Yokluğun Varlığı – Şiir

2

Ey ahali! 

Eksik bir şey var. 

Kaybettiğimiz bir şey. 

Kaybettiğimizi unuttuğumuz bir şey. 

Bir’in içinde çok olan, birken hep olan, 

Kaybettiğimiz bir şey. 

Kapat gözlerini önce,  sonra aç kendi içine. 

Gör içindeki yokluğu ve boşluğu.

Seninle büyüyen yine seninle küçülen 

Yokluğun varlığını.  

Duyuyor musun ruhunun çığlıklarını, 

Kapatıyor musun kulaklarını?

Her yerde aynalar,  bize yabancı, 

Bize zahiri gösteren. 

Aynalarla uzaklaşıyoruz içimizden,

Suç ortağımız aynalarla. 

An geliyor, çöküyor üzerimize ağırlığı. 

Geçmeyen zamanın, dinmeyen acıların. 

Göğsümüzde bir yumru oluyor bu sanrı. 

Kapat gözlerini önce, sonra aç kendi içine. 

Gör içindeki karanlığı, kork kendinden. 

Unutma! 

Bir mum alevi yeter, en koyu karanlığa. 

Sabır gerek, alevin sıcağına dayanmaya.  

Mum,  kendinden doğurur kendini, 

Yürek yangınından alır ateşini. 

Gör içindeki yangını, yanılmışlığı ,

Yanılmışlığın karanlığını, 

Karanlığı aydınlatan o yangını.

Yükümüz erir mumun aleviyle. 

Kapat gözlerini önce, sonra aç kendi içine. 

Boşluğun karanlığını doldur, sönmeyen sabır ateşinle.

Düşler ülkesinden bir kaza sonucu sevgisiz insanlarla dolu dünyanıza düstüm. Kim oldugumu sorarsanız "Biraz rüzgarım biraz dalga" şairin dediği gibi. Aslında belki kendimi arıyorum ben de burda. Yaşım konusunda da farklı düşünceler var ama ben hepinizle akranım. Burdan çoğu zaman düşler ülkesine olan özlemini paylaşıyorum sizlerle. Herşeyin yeterince gerçek olduğu bu dünyada biraz da olsa hayallerimize sahip çıkalım ne dersiniz ? Unutmayın insan kardeşlerim: "İnsan Sevgi İle Yaşar "

2 Comments

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Sevgiliye Dair Dua Şiiri

 Zannetme gidiyorum gözlerinden, Bakmadığın yerde olmak haram olsun! Anla gülüşünle yaptığın o kördüğüm, Her anına nispet

Bu Sabah

Sabah erkenden kalktım Güneşi uyandırdım, İşine geç kalmış Ay’ın Ardında bıraktığı yıldızları, Karanlığı, acıları topladım  

Hayalimdeki Tren Garı

Kendini hep buharlı trenlerin durduğu; insanların heyecanla, hüzünle, merakla beklediği o siyah tren istasyonlarında hayal ederdi.

Kitapçı

Yıllar öncesinden duyduğum bir tutkuydu. Şimdi gene aynı heyecanı duysam da eski tadı artık yok. Henüz

İnsan (!)

    Görme engellinin gözünden bakamadık. Onların gördüklerini göremedik, hissettiklerini hissedemedik, onların umut ettiklerini umut edemedik. Onlar