Bombardıman Böceğinin Sırrı
Onur

Bombardıman Böceğinin Sırrı

Bombardıman böceği, hayvanlar aleminin eklem bacaklılar şubesinin böcekler sınıfının kınkanatlılar takımının vs. vs. vs. bla bla bla.

   Bugün anlatacağım şeyler size bir böceğin tarihsel geçmişini analiz etmek ya da anlamsız gibi görünen türünü tanıtmak değil; esrarengiz kimyasal silahı olacak.

  Bam bam bam!

  Bombardıman Böceği (BB) Aslında Kimdir?

Bombardıman böceği, özel bir böcek türüdür. Öyledir çünkü diğer böceklere göre çok daha farklı bir savunma ve saldırı tekniği vardır. Bu teknik özünde 'kimyasal oksit'lere dayanır.

  Yaklaşan düşmana arkasını dönüp de kaynar sular fışkırtan ve onun vücuduna zarar veren ve üstüne üstelik bu aman olaydan da sıyrıksız kurtulan bir böcek.

Ava çıktığında ise yine gözlerini yumup arkasını döner, 'bam bam bam' taktiğiyle av hazin sona uğrar ve yemek olur.

  Peki bu böcek işini nasıl mükemmelliyetçi bir zihniyetle yapabiliyor ve kendi ölümüyle avının yaşamı arasındaki bu ince çizgiyi belirleyebiliyor?

 Onu da böceğe sorun.

  Düşman Bile Arkadan Vurmaz!

Adam işini biliyor ama. Taktik şu: Önden baktın dozer gibi böcek geliyor seni ezecek, yiyecek. Hop arkanı dön. Ne de olsa 'arkadan vurmak erkekliğe sığmaz.'

 Tabi olaylar bu kadar basit değil. Konuya geçiyorum.

   Bombandıman böceğinin savunma sistemi kıç bölgesinden bulunan haznede gizlidir.

Kurbağa kalbini andıracak şekilde 2 kulakçığı ve 1 karıncığı olarak BB'nin de bu bölgesinde toplamda 3 oda vardır.

 Var olan iki kulakçığında bahsettiğimiz kimyasallar olan 'hidrojen peroksit ve hidrokinon' birikir.

Ancak bir kimyasal kulakçığın birinde, diğer kimyasal ise diğerinde.

  Peki, bu kimyasallar nasıl üretilir?

O da BB'nin kulakçıklarında bulunan spesifik bezleri sayesinde olur.

  Taktik Belli: Bam Bam Bam

Normal şartlar altında Hidrojen peroksit(H2O2) ile Hidrokinon(C6H6O2) birbirleri ile tepkimeye girebilen kimyasallar değillerdir.

Yani bu ikisini bir odaya kapatın ve 'Sizi lanet olası maddeler ya 24 saat içinde tepkimeye girersiniz ya da sizi elementlerinize kadar ayırırım' diye tehdit  edin yine de en ufak bir tepkime olmaz.

  'O halde neden biz bunları ayrı kutucuklarda tutuyoruz?' diye zihinlerden geçen soruları görüyorum.

  El cevap: Çünkü bizim böceğimizin tek olan karıncığı boş değil dostlar.

 Farklı kimyasallarımızın bulunduğu kulakçıklarımız karıncığımıza açılır ve açıldığı vakit bu özel odada bulunan Katalaz ve Perosidaz gibi katalitik enzimlerle tepkimeye girebilir hale gelir.

 Asıl olay burası ama en can alacı yer olan 'fışkırarak kaynar su atma' vakasını açıklayacak olmak beni daha da heyecanlandırıyor.

  Hidrojen Peroksit ve Hidrokinon Kardeşliği

Size uzun uzun anlatmaktansa şöyle birkaç maddede olayı özetleyeyim, zaten siz ciddiyetini farkedeceksiniz:

 -Hidrojen peroksit sizin vücudunuzdaki en zararlı süperoksit maddedir.

  Ki bu madde karaciğerin fonksiyonu sonucu oluşan zararlı maddedir. Zaten karaciğerde de zararsız hale getirilmek adına Katalaz enzimi ile parçalanır.

  BB'de ise her şeyi Hidrokinon ile olan barış antlaşması değiştirecektir.

– 'Hidrokinon' diye araştırdığınızda birçok kremde cilt tedavileri için kullanıldığını göreceksiniz.

 Ancak şu vardır ki fazlası 'ciltte yanmaya ve tahrişe neden olur.'

  Ee BB'de bir böcek için olması gerektiğinden fazlası olduğuna şüphemiz yok.

  Yeterince bilgilendirildiğine inandığım için şimdi heyecanlı bölüme geçiyorum:

 Bizim kimyasal maddelerimiz ayrı ayrı kulakçıklarda iken düşman yaklaştığı zaman tek bölme karıncığa boşalırlar. Burada bulunan Katalaz ve Peroksidaz enzimleri ile başlayan zincirleme bir reaksiyon çıkar ortaya.

 Hidrojen peroksit(H2O2) normalde aşırı zararlı bir kimyasalken enzimleri ile su(H2O) ve oksijen gazı(O2) olarak ayrılır.

 Oluşan oksijen gazı, Hidrokinon ile tepkimeye girer ve 1,4-Benzokinon'a dönüştürür.

  Bütün bu reaksiyonlar ekzotermik bir şekilde ilerler. Ekzotermik olması sonucu ortamda olan ısı artar ve bizim suyumuz başlar kaynamaya.

   Bana arkanı dönüp de yakma beni sevgili!

 Yaklaşık 100-120 dereceyi bulan sıcaklıkla beraber suyumuzun basıncı artar ve böceğin kimyasallarını ürettiği kulakçıkların kapaklarını o şiddetli basınçla kapatmaya zorlar ki kapatır da.

 İşte olay bu! Kapanan kapakçıklar sayesinde böcek kendine zarar vermeyi önler ve oluşturduğu kimyasal sıvı kendine yönelik değil diğer tarafa yönelik fışkırır.

     Kontrol BB'ndeyse 'No Panic'

 Peki, her şey tamam. Güzel bak düşman da geliyor. Her şey yolunda yani.

  İyi de bu düşman mal değil ya sağı var solu var.

Baktı sen fışkırtıyorsun adam da biraz akrobasi dersi almışsa hemen taktik yapar: 'Sağ-ileri-zıpla-sol-az da Matrix eğilme sahnesi katalım ve şimdi onu ye!' diye. Nasıl olacak şimdi bu iş?

Tabi BB bunları düşünmüş olacak ki muazzam bir sistem de geliştirmeyi ihmal etmemiş. Azmetmiş, çalışmış ve 'kas yapmış.'

 Bombardıman böceğinin karıncık kısmında dış ortama açılan yalnızca bir kanal bulunur. Artan su basıncıyla beraber kulakçık kapakları kapanırken hemen ağzı olan kanalın kapağı ise açılmaya zorlanır ve yüksek sıcaklıkta su ve beraberindeki onca zehirli kimyasal madde fışkırır buradan.

  İşte çalışarak yaptığı bu kaslar ona kanalından çıkan karışıma yön verebilme -ki böylece önden gelen avcılara da savunma yapabilir- ve düşmanına odaklayabilme imkanı sunuyor, onları çaresiz bırakmaya mecbur ediyor.

   Böylesi mantıklı bir sistem doğrusu evrimle alay ediyor. Çünkü evrimsel süreçte gelişimin aşamalı bir şekilde olduğundan bahsedilir. Ancak bunu BB için düşündüğümüzde sistemdeki herhangi bir eksiklik ya düşmanlarını öldüremeyip soyunun tükenmesine ya da kendini imha edip soyunun yine tükenmesine neden olur.

  Böcek boş değil.

 Üniversite Mezunu Bombardıman Böceği

Öte yandan benim için özel olan bu böceğin sistemine baktığımızda BB'nin yüksek derece kimya, matematik, geometri, biyoloji ve fizik bildiğini söyleyebiliriz.

  Adam sayısalcı.

Hoşçakalın.


Önceki: Takiyüddin Rasathanesi’nin Günümüze Yansımaları Sonraki: Neyhanede Bir Neyzen: Ömer Faruk Keskin

  • Acizane
    Acizane 5 Mart 2017 at 10:40

    Ancak bu kadar zevkli anlatılabilirdi, elinize sağlık ☺️

    • Onur
      Onur 5 Mart 2017 at 23:48

      Öğretici ve eğlenceli bir yazı olmuşsa ne mutlu bana, teşekkür ederim 🙂

Yorum bırakın