Gönül Meselesi – Şiir

Aşk ile yanarım sandım günler aylar seneler geçti
Mehtaba karşı gecelerim hüzünlü bir yeldi
Dökülen her damla yaş yüreğimi söndürmedi,
Duygularımı alıp götüren kuru bir seldi

Uykusuz gözlerimde yorgunluğun mor mühürleri
Alnım yanaklarımda çaresizliğin çizgileri
Bekler durur titrek ellerim kelimeleri
Çünkü yazmadıkça artıyor titremeleri
Zihnimde çınlar dünyanın korkak sesleri
Kendime yardımdan aciz kör düşünceleri

Yaz parmaklarım yaz ki söner belki gönül ateşi
Geçer belki çığlık çığlığa yankılanan hazin sesi
Sön, sön ki yanabilsin başka bir baharda yeniden
Sön ki parlayabilsin başka bir gecede yeniden

Kandırma kendini yanmış sönmüş sanma içini
Aşmamışken bir arşın yol, yolcu sanma kendini
Yol var yolculuk var nerede yolculuk heybesi

Konuk Yazar: Zambaklar Ülkesi

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Elden Gider

    Sultan Fatih deyince, Fatih Sultan Mehmet deyince hepimiz gurur duyarız. Çağ açıp çağ kapatan padiişahtır

Kırık

Ne kadar özleyebilir ki bir insan? İçi kanaya kanaya ne kadar hissedebilir ne kadar pençelerini geçirebilir

Suyun Ayak Sesleri

HAYDİ! Gidiyoruz Nereden geldiğimizi, Nereye gittiğimizi bilmeden. Akıyoruz durmadan Çarpıyoruz kayalara Çarptıkça acımız tatlılaşıyor.   Akıyoruz

Bu Ne Öfke

Hançer gibi saplandı yüreğime bugünün de eriyip gidişi. Zamanın çağıltısını izleyerek dolaşıyorum sokaklarda. Canımız yanar ya