İkinci Yeni Şiiri

İkinci Yeni Şiiri ve İkinci Yeniciler

“Garip Hareketi” ya da “Birinci Yenici” olarak adlandırılan şairler, Türk şiirinde oldukça kritik bir dönüşüme imza atmıştır. Onların şiir anlayışı, biçimciliğe karşı güçlü bir başkaldırı olmanın yanı sıra duygusallığı şiirden uzaklaştırmış ve söyleyişin, yani sesin güzelliğine odaklanmıştır. İkinci Yeniciler ise tam olarak Birinci Yeni şiir anlayışının duygusallığı geri plana iten yaklaşımına tepki olarak doğdu.

İkinci Yeniciler her ne kadar kendilerinin öncülü olan Melih Cevdet, Orhan Veli, Oktay Rıfat üçlüsüne karşı gelişmiş olsa da onların şiire bakış açısıyla kesiştikleri ortak bir zemin vardı. Bu zemin, her iki şiir akımının da bir öncekine tepki olarak doğmasıydı. İkinci Yeni şiiri, bilindiğinin aksine bir manifesto ya da deklarasyon ile doğmamıştır.

İkinci Yeni şiir topluluğun üyelerinin her biri kendine özgü şiir anlayışlarıyla belli prensiplere bağlı kalarak o döneme dek katı kalıplarla örülmüş Türk şiirine yeni bir soluk kazandırmak istemiştir. Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar, İlhan Berk, Ece Ayhan, Ülkü Tamer ve Sezai Karakoç, toplumcu gerçekçilikte sıkışan Türk şiirine, betimlemelerle okuyucu zihninde farklı çağrışımlar geliştirme konusunda birleşerek İkinci Yeni şiir anlayışının temellerini atmıştır. Geniş bir şair kitlesi tarafından benimsense de İkinci Yeni şiiri, birçok edebiyatçı tarafından da büyük eleştirilere maruz kalmıştır. İşte iyisiyle kötüsüyle İkinci Yeni şiir anlayışına dair her şey!

İkinci Yeni Şiirinin İlkeleri

İkinci Yeni akımı, her şeyden önce şiirin toplumsallıktan uzakta bir konuma sahip olması gerektiğini savunmuştur. Bu doğrultuda toplumcu gerçekçi şiir anlayışının en önemli temsilcileri olan Birinci Yenicilere karşı çıkmış ve yazdıkları şiirlerde Türkçenin alışılmış kurallarının dışına çıkarak okuyucu zihninde çağrışımlar oluşturmayı amaçlamıştır.

İkinci Yeni şairlerinin birbirlerini bir araya getiren herhangi bir bildirgeleri, manifestoları ya da deklarasyonları yoktur. Daha sonra edebiyatçılar tarafından bu birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan genç şairlerin ortak dünyası incelenmiş ve şiir perspektifleri belli prensipler doğrultusunda ortaya konularak İkinci Yeni şiir anlayışının ilkeleri belirlenmiştir.

İkinci Yeni şairlerinin en önemli ortak noktaları halk şiiri yerine özgün şiirin benimsenmesidir. “Toplum” ve “ahlak” gibi temel kavramlar yerine şiirin konusu, duygusal yoğunluğu yüksek imgelem açısından zengin içerikte olmalıdır. İkinci Yenicilere göre şairin yeteneği, ortaya imgelemle ölçülebilir bir şeydir. Bir şair ne denli imgeler yaratabiliyorsa o denli yeteneklidir.

Öyle ki onların şiir anlayışında kesinlikle imgelerin sınırları zorlanmalı ve hatta şiir imgelerden taşmalıdır. İkinci Yenicileri birleştiren bir diğer ilke ise siyasetten uzak bir konum belirlemeleridir. Ayrıca anlatım zenginliği ve güçlü soyutlamalar, İkinci Yeni şairlerinin ortak olarak paylaştığı bir diğer önemli ilkedir.

İkinci Yeninin Edebi Kökleri

İkinci Yeni şiir anlayışının edebi kökleri, toplumcu gerçekçi şiir anlayışına itiraza dayanır. Toplumcu gerçekçiliğin şiirde ve edebiyatta zirve noktayı yaşadığı 1940’lı yıllar, Türk şiirinden imge ve betimleme temelli şiir anlayışını yoksun bırakmıştır. Dünyada da durum bundan farklı değildir. Buna karşın dünyanın geri kalanında şiir ve edebiyatta ortaya çıkan kıpırdanmalar Türkiye’de de karşılık bulmuştur.

Dadaizm ve letrizm gibi akımlar dünyada sanat perspektifine yön verirken, Türkiye’de yüksek düzeyde ilgi gören Fransız şair ve yazarlar İkinci Yeni akımının edebi köklerini inşa etmede önemli rol oynamıştır. Varoluşçulukla bezenmiş İkinci Yeni şiiri, ilk olarak 1956 yılında kendisini Pazar Postası gazetesi ortaya çıkardı.

Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan ve İlhan Berk, şiirlerini Pazar Postası’nda yayınlamaya başladığında, Türk şiiri önemli bir dönemeçten geçmek üzereydi. “İkinci Yeni” tasviri ise ilk kez Muzaffer Erdost tarafından 19 Ağustos 1956’da Son Havadis gazetesinde yayınlanan bir makalede kullanıldı. Ünlü edebiyatçı Muzaffer Erdost, İkinci Yeni şiirinin isim babası olmuştur.

İkinci Yeni Şiirinin Ortak Özellikleri

İkinci Yeni şiiri sahip olduğu özeliklerle birçok edebiyatçı tarafından eleştirilmiş büyük bir otorite tarafındansa oldukça büyük ölçüde değer görmüştür. İkinci Yeni şiir anlayışı üzerine yapılan tartışmalarda ön plana çıkan en önemli düşünce, İkinci Yeni şairlerinin büyük oranda gerçeküstücülük akımının etkisinde kaldığına yöneliktir.

Bu düşünce her ne kadar tüm edebiyatçıların uzlaşı sağladığı bir sav olmasa da İkinci Yeni şiirinin ortak özelikleri büyük oranda gerçeküstücü bir zemin üzerine oturur. İkinci Yeni şiirinin; biçimciliğe karşı çıkması, Türkçe ile olan gramer temelli savaşı ve alışılmış kalıpların dışına çıkması bu şiir akımının gerçeküstücü köklerini açık bir şekilde ortaya koyar.

İkinci Yeni şiir akımının bir diğer önemli özeliği de anlamı şiirin merkezine yerleştirmemiş olmasıdır. Bu kesin bir kalıp değildir. Anlam şiirde var olabilir ya da olamaz. Bazı İkinci Yeni şairleri, anlamı neredeyse hiç önemsemezken bazı İkinci Yeni şiirlerinde ise anlam, şiirin merkezindedir. Bu durum temel olarak İkinci Yeni şiir anlayışının belli özellikler ve ilkeler altında bütünleştirilmesinin de doğru olmayacağını gösterir.

İkinci Yeni Şiirine Eleştiriler

İkinci Yeni şiiri, ortaya çıktığı ilk dönemde geniş bir çehre tarafından önemli ölçüde benimsenmiştir. Genç şairlerin yeni ve imgelem gücü yüksek bu şiir anlayışı, özelikle toplum tarafından büyük beğeni toplamıştır. Edebiyat dünyasında ise durum bu kadar kesin değildir. Beğeni topladığı kadar eleştiri de gören İkinci Yenicilere yapılan en dikkat çeken eleştiri, şiirlerinin anlamsızlığı üzerinedir.

Aynı zamanda İkinci Yeni şiirleri için “Kapalı Şiir” ve “Soyut Şiir” gibi birçok olumsuz betimleme de kullanılmıştır. İkinci Yenicilere bir diğer önemli eleştiri de siyasi otoriteden kaçarak şiirin altında kendilerine bir sığınma limanı inşa etmiş olduklarına yöneliktir. Şiirlerinin içe kapanık ve çok fazla bireyci olduğuyla eleştirilen İkinci Yeniciler, alışılmışın dışındaki anlayışları nedeniyle de önemli düzeyde tartışma konusu olmuştur.

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar