İdlip'deki 33 şehidimizden yalnızca biri olan Piyade Uzman Onbaşı İbrahim Tüzel'in Annesi.

Yalnızca Şehit Mehmetçiği Yâd Ediyorum

2

Bu yazı, size şehit Mehmetçiğin edebiyatını yapmayacak,

Gözleri yaşlı ana-babaların ne hissettiğini anlatmayacak,

Askerlerimizin neden başka bir ülkenin içerisinde savaşta olduğunu –ki resmi olarak düzgünce açıklanmış dahi değildir- sorgulamayacak,

Hava desteği olmadan Mehmetçiğin neden güçsüz bırakıldığını da sormayacak,

Bu yazı, bir başka kendini rahatlatma yazısı da değil,

Ölen her bir Mehmetçiğin ardından feryat edip her şeyi unutmaya dair bir kaçış da değil.

***

Rusya veya ABD ile olan ilişkilerimizi de sorgulayacak değilim,

Soçi ve Astana gibi süreçleri konuşmaya da çalışmıyorum,

Mehmetçiğimizi kimin vurduğunu tüm dünya biliyor olsa da hala çeşitli çıkarlar uğruna televizyonlarda “Rusya” diyemeyen ve ağzında lafı eveleyip geveleyenlere de lafım yok,

Çok yakın süreçte NATO’ya sürekli laf ederken birden NATO’yu aklımıza getirişimizi de eleştirecek değilim,

Birçok vatan evladı canını yitirmişken “muhalefet yapmayın” diyen insanlara da bugün edecek birkaç kelamım yok,

“Mehmetçiği ölüme yollamayın” diyen herkesi vatan haini ilan eden çarpık zihniyeti de suçlamayacağım bu yazıda,

İnsan bazen sıkılır ve bu tip şeylerden bir an olsun bahsetmek istemez.

***

Şehit edebiyatı yapan insanların samimiyetini de sorgulamaya çalışmıyorum,

Şehit olmanın halk nezdinde normalleşmesine de sitem etmiyorum,

Bunca şehit verilirken hala insanları ayrıştıranlara da kızmıyorum,

Üç gün sonra şehitlerimizin her zamanki gibi unutulacağını da tekrar etmeye niyetim yok,

Yanlış politika ve stratejilerin Mehmetçiği tehlikenin pençesine sürükleyişinden de bahsedecek değilim,

Dış ve iç politikada yapılan kesif hatalardan bahsedip vatan haini damgası yemeye de tahammülüm yok bugün,

Yine Mehmetçiğin üzerinden siyaset yapacak ve bundan çıkar sağlamayı alışkanlık haline getirmiş insanları da eleştirmiyorum,

Daha evvel sürekli söyleyip yazdığım şeyleri hatırlatıp, ne yazık ki haklı çıktığımı belirtmeye de içim el vermiyor.

***

Ben bir vatandaş olarak yazıyorum,

Bir insan olarak,

Mehmetçiğin canı ne benim özgürlüğümden ne sizin rahatınızdan ne de bir başkasının kişisel çıkarlarından daha az değerli midir?

Mehmetçiğin canı siyasi çıkarlardan veya güçten değerli midir?

Çok üzgün ve kırgınım… Üzgün ve kırgın…

***

Ben bu yazıda,

Yalnızca şehit Mehmetçiği yâd ediyorum,

Ateşin düştüğü ocakları yâd ediyorum,

Başımız sağ olsun…

Uzayzaman boşluğunda incir çekirdeğinin hacmi kadar bilgi ve düşünce kaplıyorum.
Ve ayrıca gece vakitleri güneş ışınlarını görebiliyorum...

Çeviri yazılarım tamamıyla benim fikrimi yansıtmayabilir. Genellikle, dünyanın Türkiye'ye olan bakış açısını gösterebilmek amacıyla çeviri yapıyorum.
Eleştirilerinizi ve fikirlerinizi yazıların altındaki yorum kısmına yapabilir veya iletişim sayfasından mail atabilirsiniz.

2 Comments

  1. Size o kadar çok katılıyorum ki okuyunca kalbimin gözyaşlarını gördüm hıçkırıklarını duydum bir o kadar çaresizliğimi hissettim toz pembelerle bezediğimiz şu hayatın kan kırmızısını gördüm. Teşekkürler.

  2. Bilmedikleri bir coğrafyada tanımadıkları düşmana (!) karşısında harcanan gençler için üzgün ve kırgın kaç kişi kaldık?! Okulları tatil etme kararı vermedeki özveri (!), vatanseverlik ve deha (!) örneği nedeniyle bütün hesaplar kapanmıştır. İcraatsizliğin tezahuratla karşılanan bir icraat görüldüğü bir devrin mahkumlarıyız. 100’den fazla evladın ölüme neden ve nasıl gönderildiği artık mevzu bahis değildir ülkemizde.

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Eleştiri Kategorisinde Son Yazılar

Yeşil Görmeyen Gözler 2

İlk yazımda sizlere günümüzden baya ilerde, gelecekte evine para götürebilmek için ağaçları kesen bir belediye işçisinden

Gecede İnsan

                Gecenin en karanlık anında, yalnızlığımla oturmuş tüm kirinden, karmaşasından arınmış daha doğrusu arınmış gibi gözüken