Kişisel Blog Tadında Çok Yazarlı Blog

Kategori Arşivi

Deneme - sayfa 4

Deneme

Ağaca Saklanmış Özgürlük

    Özgürlük insanın hiçbir etki ve baskısı altında kalmadan hür iradesiyle hareket edebilmesi durumu olarak nitelendirilmektedir. Aslında tanımı algılamada normal bir insanın herhangi bir problemi olacağını düşünmüyorum insanlığın genel olarak algılamada sıkıntısı olduğu bölüm özgürlüğün sınırıdır. Bununla alakalı ilköğretim hocam hep “Başka birisinin özgürlüğünü kısıtlamadığınız kadar özgürsünüz” derdi. Özgürlüğün sınırlarını belirleyebilecek en somut tanım… Devamını Oku

Deneme/Edebiyat

Hasret ve Özleme Dair

    Türk Dil Kurumuna göre özlemek, “bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek” anlamına gelse de aslında  öz-lemenin kişinin özüyle yani benliğiyle alakalı olduğu aşikardır. Bir kişiye "seni özledim" dediğimizde aslında sadece yanınızda olmasını istemiş olmuyoruz; aklımızda, benliğimizde yani özümüzde olduğunu vurguluyoruz. Özlemek sadece kişiye hasret duymak değildir, o kişiyle alakalı yaşanmış ya… Devamını Oku

kitap okumak
Deneme/Eleştiri/Kitap

Kitap Okumak

Maalesef çok kitap okuyan bir toplum değiliz. Yazarımız çok. Kitap basan matbaalarımız, satan kitapçılarımız da var. Ama otobüsteyken, yolculuk ederken bir şeyler okumak yerine telefonda “okey oynayan, çiftlik kuran, ordu üretip komşu kaleye saldıran” insanlar gördükçe canım sıkılıyor. Belki “bu onların tercihi” diyebilirsiniz ama bu olay bizi cahilliğe götürüyor. Bilgisiz nesiller yetişiyor bu yüzden. Sadece gençleri… Devamını Oku

Deneme/Sanat

Uç, Ekki, Pır ve Savaşçıların Diktiği Beste

    Rakamları parmaklarımızı sayarak öğreniriz. Bu sayma işlemini yaparken, parmak adlarını sınırladığımızı pek çoğumuz bilmeyiz. İşte bizi kimi zaman kaleme kimi zaman sevdiklerimize, kimi zamansa telefonlarımıza bağlayan parmaklarımızın asıl isimleri; "Pır, ekki, uç, dürt, baş". "Bana pek sert vurmuşlar bir yerlerim ağrıyor Ya gün boyu bastıran uyku  Sevincin sesi çıkmıyor " Behçet Necatigil'in yukarıdaki dizelerine baktığınızda… Devamını Oku

Deneme/Edebiyat

Bir Çayın Hikayesi: Ölüm

       Günlerden bir gün, birisi okula gelmez olur. Hep, gelir diye beklenir, beklemeyi seven onlarca kişi tarafından. İçerisini ısıtan bir nefes eksilince sınıf soğur, kaskatı kesilir. Soğuyan sınıfla birlikte, bir okul sırası da üşür. Sırası yalnızlık çeker. İşte bir sıra nasıl yaşarsa yalnızlığını, öyle yaşar. Tozlu, bir ayağı aksak ve üzeri karalanmış.                      Acı    … Devamını Oku

Deneme/Eleştiri

Ben Toprakla Oynadım!

Toprak ihtiyaçlarımız için her zaman önemli olacak. Ama insanlar zamanla toprağın önemli olduğunu unutuyor. Herkes demiyorum ama çoğu insan günlük yaşamında toprağı hiç düşünmüyor. Etin sütün ana kaynağının toprak olduğunu, meyvenin, sebzenin ve havuç ile domatesin topraktan yetişip de tabağımıza geldiğini unutuyoruz. Çevremde küçük çocuklardan artık hiçbirini toprakla oynarken göremiyorum. Bu gerçekten içimi yakıyor. Toprağın… Devamını Oku

Deneme/Edebiyat

Bir Çayın Hikayesi: Kağıt

    Bugün yeterince kağıt toplamıştı. O zaman bir molayı hak ettim dedi, kendi kendine. Zaten tonton amcam beni merak etmiştir. Saat hayli geç olmuştu. Yavaş yavaş kahvenin yolunu tuttu.     Aklında ise masum bir soru. Yürürken bütün zihnini işgal eden. Acaba oralet mi içseydi, yoksa çay mı?     Sonra kendi kendine kızdı. Heyt be, ben oralet… Devamını Oku

Yukarı Çık