Kişisel Blog Yazıları

gitmek isterdim
Posted on in Edebiyat

Gitmek İsterdim

Hayat geçip gidiyor bir şekilde. Herkes kendi derdinde, pek sağa sola bakma gereği duymadan hatta başlarını kendi ayakları bir yere takılmasın diye yerden kaldırmayıp başkalarının düşüşlerini umursamadan yollarına devam ediyorlar. Ben de sadece bu şekilde olmamalıydı deyip yolumda aynı şekilde taşlara takılmamaya dikkat ede ede yürüyorum işte. Bu hayatta varım ama pek yaşadığım söylenemez işte.… Okumaya Devam Et

Küçük Kadınlar
Posted on in Edebiyat

Küçük Kadınlar

Sene kaçtı, aylardan neydi hiç hatırlamıyorum.  Bunun bir önemi yok zaten. Bazen sayıların bir önemi olmaz. İnsan sayıları unutabilir ve matematik hayatın her alanında işe yaramayabilir.  Tek hatırladığım şey; çocuktum. Aylardan, günlerden ve yıllardan daha önemlisi buydu, çocuktum. İlkokul dördüncü sınıfa gidiyordum muhtemelen çünkü kitap okumayı o sene abartmıştım. Okuyacak kitap bulamayacak kadar çok abartmıştım.… Okumaya Devam Et

muğla
Posted on in Seyahat

Kamp Günlüğüm: Muğla

Toplamda 6 gün süren kampta 5 farklı yer gezdim. Bunları sizinle sırasıyla paylaşmak istiyorum.    Kabak Koyu Ulaşım Fethiye’den yarım saatte bir Kabak Koyu’na belediye otobüsleri kalkıyor. Önce Ölüdeniz’e sonrasında ise Kabak Koyu’na gidiyor. Fakat otobüsler sizi sahile kadar bırakmıyor bu yüzden ya sahil servisine bineceksiniz ya da patikadan yürümeyi tercih edeceksiniz. Biz yürüyerek yaklaşık… Okumaya Devam Et

Tüfek, Mikrop ve Çelik Kitabı Tanıtımı
Posted on in Kitap İnceleme

Tüfek Mikrop ve Çelik Kitabı Tanıtımı

Jared Diamond tarafından 1997 yılında kaleme alınan bir kitaptır. Sonradan keşfedilen, düzeltilen ve güncellenen bilgilerle yeni basımlarında kitabın yazarı, kitaba eklemeler ve düzeltmeler yapmıştır. Tüfek Mikrop ve Çelik kurgusal olmayan bir kitaptır ve yazarı tarihsel gerçekleri kronolojik bir şekilde bize aktarmıştır. Şunları da eklemek isterim, yazar 1937 doğumlu ve (şahsi görüşüm) kendisi Abraham Lincoln’e çok… Okumaya Devam Et

Posted on in Edebiyat

Aşk-ı İstanbul

Kaç yakası vardır insanın, o yakaları bağlayan kaç köprüsü? İnsanın maviye olan tutkusu gökyüzüne baktığında içine dolan huzurdan mı yoksa içinde onun bile varlığını bilmediği ama kimi zaman akıntısına ters yol almaya çalıştığı denizden mi? AŞK-I İSTANBUL ‘un sebebini bu şehrin havasını soluduğum anda anlamaya başladım. İçimize o kadar benziyor ki bu şehir. Kalabalık ama… Okumaya Devam Et

Yukarı Çık