SARS-Cov2 Gerçekten Laboratuvarlarda Mı Üretildi?

Okuma Süresi 9 Dakika
1

Ocak ayının başlarında duyurulan COVID-19(SARS-CoV2) salgını dünya çapında devam ederken insanların kafalarında bu salgının bir manipülasyon olduğuna dair şüpheler mevut. Yani yeni korona virüs gerçekten evrimleşerek mi yoksa laboratuvarlarda mı üretilerek dünyaya yayıldı? SARS-CoV2’nin kökeni nedir?

Buna yanıt bulmak için SARS-CoV2 genetik dizisinin, korona virüs ailesinin diğer üyeleriyle karşılaştırılması gerekir. Temelde SARS-CoV2’yi diğer korona virüslerden ayıran 2 önemli özelliği vardır.

Bunlardan ilki SARS-CoV2’nin insan ACE2 reseptörüne optimal derecede bağlanma özelliğine sahip olmasıdır.

Diğeri, sahip olduğu çok değişken S(Spike) proteini S1-S2 alt birimi arasında polibazik(furin) yarıklanma alanına sahip olmasıdır. Ayrıca bu durum polibazik bölünme alanı çevresinde 3 tahmin edilen O-bağlı glikan kazanımına neden olmuştur.

SARS-CoV2’nin kökeninin belirlenmesi için ilişkili korona virüslerle genomik karşılaştırılması. Şekilde SARS-CoV2’nin 2 önemli özelliği görülüyor. a) RBD’deki 6 önemli kalıntı mavi kutu içine alınmış.    b) S1-S2 arasındaki polibazik yarıklanma alanı(PPRA) ve O-bağlı glikan kalıntıları

SARS-CoV2 Reseptör Bağlama Alanındaki(RBD) Mutasyonlar

Reseptör bağlama alanındaki Spike(S) proteini SARS-CoV ve ilişkili diğer korona virüs genomlarının en değişken bölümüdür. Bu bölgede insan ACE2 reseptörüne ve diğer tanımlanan konaklara bağlanma için önemli rol oynayan 6 kalıntı vardır.

SARS-CoV2’ye genom olarak en çok benzeyen korona virüs, Rhinolophus affinis cinsi yarasalardan elde edilen BatCoV-RATG13’tür. %96 oranında benzerlik gösterirler. İkisi karşılaştırıldığında SARS-CoV2’de ACE2 reseptörüne bağlanan 6 kalıntıdan 5’i mutasyon geçirmiştir. Bu haliyle SARS-CoV2; insan, primat, gelincik, domuz ve kedilerdeki ACE2 reseptörüne yüksek ilgiyle bağlanır.

Yine bu bölgede SARS-CoV2 486. Kalıntıdaki fenilalanin, SARS-CoV Urbani suşu genomunda L472’ye karşılık gelir. SARS-CoV hücre kültürü çalışmalarında L472 mutasyona uğrayarak, L472F(fenilalanin) haline gelir. Fenilalanine mutasyonun, ACE2 reseptörüne optimum seviyede bağlanma için gerekli olduğu düşünülür. Ancak L472 pozisyonundaki fenilalanin yarasalardan elde edilen birçok SARS benzeri korona virüste zaten mevcuttur. SARS-CoV2 bu sayede ACE2 reseptörlerine yüksek ilgiyle bağlanabilir, ancak tahmin edilen etkileşim bu değildir. Ayrıca SARS-CoV2’nin reseptör bağlama alanındaki birçok anahtar kalıntı, insan ACE2 reseptörüne optimum derecede bağlanma için daha önce tanımlananlardan farklıdır. Bu mantıken SARS-CoV2’nin insan ACE2 reseptörüne bağlanamayacağı ya da daha az ilgiyle bağlanabileceğini ifade eder. Ancak hesaplamaların aksine SARS-CoV2, insan ACE2 reseptörüne yüksek ilgiyle bağlanır. Yani çalışmalar SARS-CoV2 spike(S) proteininin insan ACE2 reseptörlerine başka uygun bir yolla optimal düzeyde bağlandığına işaret eder. Bu SARS-CoV2’nin laboratuvar koşullarında üretilmediğine dair güçlü bir kanıttır.

By Piekfrosch, CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=1788311
Çin Guangdong eyaletinde kaçak şekilde ticareti yapılan Malayan pangolinlerinde(Manis javanica) tespit edilen korona virüsün ACE2 reseptörüne bağlanma için önemli olan 6 kalıntısı SARS-CoV2 ile aynıdır. Ancak SARS-CoV2’ye tüm genom açsından en çok benzeyen BatCoV-RATG13’tür.

Polibazik Yarıklanma Alanı ve O-bağlı Glikanlar

SARS-CoV2’nin diğer önemli özelliği genomundaki S1 ve S2 alt birimi arasındaki polibazik bölünme alanıdır(RRAR).  Buradaki 2 arjinin ve 1 alanin’e ek olarak başa prolin sokulmuştur. Bu nedenle sekansı PRRA haline dönmüştür. Dizinin başına prolin eklenmesiyle oluşan yapı sayesinde polibazik yarılma alanının 3 tahmini O-bağlı glikanla çevreleneceği tahmin edilir.

Daha önce hiçbir betakoronavirüsün B soyunda polibazik yarıklanma alanı gözlenmemiştir. Bu SARS-CoV2’ye özgüdür. Ancak HKU1(soy A) gibi bazı insan betakoronavirüslerinde buna benzer bir bölge vardır.

Polibazik yarıklanma alanının fonksiyonel işlevi bilinmese de SARS-CoV deneylerinde bu yapının virüsün hücreye girişini arttırmadan hücre-hücre füzyonunu arttırdığı gözlenmiştir.

Bu alan furin ve diğer proteazlar tarafından etkili bir şekilde açılmaya izin verir.

Örneğin polibazik yarıklanma alanı, kuş gribi virüslerinde (avian influenza) virüs çoğalmasının ve iletiminin yoğun olduğu durumlarda Hemaglutinin(HA) proteinin iki alt birimi kesişiminde elde edilebilir. Hemaglutinin proteini de aynı korona virüs S proteini gibi virüsün hücreye girişinde ve hücre-hücre füzyonunda rol oynar. Normal haliyle kuş gribinin hastalık yapıcı gücü düşükken, HA alt birimleri arasında polibazik yarıklanma alanı kazanması sonucunda hastalık yapma gücünün oldukça arttığı görülmüştür. Benzer şekilde Newcastle Hastalığı virüsü çalışmalarında gözlenmiştir.

3 tahmini O-bağlı glikanın fonksiyonu pek açık değildir. Ancak bunlar SARS-CoV2 spike proteinin önemli kalıntılarını ve epitop olarak davranabilecek bölgeleri örten ‘müsin benzeri alan’ olabilir.

SARS-CoV2’nin Kökeni

Kısacası SARS-CoV2’nin nasıl oluştuğu yönündeki kanıtlar onun genetik mühendislikle yapılmış bir manipülasyon olduğu fikrini desteklemiyor. Çünkü SARS-CoV2 insan ACE2 reseptörüne bilinenden farklı bir yolla yüksek ilgiyle bağlanıyor. Eğer genetik mühendisliği ile yapıldığı öne sürülürse tersine genetik sistemlerin kullanıldığı düşünülebilir. Ancak elimizdeki genetik veriler SARS-CoV2’nin daha önce var olan herhangi bir virüs omurgasından türetilmediğini gösteriyor. Yine de evrimleşerek mi yoksa laboratuvar kaynaklı mı ortaya çıktığı bu bilgilerle kesinlikle söylenemez. Virüsün hızlı bir şekilde insan olmayan kaynağı belirlenip, ondan virüs sekansları elde etmek kökenini net bir biçimde ortaya koyar.

Birçok insanın böyle düşünmesi kesinlikle doğal ve olması gereken bir durumdur. Çünkü bilim şüpheyle başlar. SARS-CoV2’nin kökenini sorgulamamız, şimdiki ve daha sonraki salgınlarla mücadelede önlemler almak, öngörülerde bulunmak için gereklidir. Ancak bunu spekülasyon haline getirip salgınla mücadeleyi baltalamamak gerekir.

 

Sağlıcakla kalın.

 

Korona virüs hakkında daha ayrıntılı bilgi için tıklayabilirsiniz.

 

Kaynak:

Andersen, K.G., Rambaut, A., Lipkin, W.I. et al. The proximal origin of SARS-CoV-2. Nat Med (2020). https://doi.org/10.1038/s41591-020-0820-9

1997’de güneyin doğusundaki Kilis’te doğdum. Doğmakla kalmadım büyüdüm de. Üniversite eğitimi için Ankara’da bulunuyorum. Ormantik biriyim, bir şeyler öğrenmekten ve öğretmekten çok haz aldığımı söyleyebilirim. Ayrıca uykunun fizyolojik önemini yeteri kadar kavradığımı düşünüyorum.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.

bağırsak
Önceki Yazı

Özet Patolojiler 2- Kısa Bağırsak Sendromu

Sonraki Yazı

Bilime Düşman Olmak

Blog Kategorisinde Son Yazılar

kalp

Çocuklarda Kalp Yetmezliği

Kalp yetmezliği (KY), kalbin, dokuların metabolik gereksinimini karşılayacak miktarda kanı vücuda pompalayamaması

Adsız

Bir kırlangıç geçti dün üstümden selam bile vermeden.  ‘Nerden gelir nereye gidersin?’