Canan Karatay ve Eleştiriler
İbrahim

Canan Karatay ve Eleştiriler

Bugün sizlere sözleriyle olay yaratan ve doğru bildiğimiz şeylerin aslında yanlış olduğunu iddia eden birinden, Canan Karatay'dan bahsetmek istiyorum. Yazının fotoğrafından da anlayacağınız gibi Canan Karatay sosyal medyada da baya popüler. Peki biz Canan Karatay hakkında ne biliyoruz? Düşünecek olursak doktor olduğunu, kendisine meslektaşları tarafından sıkça dava açıldığını, son zamanlarda sağlık bakanının eleştiri oklarının hedefinde olduğunu biliyoruz. Peki bu bize Canan Karatay'ı tanıdığımızı mı gösterir? Tabiki hayır! O zaman biraz Canan Karatay hakkında bilgi sahibi olmaya ne dersiniz? Hadi biraz bu konuya göz atalım.

Canan Karatay'ın Hayatı

Canan Karatay 1943 yılında Elazığ'da dünyaya geldi. Lise eğitimini Üsküdar Amerikan Lisesinde, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde almış biri. Kendisi kalp ve iç hastalıkları profesörü. İç hastalıkları uzmanlık eğitimini 1972 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde, kardiyoloji uzmanlık eğitimini ise 1974 yılında İngiliz Hükümeti bursu ile Liverpool Regional Cardiac Center'da tamamladı. Ülkesine döndükten sonra ise 1976 yılına kadar İstanbul Üniversitesi tedavi kliniğinde baş asistan olarak görev yaptı. Şu anda ise görevini  Grup Florence Nightingale Hastanesi'nde sürdürmekte.

Canan Karatay'ın Akademik Başarıları

  • Canan Karatay Türkiye'de ilk kez uyluk atardamarı yoluyla koroner anjiyografi yapan hekimdir.
  • Canan Karatay bir kardiyolog olarak cerrahi yardım almaksızın bir ilki gerçekleştirdi. Kalıcı ve geçici kalp pili implantasyonu tekniğini başarıyla uyguladı. Koroner yoğun bakımda 'Vena subckavia ponksiyon'  tekniğini yerleştirdi.
  • 1976-1978 yılları arasında dünyada ilk kez kalp nakli ameliyatını gerçekleştirmiş olan Christian Bernard'ın ekibinde çalıştı.
  • 1987-1995 yılları arasında State University of New York Health Science’de kalp hastalıkları alanlarında araştırmalar yaptı.
  • Canan Karatay 2002 yılında kardiyoloji alanında yaptığı çalışmalardan dolayı 'Europian Cardiologist'  diploması aldı.
  • 2006-2010 yılları arasında İstanbul Bilim Üniversitesi rektörlüğü yaptı.

Bu yazının tamamını geçecek uzunlukta akademik başarı listesinden sadece bir kısmını buraya alabildim. Canan Karatay'ın başarılarının tamamına boş bir zamanınızda göz atmanızı tavsiye ederim.

Canan Karatay Haberleri

-Siz Amerikalılara bakmayın kırmızı et tüketmeye devam edin

canan karatay komik haber17 Mart 2012

Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma kırmızı et tüketenlerde erken ölüm riskinin yüzde 13, salam sosis gibi işlenmiş et tüketenlerde ise erken ölüm riskinin yüzde 20 daha fazla olduğunu ortaya koydu. ABD’deki bu araştırma herkesi çok korkuttu. Peki, “Her gün mutlaka kırmızı et ye” diyen Karatay Diyeti bu durumla çelişmiyor mu? Prof. Dr. Canan Karatay’a kırmızı et tüketelim mi tüketmeyelim mi diye sorduk. O da hurriyet.com.tr için şu açıklamaları yaptı;

“Öncelikle Harvard Üniversitesi'nde araştırmayı yapan ekipte bulunan iki isim çok önemli kanımca; Prof. Dr. Walter Willett ve 'Önleyici Tıp Araştırma Enstitüsü' kurucusu Dr. Dean Ornish. İkisi de katı bir vejeteryan ve hayatları boyu kırmızı ete karşı olan ve ağızlarına koymayan blim adamları. Bu konu, araştırma ve sonuçlarını değerlendirirken göz önünde bulundurmamız gereken önemli bir nokta bence. Tabii durum böyle olunca senelerce süren ve geriye dönük yapılan iki *epidemiyolojik taramanın sonuçlarının tarafsız olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum doğrusu.”


canan karatay caps-Bizim Sofralarımızda Doğal Beslenen Hayvanlar Var

Dünyada yapılan bütün çalışmalar, doğal beslenen, gün ışığında serbestçe otlayan, suni yemle beslenmeyen her türlü hayvan etinin sağlıklı olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Canan Karatay bu konuda; "İşte araştırma sonuçlarını değerlendirirken dikkat edilmesi gereken ince ayrıntı budur! Çünkü bizim ülkemizdeki sofralarda geleneksel olarak, sağlıklı kırmızı et olarak gösterilen keçi, kuzu, doğal beslenen dana ve koyunların etleri tüketilmektedir." diyor. Ayrıca hayvanlarımızın kanı akıtılarak kesilmesi, etlerimizin yemeğe hazırlanması ve pişirme yöntemlerimiz onlardan tamamen başkadır. Türk mutfak kültüründe yahni, etli sebze veya bakliyat yemekleri, fırında pişirme, buğulama, haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmaktadır.


-Canan Karatay'ın Dolandırıcılara Kaptırdığı 110 bin TL ve Funda Elmacıoğlu'nun Eleştirisi

Dolandırıcılara kaptırdığı 110 bin TL'sini İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlendiği operasyonla kurtaran ünlü diyet uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay'ın, "Adeta hipnotize oldum, ne söyledilerse yaptım" yönündeki açıklamasına meslektaşından farklı bir tepki geldi.sasirma

'BALI, PEKMEZİ YASAKLIYORDU'

Marmara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkan Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, "Onun adı Hipnoz değil Hipoglisemi" dedi. Fundacıoğlu, şunları söyledi: "Canan Karatay, 'Ekmek yemeyin, bal yemeyin, pekmez yemeyin, reçel yemeyin, şeker zehirdir' mesajlarıyla insanların sabah beynini çalıştıran yegane enerji kaynağını yasaklıyordu.

'GLİKOZDAN YOKSUN KALDI'

Muhtemelen Karatay, enerji kaynağı glikozdan kendisi de yoksun kaldı. Dolandırıcılar Sayın Karatay'ı sabah erken saatlerinde arıyorlar. Onları kınıyorum ama bu dolandırıcılığı yapan insanlar galiba açlık tokluk mekanizmasını iyi biliyorlar ki sabahın erken saatini seçtiler. Sayın Karatay, 'Hipnotize olmuş gibiydim' diyor.

Hipnoz değil, hipogliserini dibe vurmuş. Bu bir hipoglisemik davranış modeli. Ne ruhsal olarak iyilik hali var ne de zihinsel performansı. Ekmeğinin, peynirinin, yumurtanın yanına 2 kaşık bal veya pekmez alsaydı o zaman hipnotize olmazdı."

'AYNEN KARATAY GİBİ OLUR'

Karatay'ın kahvaltı önerisini eleştiren Prof. Dr. Elmacıoğlu, "Akşam yemeğinden 8-12 saat sonra aç kalan vücudun ilk enerji gereksinimini kahvaltı karşılar. Eğer bu kahvaltı doğru yapılmaz, Karatay'ın dediği gibi, ekmeksiz, 2 tatlı kaşığı balsız, reçelsiz, pekmezsiz ve ekmeksiz yapılırsa bu hem fiziksel hem zihinsel performansa etkisi olumsuz olur.

Aynen Karatay gibi olur. Bu nedenle de beynin glikoz gereksinimini birinci derecede sağlayacak beslenme modeli kahvaltıdır. Kahvaltının içeriği ve tüketim zamanı çok önemli. Protein olacak, yumurta, peynir olacak. Yumurtanın yanında belki zeytin olacak. Ekmeksiz kahvaltı olmaz.

'BAL, PEKMEZ YEMEYİN' DEMİŞTİ

Her türlü ekmek, simit, pirinç, patates, mısır, makarna, börek, poğaça, şeker, çikolata, reçel, bal ve pekmezi kahvaltıda yasaklayan Prof. Dr. Canan Karatay, "İki dilim ekmek, iki çorba kaşığı toz şekerden daha fazla kan şekerini yükseltiyor. Ekmek yediğiniz için hipoya giriyorsunuz. Kahvaltıda reçel, bal, pekmez yemeyin" demişti.


Sağlık Bakanının Eleştirisi ve Canan Karatay'ın Cavabı

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Canan Karatay'ın verdiği diyet önerilerini sert bir dille eleştirerek, Karatay'ın ürünlerini satmak için Aydın'da bir ceviz bahçesi ile anlaştığını idda etti.

"ZAYIFLAMA TAVSİYELERİNDEKİ ÜRÜNLERİ KENDİSİ SATIYOR"

Bakan Akdağ, 4 ayda 10 kilo vermeyi hedeflediğini söyledikten sonra, kalp ve iç hastalıkları profesörü Canan Karatay’ı da zayıflama konusunda verdiği tavsiyeler nedeniyle eleştirdi.

"CEVİZ BAHÇESİ İLE ANLAŞMIŞ"

Akdağ, "Böyle bilim adamlığı mı olur?" dediği Karatay için "Yiyin dediği ürünleri internet sitesinden satıyor. Aydın’a gittim, orada büyük bir ceviz bahçesi ile anlaşmış. Bu işleri konuşup da yapmayan kimse var mı? Yılda milyonların üzerinde para kazanıyorlar. ‘Lahmacun yiyebilirsin çünkü ben yedim’ denir mi" ifadelerini kullandı.

 

CANAN KARATAY'DAN CEVAP

Bakan Akdağ'ın bu açıklamalarına Canan Karatay'dan cevap geldi. Yazılı bir açıklama yapan Canan Karatay, şunları söyledi;

İDDİALARI KABUL ETMEDİ

Öncelikle hiçbir dayanağı olmayan, direkt şahsımı hedef alan bu ithamların Sağlık Bakanı tarafından yapıldığına inanmıyorum. İnanmak istemiyorum. Şayet Sayın Bakan'ın böyle bir açıklaması varsa; kendisinin yalan ve yanlış bilgilendirildiğini belirtmek isterim. Halka önerdiğim hiçbir gıdanın hiçbir şekilde ticaretini yapmadım yapmam. Ne bir internet satış sitem var ne de iddia edildiği gibi anlaşma yaptığım bir ceviz bahçesi…

Bugüne kadar halk sağlığı için yaptığım açıklamalardan dolayı defalarca hedef gösterildim. Çünkü söylediğim şeyler sağlığı ticarileştiren şirketlerin işine gelmiyordu. Beni de kendileri gibi göstermek için bu defa iftira kampanyaları başlattılar. Sayın Sağlık Bakan’ının söylediği iddia edilen sözler de bu iftira kampanyasının bir sonucudur.

Daha önce çıktığım birçok televizyon programında sosyal medya hesabımın olmadığını söyledim. Ne yazık ki, birçok ünlü kişinin yaşadığı mağduriyeti ben de yaşadım. Avukatım aracılığıyla benim ismimi kullanarak gönderi paylaşan, satış yaptığı bildirilen siteler için dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunduk. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu’nun 2016/66567 Soruşturma numaralı dosyasında işlemler devam etmektedir. Savcılık Makamı tarafında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak, bu siteleri kimlerin erişime sunduğunun tespiti için IP araştırması yapılması, hosting firmalarından bu sitelere ait bilgilerin istenmesi talep ettik. Emniyetin bu ilgili birimlerinden cevap beklenmektedir. Cevabın gelmesini takiben görevli Savcı tarafından soruşturmaya devam edilmesi ve bu suçlardan dolayı dava açılması beklenmektedir.

Ben doğruları söylemeye devam edeceğim. Bu şekilde mesnetsiz iddia ve iftiralara da pabuç bırakmayacağım. Kamuoyuna saygıyla duyurulur…"


 Sonuç olarak Canan Karatay akademik olarak ne kadar iyi bir konumda olsa da verdiği tavsiyeler daha çok tartışılacağa benziyor.  Verdiği tavsiyelerin bilimsel açıdan doğru olup olmadığını ben tam olarak bilmediğimden bu konularda bir şeyler söylemek istemiyorum.

Bu yazıda benim asıl belirtmek istediğim şey ise bir konuya tam hakim olmadan o konu hakkında yorum yapmamamız gerektiği düşüncesi. Çünkü eksik bilgiler bazen yanlış bilgiden daha tehlikeli olabilir.


Önceki: Ödemekle Yükümlü Olduğumuz Borç ve Kültürel Miras Sonraki: Müzede Sergilenen Sadakat

  • ı feel devotion
    ı feel devotion 26 Ekim 2016 at 00:06

    Kadının bir fotoğrafı vardı,yasakladığı yemeklerle dolu bir sofrada yemekleri deli gibi mideye indiriyordu,tipi terzi kendi söküğünü dikemez modeli,tv’ye çıkan kimseyi dinlemeyin,herkes kendisinin doktorudur,kendi yaşam temponuza göre beslenin

Yorum bırakın