Şah, Pat!
Hasan

Şah, Pat!

‘’Satranç hayat gibidir. Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu.’’

  Adam Fewer

Satranç için söylenmiş güzel bir söz…

Esasında bence hayat satranç gibidir. Tıpkı satranç oyununda olduğu gibi sürekli hamleler yaparız hayatımızda, mesela kararlar veriririz. Bu kararlardan sonra şekillenip durur sonraki süreçler… Bazen düşeriz, bazen yükseliriz ama en nihayetinde son nefesimize dek sürecek bir oyundur bu. Çoğu kişi sonucunu öğrenemeden yumar gözlerini çünkü kaybeder, oysa kimileri çoktan kazanmıştır bile. Peki, nasıl oynanır bu oyun ve nasıl kazanılır bu hayat?

İlk olarak Albert Einstein’a kulak verelim.

‘’Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız ve sonra da herkesten iyi oynamayı.’’

Eğer başarmak istiyorsak evvela kurallarını öğrenmeliyiz bu oyunun ki herkesten iyi oynayabilelim. Nitekim birçok insan hayata ortasından balıklamasına atlamıştır doğumuyla beraber. Hayaller kurarlar ve zamanla bu hayaller hırslarına dönüşür, ilk fırsatta ‘şah çekmenin’ derdindedirler ve yırtınıp dururlar taa ki yorgunluktan bitap düşene dek. Nihayet hayat onları ‘mat’ eder ve gözlerini yumarlar yani kaybederler.

Oysa oynamayı küçük yaşlarda öğrenmiş olanlar ilk hamlelerini çoktan yapmışlardır bile. Hedefler belirlemiş ve bu hedefler doğrultusunda aklın, bilimin, felsefenin ve envai çeşit kitapların ışığında usulca yol alırlar. Nitekim sonraki hamleleri hazır olmalıdır hayatta. Öyle ki rakip görülen cehalet, bağnazlık ve birçok kötü duygunun ‘şah çekmesini’ engellemek için onların hamlelerini öngörmek gereklidir. Farkındadırlar her şeyin. Kararlıdırlar her zaman. En nihayetinde doğru hamleler yaparak kazanırlar yani rakiplerini ‘mat ederler’.

Öyleyse oyunu kuralına göre oynarsak kazanabiliriz hayatı. Bunun yolu da akıldan, bilimden, sanattan ve düşünmekten geçer. Doğru yerde alınan her karar, doğru kaynaktan öğrenilen her bilgi, icra edilen her sanat bizi hayat satrancında ‘şah çekilmekten’ korur. Oyunumuzun sonucu ise zamanla netleşir. Nitekim satranç oyunu iki sonuçtan ibaret değildir. Bir de pat olmak vardır yani berabere bitmek. Her şeyin çok iyi gittiği bir oyunda dikkatlerden kaçacak bir ayrıntı rakibi yenilmekten koruyabilir hem de sizin yüzünüzden. Bu da sizi hayatta her daim dikkatli olmaya sevk etmektedir. Şayet hayat satrancında Şah diyemeden Pat olmak’ istemiyorsanız…


Önceki: Hasret ve Özleme Dair Sonraki: 1 Nisan Şaka Gününün Kökeni

  • Tuna
    Tuna 31 Mart 2017 at 13:44

    Ellerine sağlık Hasan

    • Hasan
      Hasan 31 Mart 2017 at 19:06

      Teşekkürler

  • Acizane
    Acizane 31 Mart 2017 at 16:46

    Anlatım çok güzel elinize sağlık

    • Hasan
      Hasan 31 Mart 2017 at 19:05

      Teşekkürler

  • BERAT
    BERAT 10 Nisan 2017 at 21:44

    İşaret edilmek istenen tema itibarıyla çerçeve süper. Ama madalyonun bir yüzü ifade edilmiş gibi geldi bana. Pozitif yüz bu. Hamlelerdeki hinliklere, tuzaklara, pusulara, uyanık el çabukluklarına dair de bişeyler söylenmeli değil mi? Teşekkürler

    • Hasan
      Hasan 11 Nisan 2017 at 00:44

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Çok detaylandırmak istemedim.Nitekim daha geniş çerçevede ele alınabilir.

Yorum bırakın