deccal

Dinlerde Deccal Tasavvuru

Halihazırda hemen herkes tarafından bilinen bir kavram olan Deccal, kıyametin büyük alametleri arasında kabul görmektedir. Var olan çeşitli dini kitaplarda ve dini açıdan değerli temsilcilerin sözlerinde adı geçmektedir. Bir gözü kör olduğu söylenen yaratık olan Deccal, Mehdi olarak kabul görecek kişiyle mücadele edecek ve sonunda kaybedecektir. Bu inanış yalnızca İslam kaynaklarında değil, Musevi eserlerde ve Hristiyan kökenli belgelerde de bulunur. Çeşitli hadis kaynaklarında da yine Deccal anlatılırken gövdesinin çok büyük olduğu ve başının bulutları aşacağı da buyrulmaktadır. Yine Yahudi dininden olacağı belirtilen Deccal’in adının Sanatır oğlu Abdullah[1] olduğu da belirtilenlerdendir.

Eşekle dolaşması, cenneti vaat etmesi ve tanrılık iddiasında bulunması da diğer özellikleri arasındadır. Dünya’nın tüm nimetlerini insanlara sunmasıyla onları kandıracaktır. Sadece gerçek müminlerin kanmayacağı ifade edilmektedir. Mekke, Medine ve Kudüs içerisindeki müminlerin koruma altında olacağı, ondan zarar görmeyeceği de kaynaklarda geçmektedir. Dünyada bulunma zamanı ise kırk gün olarak açıklanmaktadır. Bu kırk günlük sürenin birinci günü insan için bir yıl olarak geçecek, ikinci günü bir ay, üçüncü günü ise bir haftadır. Diğer günler normal şekilde akıp gidecektir.[2]

Deccal Betimlemesi

İslam Dini özelindeki kaynaklarda betimlerde Deccal kızıl renklidir. Tek gözlü olup saçları ise kıvırcıktır. Oldukça heybetli bir vücuda sahip olduğu dile getirilmektedir. Alnının ortasında kafir yazısı var olurken ayrıntılı bilgiler hadis kaynaklarında geçmektedir. İnsanlığa oldukça zor zamanlar yaşatacak olduğu da kesindir. Mehdi önderliğindeki ordu ile savaşması büyük bir kıyamet olayı olarak yorumlanmaktadır. İnsanları aldatma konusunda ise yeryüzüne gelmiş en becerikli unsur olarak belirtilir.

Musevi Eserlerde Deccal

Uzun zamandır ya da her zaman denilmesinde bir sakınca olmayan Mehdi bekleme durumu Yahudiler için de geçerlidir. Kendilerine önder olacak Mehdi ile savaşacak kötü unsur olarak Deccal tanımlanır. Halihazırda günümüze kadar gelmiş ve çeşitli kötülükler yapmış birçok idareci Deccal olarak değerlendirilmiştir. Başta Neron olmak üzere Kaligula ve Pompey için eserlerde bu tarif geçmektedir. Roma kurucusu Romulus, Yahudilere çok kötü günler yaşattığı için bu şekilde adlandırılır. Şeytan krallık olarak Roma’dan bahsedilmesi de buradan gelir. Burada önemli olan husus ise İslam kaynaklarıyla benzerlikleridir. Düşman, muhalif ve kötü olarak tanımlanan Deccal, din düşmanıdır. İnsanları kötülük yaparak elde eder ve cehenneme götürür. İnanış açısından bir fark yoktur.

Haçlı Eserlerde Deccal

Hem İslami hem de Musevi kaynaklarıyla paralellik burada da devam etmektedir. Hain, çirkin ve son derece tehlikeli bir yaratık olarak tanımı söz konusudur. Bazı kaynaklarda tek gözlü, bazılarında ise kör olarak gösterilir. Topal ve kaşlarının açık olması ise yalnızca Hristiyan kaynaklarda geçenlerdendir. Elinde her zaman bir kılıç motifi olan Deccal, göz çirkinliğiyle de anlaşılabilecektir. Kaynakların hemen hepsinde yeryüzünde büyük bir fitne çıkaracağı ifade edilir. Sonrasında zulümler yaparak kaos ortamı yaratacaktır. Eline alacağı güçle masum müminleri öldürecek, herkesin kendisine biat etmesini isteyecektir. Katliamların ardından ise inananlar tarafından öldürülecektir. Burada Mehdi ve Hz. İsa kavramları vardır. Musevi ve İslam kaynaklarında Mehdi ile savaşacağı çokça bahsedilir. Hristiyanlara göre ise tekrar dünyaya gelecek olan Hz.İsa tarafından insanlığın kurtarılacağına inanç hakimdir. Aslında İslam eserlerinde İsa Peygamberin ömrünü tamamlaması adına dünyaya geleceği bilinmektedir. Çokça geçen bu durum benzerlik açısından önem taşımaktadır. [3]

Görüldüğü gibi üç büyük tek tanrılı din çerçevesinde Deccal hemen her şeyiyle aynıdır. Bazı farklılıklar olsa da yine de tanımları itibariyle bu benzerlik, bir gerçeklik olgusunu da açıklayabilir. İran, Yunan ve diğer mitolojik unsurlar içerisinde de var olmaya devam etmektedir. İyi ve kötünün savaşında kötülüğün son temsilcisi Deccal, zaman kavramını ortadan kaldıracak bir baş belasıdır.

Konuk Yazar: Muhammed Murat

Kaynaklar

[1] Tarih-i Taberi, C.1, s.77.

[2] İbni Arabi, Dürrü Müknü, Esma Yayınları, 1982, İstanbul, s.200.

[3] Zeki Sarıtoprak, İslama ve Diğer Dinlere Göre Deccal, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1992,

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Deneme Kategorisinde Son Yazılar

Hasret ve Özleme Dair

    Türk Dil Kurumuna göre özlemek, “bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek” anlamına

Çığlık!

    Beni sevdiğini söyleyen herkese inanmamalıyım sanırım ya da zihinleri okumayı öğrenmeden insanlara güvenmemeliyim. Çünkü yeterince

Kendine İyi Bak Yaz..

Merhaba sayın okurlar bu  bir yaza veda etme çabasıdır…. Öğrencilerin göz bebeği, bütün yılı ona kavuşmak