Kişisel Blog Tadında Çok Yazarlı Blog

yalnızlık: veda#5

Yalnızlık: Veda #5

Kategori: Deneme/Edebiyat Yazar:

Söylediğimiz tüm veda sözleri biraz buruktur. Her vedada biraz daha eksiliriz. Kıyısından, köşesinden küflenmeye başlar ekmeğimiz. Çünkü bize biçilen ömrü tek başımıza tüketmek zorunda kalırız. Bir arkadaş ararız, sırrımızı sırrı bilecek. Bir dost ararız, acımızı acısı bilip ağlayacak. Bir kardeş ararız, biz mutlu olunca sebepsiz mutlu olabilecek. Böyle daha birçok örnek sayarız. Sayarız saymasına da nasıl yaşarız, işte orası meçhul.

Yalnızlık kavramı kişiden kişiye göre değişse de hisler çerçevesinde bir şeyler söylemek istedik. Sözün başında, yalnızlık anlatılmaz dedik zaten anlatılabilseydi yalnızlık olmazdı diye ekledik. Anlatılabilseydi, acı olurdu, hüzün olurdu, özlem olurdu dedik. İşte tam da bu yüzden tüm bunları bir adama söylettik. Bu adam yeri geldi, acı çekti.

Bu adam yeri geldi birisini sevdi: Mesela sen güzel kelimeleri seviyorsun diye, kelimelerin en güzelini sana ayırdım. Harflerin en seslilerini söyledim beni duyasın diye. En güzel sevinçlerimi en hararetli özlemlerimi sana sakladım, cam bir kavanozun içinde. Cam sağlıktır yazıyor kavanoz kapağının üstünde. Ben zaten seninle birlikteyken sağlıklı olacağımı en başından beri biliyordum…

Bu adam yeri geldi, bir şeylere körü körüne inandı: Çelişkilerle dolu bir hayatım, diğer insanların aksine gündüzlerden çok, gecelerim var benim. Gece olunca tüm ışıkları söndürün ve bir bardak alın. Yarısına kadar suyla doldurun sonra meraklı aya bakın. Oralarda siyah lekeler arayın, hayır hayır siyah lekelerden biri değilim ben. Beni okuyun diye, bu kötülüğü kendime yapamam. Sadece belki aynı kara lekeye bakıyor olabiliriz. Belki bir olasılıktır bu. Ama olasılıkları sakın küçümsemeyin, hayatınızı yoluna koyan o küçümsediğiniz olasılıklardır.

Bir gün belki aynı aya bakar. Aynı şiiri okuruz içimizden. Aynı gece aynı tarafımıza yatıp, uyuyakalırız. Belki aynı rüyayı görürüz. Zor şeyler değil bunlar, inanın bana. Sonsuz karanlığı bir parça ışık dünya kılıyorsa bize, böyle olasılıklara da inanmalıyız. Çünkü onlar kadar büyüleyici değil bu düş…

Bu adam yeri geldi, umut etti:  Söylenecek o kadar çok şey varken susmak, muhakkak bir yılgınlığın belirtisidir. Peki, hiç umut yok mu? Bir kurtuluş, bir yeniden doğuş, bir diriliş elbette vardır ve toplumsal yılgınlığın baş gösterdiği bir zaman geldiğinde içimizden biri çıkıp kendi kurtuluşunu bize de anlatacaktır. Toplumsal sorunları birçok kişi görür ama sadece birkaç kişi gördüklerini topluma ifade edebilir. Bu şekilde bir ayrım, zannımca hakkımızdır.

Taptaze etleriyle bir çocuk geliyorsa

Yoktan, var oluyorsa yeryüzünde

Elbette umut vardır ve var olacaktır

Söz ki: Bizler ki bu dünyanın acemileri, bizler ki bu dünyanın insanlarına yabancı, bizler ki gece vakitleri anlam veremediğimiz hesaplar kayarken yıldızlar gibi; kalkıp, koşup hakkımıza düşeni almak yerine, kayan yıldızları seyre daldık. Hata demiyorum ama işte en büyük yanlışı da burada yaptık.

Bu yazıya vedaları anlamlı kılan, sevdiğim bir şiirle son vermek isterim. Hiçbir şeyin tam olmadığı bu dünya da sizi biraz daha eksilttiysem, yaşlandırdıysam bağışlayın.

Veda 
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın!
Sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın…
Resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
İstemez…
Ben dostların gözünde kendimi
boylu boyumca görüyorum…

A dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
Tek hecesiz elveda..

Nazım Hikmet Ran

Daha çok şey yaşayabilmek için sürekli koştururken, biz olmaya vakit bulamadığımız bu zamanlarda, burada benden de bir iz kalsın isterim. Karalamaya başlarken, size faydalı şeyler anlatmak istesem de sonunda hep bir yanım sizi yazar, bir yanım beni. Kısaca söylemek gerekirse: Yarım yarım sevelim insanları/ Ne tam kadar sahte olsun,/ Ne de yok kadar acımasız ...

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

Deneme Kategorisinde Son Yazılar

Yollar

Şimdi yine yollardayım. Bu, kısa uzun yollarda çok şey hayal ettim. Çok

Tayfaların Bayramı

    Tayfa Deniz sonsuz ve olabildiğince maviydi bu gece. Ay yükselmiş, geminin
bizim hikayemiz jpg

Bizim Hikayemiz

Bir insan, bir insanı severdi de böyle mi severdi? Kaç dünya gezmiş,

İZMİT’TE 3 GÜN

    İç kesimin kuruluğundan sahilin nemine doğru yolculuk…İzmit. Macera otobüs yolculuğuyla başladı.
Yukarı Çık