Yazar

Beyza

Beyza toplamda 12 yazı yayımladı.

Baharı beklerken kendi hikayemi biriktiyorum. Bu bekleyişte durmak yok; birbirine doladığım kollarımı çözdüm ve adımlarıma ritm kazandırmaya çalışıyorum. Beklenen bahar geldiğinde onu tanıyabilmek umuduyla yazıyorum.
Posted on Kategori: Deneme

Parabolik İhtiyarlık

Yaşlanıyorum. Yaşlandıkça, yaşlandığımı daha iyi fark ediyorum. Yaşlandığımı fark ettikçe, yaşlanmanın acısı ve ağırlığı daha fazla düşündürüyor. Düşünmek ağrıtıyor. Daha fazla ağrıdıkça, daha fazla yaşlanıyorum. Parabolik ihtiyarlık. Ben böyle bir adam değildim. Ben yazardım, hep yazardım ama sağa sola yazardım. Köşelere yazardım, eşe dosta yazardım, sevdiğime yazardım, sevmediğime yazardım, yazmak için yazardım. Ama bugün, kendime… Devamını Oku

karaciğer apsesi
Posted on Kategori: Bilim

Özet Patolojiler 1 – Karaciğer Apseleri

Bir seri olarak başlamayı planladığım özet patolojilerin birinci yazısı gastroenteroloji ve genel cerrahi ders notlarından hatırladığımız karaciğer apseleri. Amaç detaylı bilgi vermek değil akılda kalması gereken noktaları hatırlatarak genel bilgiler vermektir. Karaciğer apseleri ilk kez Hipokrat zamanında tanımlanmış eski bir hastalık grubudur. Bu dönemden günümüze gelirken özellikle 20. yy’ da etiyoloji, tanı ve tedavisinde önemli… Devamını Oku

nilgün marmara
Posted on Kategori: Edebiyat/Portre

Varoluşsal Bir Sancı Hikayesi: Nilgün Marmara

Hayat kimilerine borçludur umudu. İşte Nilgün Marmara kimdir sorusunun cevabı: Hayattan alacağını beklemekten yorgun düşmüş zarif bir ruhun bedenini terk edişi. Nilgün Marmara Kimdir? Nilgün Marmara, 13 Şubat 1958 Moda İstanbul doğumlu kadın şair. Balkan göçmeni bir ailenin iki kızından Aylin olmayanı. Babası Fikri Marmara muhasebe müdürüdür. Kazandığı Avusturya Lisesi’ni maddi imkânsızlıklardan ötürü okuyamayıp ortaokul… Devamını Oku

Posted on Kategori: Edebiyat

Acıya Dair

Nasıl acı çekilir? Herkesin farklı bir duruşu var içinde kopan parçalara. Kimisi bağırır çağırır, acı çekmeyi tekeline almaya çalışır. Kimisiyse sessizliğiyle işkence eder etrafındakilere. Aslında bu ikisinin de yardım çığlığıdır. Peki ya gerçek suskunlar? Yardım için uzanacak ele yumruğumu sıkıp kapatanlar? Kendine acıyı konduramayanlar? Gece yarısı derdine bir şarkı açıp, kalemi eline alıp çare arayanlar?… Devamını Oku

Yukarı Çık