Yaralı Gönlümden Sevdiğim’e İkinci Mektup

in Edebiyat Yazar:

Ne söz uçar oldu, ne de yazı kalıcı

Sözü işiten olmadı, yazıyı okuyan

Bir dua ağacında çiçek açan ümittir yüreğimde yeşeren

Çiçeğin sahibi sözü de işitir, yazıyı da bilir.

Maharet mevsimini beklemekteymiş meğer

 

Kimi zaman dudaklarından çıkacak seste değildir söylemek istediğin. Kelimeler anlamını yitirir bir yerde. Ne sestir kulağa giden, ne de sensindir cümlelere dökülen. Dilini yitirdiğin yerde, beden dilini kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Bedenim bütün dillerde seni seviyorum derken Sevdiğim, gözyaşlarımın sesini işitir misin? 10 küsur aydır gönül yuvama beklediğim Sultanım; sensiz kaç küsur ayı daha ümit dolu, geleceğin güne kadar özlem kumbarasına feda edeceğimi bütün bedenimle seni dinleyen yüreğime söyleyebilir misin? Günlerimin dili olsaydı da konuşsaydı seni sayıklayan saatlerimi. Akreple yelkovanın ihtişamlı dansını izler miydin? Yüreğimdeki sevda pınarının taşarak vücudumu kaplayan aşk selinde elimi tutacak olur musun? Ne pınardan şikayetçiyim, ne de sele isyankar. Aşk selinde seninle, elinle boğulmaya razı gelen ben, benimle sen, biz. Biz olduktan sonra her sel bize bir deniz, her el bize bir gemi, geminin yelkeni olur gideriz batmayacak güneşin sonsuzluğuna doğru. Gel öyle bir sonsuzluğa gidelim ki herkesin gözlediği ufuk olalım. Çizgimiz kalıcı olsun hakiki aşıklara, gönülden yananlara, yol arayanlara. Yoldaş olalım gönlümüzle birbirimize. Bir olalım iki bedende. Bedeni aşka değil, ilahi aşka talep olalım, talebe olalım evlilik mektebinde. Tutuştukça ellerimiz aksın günahlarımız parmak aralarımızdan. Aramıza kimse, gelip girmesin. Ayırmasın Mevla’m bizi ömür boyunca.

 

Hedefi olmayana yol olsa ne yazar

Yönünü bilmeyene pusula ne yarar

Gönlüm sana giden yolları adım adım yazar

Her tarafım seninle sarılı iken pusulaya ne gerek var

 

Ömrümü ömrüne katmak istediğim Sevdiğim. Beni sensiz, konuşan gözyaşlarımı sessiz, bedenimi selsiz, gönlünü gönlüme sevgisiz bırakma. Akmasın hüzün dolu sözler, dolmasın gözler. Nerde adını görsem, duysam, hissetsem sıcaklığını şu çaresiz ben, seni özler. Özleye Özleye hep gönül yolunu gözler. Yükselir dualar göğe açılır eller. Gönlüm hakkımda hayırlı bir eş olarak Rabbim’den seni bana, beni de sana diler. Allah’ım gönlümden geçeni hakkımda hayırlı eyle, hakkımdaki hayırlı kişiyi gönlüme razı eyle. (Amîn)

Dünyanın başkentinden (İstanbul) Türkiye'nin başkentine gurbete gelen ben. Geldiğimden beri her şeyin gurbetini yaşar olmuş bedenim. Gönlümü aşkıyla yaralayan Sevdiğim'e Ah seslenişlerimdir çoğu yazım. Vah vah edecek sözde sevgililere eyvallahımız yok bizim. Onlar için ibret, gerçek sevenler için yürekten kelimelerdir kalemimden akan. Çok sevdiğim, eserlerini okumaktan daima keyif ve bir o kadar da ibret aldığım Sinan Yağmur'un imza gününde imzalattığım kitabına yazdığı şu sözlerle sesleniyorum kendime, hakiki aşkı arayana, aşkı için yanana: "Her köz ateş, her kadın gönlüne güneş olmaz. Önce YAN!"

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*