Çoklu Kimliği, 1998),

A Middle East Mosaic: Fragments of life, letters and history (Bir Orta Doğu Mozaiği: Hayat, Mektup ve Tarih Vesikaları, 2000).


Önceki: Maviyim Sonraki: Kuyudibi’nin 4 Masum Çocuğu

  • Osman
    Osman 26 Şubat 2017 at 04:26

    Bizi bu kadar yakından tanıyan bu insanın bildiği dilleri merak ettim. Koca internette sadece İlber Ortaylı’nın verdiği bilgiden İngilizce, Türkçe, Farsça, Arapça, Latince, İbranice bildiğini öğreniyoruz. Fransızca ya da Almanca dillerinden birini bildiğini de biliyoruz çünkü bir ara kendisinin Almanca-Fransızca tercümanlığını bir Türk yapmıştır. Kendisi alelade bir akademisyen değildir, Bush’a danışman olması da tesadüf değildir. Sovyet meselesini hallettikten sonra dikkatlerini bizim coğrafyamıza vermişlerdir. Bir ard niyet göstergesi olarak ‘islami terör’ argümanını dolaşıma sokmuştur. Ard niyet diyorum çünkü terörün dünyada resmi makamlarca kabul edilmiş bir tanımı bulunmamaktadır. ’İslamofobi’nin teorisyenlerindendir. Sağolsun o dikkatini verdiğinden beridir coğrafyamızda akan kan ve gözyaşı hiç durmadı. İnce bir akademik zevki olduğu anlaşılıyor.

    • Alperen
      Alperen 26 Şubat 2017 at 17:25

      Yetiştiği ortama göre iyi eğitim almış birçok dil öğrenmiş bir tarihçi. Kitabını okurken Türk yazarın kitabını okuyormuş gibi hissettim. Tarihle ilgilenlerin kesinlikle bakması gereken bir oryantalist.

  • Osman
    Osman 26 Şubat 2017 at 22:57

    Kesinlikle katılıyorum. Yanlış anlaşılmak istemem. Yorumumu geç saatte yazdım, hissi yaklaşmış olabilirim. Alanında otoritedir. Alamut kalesi adlı eseri bu alanda yazılan kitaplar arasında otoritedir. Yazdıklarımın arkasında durmakla beraber bunlar kendisinden istifade etmeye engel değildir. Bilakis faydalanılması gereken kişinin o olduğunu ispatlar.

Yorum bırakın