Muhasebe

in Edebiyat Yazar:

-En yükseklere çıkan ayakların

Sadakat yemini etmiş arıları

Nerede peteğiniz, şekersiz

Balınız, pahalı mı pahalı

Az konuşmak şifayken

Neden susmaz dilleriniz

 

-Uslanmadım yıllar yılı

Susturmadım, konuşan sesi

Ona katıldım, sarıldım içimde

 

-Yalnız, anlamış değilim

Yalanları dolanları sahiplenişini

Bir insanın, ölmeyecek gibi

Anlamış değilim ve anlayamam

Susan vicdanların iç sesini

 

-Bir kere dinlemelisin beni

Bir kadın sevmiştim, baktıkça

Daha çok büyürdü gözleri

Baktıkça, güzelleşirdi dünya

Baktıkça, bir tebessüm galip gelirdi

Yedi kat karanlığa, soğuk yüzlere

 

-Düşüncen karanlığı yener belki

Ama anlayamam karmaşık cümleleri,

Sabredemem bir tren gibi

Uzun dolambaçlı yollara

 

-O halde dinle beni sessizce

Sebepsiz doğmadı bu öfke

Görmesede beni kimse

Savaştım, direndim her zerremle

Çok kaçtım bu sesten

Belki de konuşabilen herkesten

 

Bir kadın sevmiştim

Gülünce yanakları al al olurdu

O gülünce ben gülerdim

Ben gülünce o

 

Bir gün bir meta gibi

Çalındı hayallerimiz

Ah keşke anlatabilsem

Nasıl güzel bir hayaldi

Ama hayalin kurması güzel

Anlatmak yetmiyor anlamaya

Sen olmalısın hayalin sahibi

 

-Hayal demişken;

Bu kelime, acımış çay misali

Yaşamaya susatır beni,

Bu kelime, Ankara’da kış vakti

Bir annenin ayakkabısı gibi

Üşütür, burkar içimi

Bu kelime, her gece elimi

Tutar götürür beni

Etiketler:

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Aynaya Bak

Aynaya bak. Şu çok karmaşık hayatına bi ara ver de aynaya bak.
Yukarı Çık