Güvenlik sinyalleri - örneğin oyuncak ayı
/

Güvenlik Sinyalleri Anksiyetenin Yavaşlatılmasına Yardımcı Olabilir

1

Her 3 kişiden biri için, gerçek bir tehlike oluşturmayan olaylar veya durumlar, anksiyete ve stres ilişkili bozuklukların ayırt edici özelliği olan engelleyici korkuları tetikleyebilir. Bilişsel-davranışsal terapi ve antidepresanlar anksiyeteden muzdarip insanların yaklaşık yarısına faydalı olur ama geri kalan milyonlarca insan bu mevcut terapilerden fayda göremez.

Yale Üniversitesi ve Weill Cornell Kolejindeki araştırmacılar 9 Aralık’ta böyle bir anksiyete ile mücadeleye yardım edecek bir rapor yayınladı: Yaşam aşırı korku yarattığında, bir güvenlik sinyalleri kullanın.

İnsanlarda ve farelerde olumsuz olaylarla hiçbir ilişkisi olmayan bir ses ya da sembol anksiyeteyi, mevcut davranış terapilerinin aktive ettiği beyin ağından tamamen farklı bir yol aracılığıyla rahatlatabilir. (Journal Proceedings of the National Academy of Sciences  )

Yale Üniversitesinden ortak yazar Paola Odriozola, güvenli işaretin; müzikal bir parça, bir kişi ya da tehdit bulunmadığını gösteren içi doldurulmuş bir hayvan bile olabileceğini söyledi.

Bu yaklaşım, hastanın korkularının kaynağına, örneğin örümcek, örümceğin kayda değer bir korku ifade etmeyene ve anksiyetesi azalana kadar yavaşça maruz bırakıldığı davranışçı terapiden farklıdır. Ve maruziyete dayalı tedavi gerçekten çoğu insan için faydalı olmaz.

Yeni çalışma bunun neden olduğunu bize açıklayabilir.

 

Yeni araştırmada, deneklere bir şekli tehdit edici ve farklı bir şekli tehdit edici olmayan sonuçla ilişkilendirmeleri şart koşuldu (Farelerde koşullandırmada şekiller yerine sesler kullanıldı.). Tek başına tehditle ilişkilendirilen şekil deneklere sunuldu, daha sonra denekler tehdit edici ve tehdit edici olmayan şekilleri birlikte inceledi. Sonucunda tehdit oluşturmayan şekil – yani güvenlik sinyalleri- deneklerin sadece tehdit ilişkili şekle verdikleri yanıtla kıyaslandığında korkuları bastırdı. Bu sinyallerin sunulduğu insan ve farelerin beyin görüntüleme çalışmaları bu yaklaşımın maruziyet terapisinden farklı sinir ağlarını aktive ettiğini gösterdi ve güvenlik sinyallerinin mevcut terapileri güçlendirmenin etkili bir yolu olabileceğini düşündürdü.

Yale Üniversitesinden Psikoloji doçenti ve ortak yazar Dylan Gee ‘’Maruziyete dayalı terapinin korkuların söndürülmesine dayandığını, buna rağmen terapi boyunca oluşan güvenli hafızanın sürekli önceki tehdit hafızasıyla mücadele ettiğini’’ belirtti. “Bu mücadele mevcut terapide korkunun nüks etmesine yol açar ancak güvenlik sinyallerinin tehdit hafızasıyla asla ilişkisi yoktur.’’

Dylan Gee anksiyete ilişkili bozukluklardan muzdarip olanların alternatiflere ihtiyacı olduğunu vurguladı. “Bilişsel-davranışçı terapi ve antidepresanlar birlikte daha etkili olabilir ama insanların önemli bir bölümü yeteri kadar fayda göremez ya da edinilen faydalar uzun süreli kalıcı olmaz’’ dedi.

 

 

https://news.yale.edu adresinden çevrilmiştir.

1997’de güneyin doğusundaki Kilis’te doğdum. Doğmakla kalmadım büyüdüm de. Üniversite eğitimi için Ankara’da bulunuyorum. Ormantik biriyim, bir şeyler öğrenmekten ve öğretmekten çok haz aldığımı söyleyebilirim. Ayrıca uykunun fizyolojik önemini yeteri kadar kavradığımı düşünüyorum.

1 Yorum

  1. İlginç bir konuya değinen güzel bir çeviri olmuş. Belki hepimizin farketmediğimiz güvenlik sinyalleri vardır. Ben bunu bazı filmlerde/dizilerde (belki sadece görsel algı yaratmak için oluşturulan) yetişkinlerin ve çocukların bir eşyaya/oyuncağa bağlanmasına benzettim. Hani şu programları yapılan, artık çöp boyutuna ulaşmış eşya biriktiren insanlar vardır ya, belki bu biriktirme durumu bile onlar için bir güvenlik sinyalidir. Tabi bazen bu biriktirmenin het insanda farklı olduğunu düşünmüyor da değilim. Belki de bazı insanlar duygu/söz/anı biriktiriyordur. Elinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.

Blog Kategorisinde Son Yazılar

Aşk-ı İstanbul

Kaç yakası vardır insanın, o yakaları bağlayan kaç köprüsü? İnsanın maviye olan