kitap önerisi

Yeni Yılda Her Aya Mutlaka Okumanız Gereken Bir Kitap Önerisi

Kategori: Kitap İnceleme

2018 yılının bizi terk etmeye hazırlandığı şu soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak bir önerim var; ama önce kısa bir sohbetle başlayalım. İyiyle kötünün birbirini kovalaması, doğanın bir kuralı. Dolayısıyla bir yıl için salt iyi ya da kötü diyemeyiz ancak kabul ediyorum ki bazılarımız için dönüm noktalarına ev sahipliği yaptı. Benim için olmasa da “olur bir yıldı” diyorsanız acele etmeyin derim. Bu “koca” yılın bir hesap dökümünü yapın. Bu hesabı yapmak zahmetli olacak ancak neyin ne olduğunu anlamak için elzem. Lafı çok uzatmayalım. Benim sizler için 2019’da dünyaya farklı farklı pencerelerden bakabilmek adına bir önerim var. Gelin siz de bu yazıyı sevdiklerinizle paylaşın ve her ay hepimiz bir kitap okuyalım ama aynı kitabı. Ardından bu kitap hakkında kritikler yapalım; bakalım aynı evde bile farklı manzaraları gören kaç farklı pencere bulacağız. Elbette sayfanın altındaki yorum yaz kısmına kitaplarla ilgili çıkarımlarınızı yazıp bizleri aydınlatabilirsiniz. Şimdi başlatalım!

OCAK AYI

Ocak ayının kitabı Martı’nın yazarı Richard Bach’tan Hipnozcu. Kitapta Bach, hipnoz ve hipnotize olmakla ilgili etkileyici tezler sunarken, sıra dışı sorularla okuyucusunu düşünmeye zorluyor. İşte kitaptan bir parça “Uçağı kendi başıma indirebileceğimi bir an bile düşünmedim ama öteki uçaktaki adam bunu yapabileceğimi söyledi. Kutsal bildiğim her şey üzerine yemin ederim ki, beni orada, yani havada hipnotize etti.”

ŞUBAT AYI

Şubat ayının kitabı Stefan Zweig’ten Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu. “Sana, beni asla tanımamış olan sana,” cümlesiyle başlayan ve bir kadının nasıl uçsuz bucaksız aşık olabileceğini her cümlesiyle ispatlayan bir mektup aslında bu kitap. Üzerine söylenecek pek de bir söz olmayan kitaplardan. Okuyunuz.

MART AYI

Baharın gelmesini müjdeleyen bu güzel ayın kitabı Milena’ya Mektuplar. Milena ve Franz, 1919 yılının sonbaharında Prag’da tanıştı. O sırada Milena evli, Franz ise nişanlıydı; ancak kural tanımaz aşkları dostça başlayan bu mektuplaşmalarla kanıtlanır hale geldi. İşte o mektuplardan unutulmaz bir soru “Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”

NİSAN AYI

Nisana özgü eğlenceli bir kitap: Cafer Özgül’den Su Kuzusu. Çukurdaki bir su birikintisi, Nemiç, denizle tanışmak isterse ne olur? Yediden yetmişe herkesin okuyabileceği harika bir kitaptır Su Kuzusu. İşte ondan birkaç alıntı: “Nemiç, son çalışmalarında kendisini iyice tanımıştı. Uğraşırsa bir kuzu şekline girebileceğini düşündü. Hemen toparlandı ve çalışmaya koyuldu. Önce su damlalarını üst üste koydu. Sonra etrafa yayılmış parçalarını topladı. En sonunda kafasına en yakın yerden başlayarak kendisini kuzu şekline sokmaya başladı.”

MAYIS AYI

Mayıs ayının kitabı Joanne Greenberg’ den Sana Gül Bahçesi Vadetmedim. Kendi düşsel dünyasının dış dünya ile çatışmasıyla dayanılmaz sancılar çeken küçük Deborah’ın akıl sağlığını elde etme çabasına dair muhteşem bir eser. İşte esere ismini veren o satırlar: “Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim. Sana ancak bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır… Üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur.”

HAZİRAN AYI

Haziran ayının kitabı Gogol’dan Bir Delinin Hatıra Defteri. Kitapta Gogol içinde bulunduğu Rus toplumunu büyük bir dikkatle tahlil ediyor ve birbirinden ilginç gözlemlerini yansıtıyor. Eser aynı zamanda tiyatro oyunu olarak da sahnelenmiş ve büyük yankı uyandırmıştır. İşte bu eserden bir alıntı “Allah’ım artık dayanacak gücüm kalmadı! Bittim, tükendim!.. Neden dinlemiyorlar? Bakıyorlar ama görmüyorlar. Kulakları var ama duymuyorlar. Benden ne istiyorlar? Onlara ne zararım dokundu ki işkence ediyorlar? Başımla ne alıp veremedikleri var? Vücudum ateşler içinde yanıyor! Dünya gözlerimin önünde topaç gibi dönüyor.”

TEMMUZ AYI

Temmuz ayının kitabı Tolstoy’dan İtiraflarım. Lev Nikolayeviç Tolstoy bu eserinde kendi dünya görüşünü ilk kez toplu olarak açıklar ve ölümle yaşam arasındaki metafiziği temellendirmeye çalışır. Sizler için kitaptan bir parça: “Okumuşların ve bilgelerin temsil ettiği şekliyle akıl yoluyla elde edilen bilgi, hayatın anlamını inkâr etmektedir. İnsanlığın muazzam toplulukları ise bu anlamı akla dayandırılmamış bir bilgide görüyor akla dayandırılmamış bu bilgi ise inançtır, yani benim iyice reddetme gerektiğine inandığım inanç.”

AĞUSTOS AYI

Ağustosun seçilmiş eseri Dr. Gary Small’dan Bir Psikiyatristin Gizli Defteri. İçerisindeki 15 farklı psikiyatrik vaka oldukça akıcı ve aydınlatıcı bir dille anlatılmış. Eğer psikiyatri bilimine ilginiz varsa mutlaka okumalısınız. İşte eserden bir cümle: “Bazen kaza olduğunu düşündüğümüz şeyler yaparız, oysa onlar bir amaca hizmet eder.”

EYLÜL AYI

Son baharı karşılayacağımız ilk kitap Kafka’dan Babaya Mektup. Kafka bu kitaptaki mektupları hiçbir zaman okuyamamış olacak babası Hemann Kafka’ya  yazmıştır. Kafka mektuplarda babasının çocukluk ve gençlik yılları boyunca ona karşı gösterdiği hiddetli tavırlardan yakınırken içinde yaşadığı çıkmazları da gözler önüne seriyor. Kitaptaki şu cümleden de anlaşılacağı gibi kendine düşman edindiği babasına aslında aynı zamanda hayran olduğunu görmek mümkün: “Senin hoşuna gitmeyen bir şey yapmaya başladığımda ve sen bana başarısızlığa uğrayacağımı söyleyerek gözdağı verdiğinde, senin fikrine duyduğum saygının derinliği, belki daha ilerideki bir zaman için bile olsa, başarısızlığı kaçınılmaz kılardı.”

EKİM AYI

Sabahattin Ali’den İçimizdeki Şeytan bu ayın kitabı. Kitabı Yapı Kredi Yayınları nasıl tanıtmış bakalım: “İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Hâlbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.”

Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın “kapana kısılmışlığını” gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, insanın içindeki şeytana keskin bir bakış.

KASIM AYI

Tıpkı bir ömrün sonu gelir yıl biterken ölüme ilişkin yazılmış en başarılı romanı okumanın tam vakti: İvan İlyiç’in Ölümü. Kitaptan etkileyici bir parça: “Tepeye tırmandığını zannederken aslında bayır aşağı koşmak. Tam böyleydi durum. İnsanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altından çekilip gidiyordu. Madem öyle, ölmeye hazır ol!”

ARALIK AYI

Yılın son kitabı: Böyle Buyurdu Zerdüşt. Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin kaleme aldığı eşsiz bir felsefe eseri. Kitapta felsefeye dair pek çok görüş ustaca ele alınmış. Kitapla ilgili ufak bir önerim var. Bu kitap Nietzsche’nin en ağır ve yoğun kitaplarından biri dolayısıyla doğru çevirmenin kaleminden çıkmasına dikkat edin. İşte eserden bir cümle: “Terk edilmişlik başkadır, yalnızlık başkadır.”

Baharı beklerken kendi hikayemi biriktiyorum. Bu bekleyişte durmak yok; birbirine doladığım kollarımı çözdüm ve adımlarıma ritm kazandırmaya çalışıyorum. Beklenen bahar geldiğinde onu tanıyabilmek umuduyla yazıyorum.

9 Yorum

  1. Gerçekleştirebilir miyim bilmiyorum ama deneyeceğim. Kitap okuma alışkanlığı kazanmak bence çok önemli. Özellikle mevcut koşullarda düşünme ve kendimizi ifade etme yetimizi gittikçe kaybediyorken. Yazınız için teşekkürler.

  2. Kötü zamanlarda kendimizi uyuşturmak için uyumayı tercih ederiz, oysa kitaplar da uyuşturucu etkisi yüksek, üzüntüleri biraz da olsa unutturmaya kadir araçlardır. Bu yüzden ben iyi olduğum vakitleri sevdiklerimle geçirmeyi, zor zamanlarımda ise kitaplara sığınmaya seçenlerdenim. Önerileriniz için teşekkür ederim

  3. Buradaki kitapların bir kısmını okusam da böyle bir derleme yazıyı okumak beni çok mutlu etti. Belkide insanlar kendilerine böyle kitap okuma hedefleri koymalılar. Bu şekilde çok daha verimli olarak kitap okuyabilirler. Ama öncelikle, bu yazıda olduğu gibi; sıkmadan, özenle seçilmiş kitapları da okurlara sunmak gerekiyor. Güzel yazı için teşekkürler.

  4. Bir Psikiyatristin Gizli Defteri’ni okumuştum, gerçekten güzel ve ilginç bir kitap. Ağustos ayı için başka ne kitap önerirsiniz?

    • Ağustos ayı için Dr. M. Scott Peck’ten Az Seçilen Yol’ u önerebilirim. Kitap “insanın gelişimi ve ruhsal tekamül aşamaları” hakkında derin düşünceler sunuyor.

  5. Öncelikle kitap önerileri vermek güzel ama araya keşke tarih kitabı da ekleseydiniz çünkü tarih kitapları büyük kitap satan kırtasiye gruplarında bile köşede bir yerde kalmış durumda. Şu anda yetişen toplum maalesef tarih bilgisinden çok uzak. Gazi M. Kemal Atatürk’ün de dediği gibi “Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez.”

  6. Güzel bir derleme olmuş. Bende bazılarını okudum daha önceden. Gerçekten okunması gereken kitaplar. Bu yazıyla yetinmeyip her ay için belirttiğin kitabın bu yıl ay sonlarında tek tek detaylı incelemelerini yazsan ve o ay içinde o kitabı okuyanlar, o yazının altında fikir alışverişi yapsa bence harika olur. Zor ama yapılabilir bir proje. Benden söylemesi…

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*