Günün birinde büyük ve etkileyici bir konser hayaliyle çıktı yola bir kaç arkadaş. Neden mi ?

    Öyle zamanlardan geçiyoruz ki yönümüzü çevirdiğimiz her yerde yıkım her yerde savaş. Bir umut deyip çocuklara bakıyoruz, içimiz eziliyor onların ışıl ışıl parlaması neşe saçması gereken gözlerinde yaş gördükçe. Neredeyse kimsenin içinde yaşama adına bir tutamak kalmadı. Yorulduk ayrıştırılmaktan, paramparça olmaktan. Biz olmayı unutmaktan.

    Tam da bu yüzden bu büyük senfoni için ihtiyacımız, farklılıklarımızla bir bütün olmaktı. Kimimiz piyano başında iken kimimizin elinde yaylı tambur var. Kimimiz kemanla eşsiz dünya klasikleri çalarken kulağımıza, kimimiz en güzel türküleri çalıp söylüyor bağlamayla. Kimimiz acılarımızı hatırlatırken kimimiz umuttan dem vuruyor. Kimimiz anne sevgisini anlatıyor bu senfonide, kimimiz bilmediğimiz tarihimizi tozlu raflardan. Senfonimize herkes davetlidir tüm farklılıklarıyla, hem dinlemeye hem de eşlik etmeye.

İnsan istemeye görsün, öyle bir yazar ki.

-Samuel Johnson

Parlak Jurnal Ekibi