Susarak Büyüdüm Ben!

in Edebiyat Yazar:

Neyin sancısı bu geçmeyen

Hangi gecenin aynası

Hangi kara yazgısı

Günü seçmeyen

 

Bu kalp ağrısı ruhumu öldüren

Biliyorum yaramı pişiren

Bir parça tuzdur,

Susarak büyüdüm ben

 

Değil kaderime, öğretmenime

Anneme dahi itiraz etmedim

Arkadaşlarım yanımda ağlarken

Susarak büyüdüm ben

 

Çok ama çok önceden

İşçiler yine böyle kederden

Ve hikmeti sual olunmaz

Kaderden ölürken

Susarak büyüdüm ben

 

Kadınlar, kadınlarımız

Analarımız, bacılarımız

Cennetin üstündeydi ayaklarınız

Peki soruyorum, niye yalnız?

Yalnız kaldınız!

 

Bak çocuk! Yüzün yumuşak

Tertemiz alnın ak mı ak

Seni ilk yürüten ayakların

Eğitimdir, ağır aksak

 

Şimdi çalsam kapını, tak tak

Söylesem gerçekleri elbet hak

Duymak hakkındır ama affet

Susarak büyüdüm ben, susarak.

 

Her şeyiyle dışa bağımlı

-hayal et bir oda-

Oda, ancak kapıları kapalı

Yıkılacakmış, kapıları kapalı!

Zaten bütün depremler planlı

-yerine bir oda yepyeni-

Sağırlar dilsizler dahi çıktı

İçerde kimse var mıydı?

Ölsem de çıkaramazdım sesimi

Diyemezdim, öldüremezsiniz bir insanı

Çünkü, susarak büyüdüm ben

Susarak!..

Etiketler:

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Anksiyete

Bedelleri ödenmiş doğrularım ceplerimde, kanayan dizlerim ve toprak dolmuş tırnaklarımla hiç bilmediğim

Ruhumuzdaki Disfaji

Yeniden boğazıma takılan bir yumru ile atmaya çalışıyorum adımlarımı. Doktor hanımlar beyler
Yukarı Çık