1 nisan şaka

1 Nisan Şaka Gününün Kökeni

Kategori: Genel/Tarih Yazar:

Bugün 1 Nisan, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şaka günü olarak kutlanmakta. Özellikle okullarda öğrenciler arasında yaygın olarak birbirinden ilginç şakalar yapılmakta. Bunun yanında bu günü klişelerle dolduran kardeşleriniz de elbette vardır. Yapılan şakalar, muziplikler birçoklarının yüzünde gülümsemeler oluşturmakta. Bunun yanında 1 Nisan’ın nasıl ortaya çıktığına dair farklı kültür, inanç ve dillerde efsaneler bulunmaktadır. 1 Nisan’ın nasıl ortaya çıktığına dair en yaygın inancı paylaşayım önce sizlerle.

Fransızlara göre 1 Nisan’ın ortaya çıkışı;

M.Ö. 46 yılında Roma İmparatoru Sezar takvim başlangıcını Ocak ayı olarak tayin ettiyse bile, çok uzun bir süre daha, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da yeni yıl geleneksel olarak, 1 nisan şaka günü tarihbahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen Mart ayının 25’inde başlardı.

Sezar’dan tam 1610 yıl sonra, 1564’de Fransa Kralı IX. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe almıştır. O zamanın iletişim koşullarında bazı insanların bu gelişmeden haberi olmamıştır. Bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla eski adetlerini sürdürmüşlerdir. Bu değişimi duyanlar ise bu çerçevede 1 Nisan’da partiler düzenlemeye, birbirlerine hediyeler vermeye devam etmişlerdir. 1 Nisan gününde birbirlerine hediyeler verirlermiş, hiç olmayacak olan partilere davetler yapılır ve mümkün olmayacak söylentiler yayarlarmış.

Zaman geçtikçe tavkim ayları yerine oturmuş ve ocak ayı yılın ilk ayı olarak kabul görünce, Fransız Milleti, 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası olarak kabul etmeye başladılar. Zaman içinde bu geleneği gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak devam ettirdiler. Fransız kökenli bu geleneğin İngiltere’ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürmüştür. Oradan da Amerika’ya ve bütün dünyaya yayılmıştır.

Müslümanlara göre de 1 Nisan farklı anlama gelmekte;

5. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu Endülüs Müslümanlarının son kalesini kuşatır. Kuşatma oldukça uzun sürmüş olsa da kış mevsiminin etkisiyle kale korunmuştu. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir. En sonunda 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur’an bir elinde İncil ‘Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım’ der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler.

Ertesi günün sabahı, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı Ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar ‘Yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz’ dediklerinde Haçlı ordusu komutanı ‘Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur’ diye cevap verir ve bütün Müslümanlar orada şehit edilir. Hristiyan aleminin çoğunda ‘Şaka Günü’ olarak bilinen 1 Nisan, bazı Müslümanlar tarafından ‘Hile Günü’ olarak kabul edilmiştir.  

   İkinci teori bana pek mantıklı gelmemekte. Sonuçta o kadar süre kale savunulmuş düşmanın bir sözüyle teslim edileceğini düşünmüyorum. Bunlara çok takılmamak gerek. Bana kalırsa bugünün diğer günlerden ayırmaya da gerek yok, her zaman şaka yapılabilir.

Her kitap ayrı bir dünya, keşfedilmeyi bekleyen ayrı bir kıtadır. İnsan kitaplarda kayıp olmalı… İnsan ömrünün sonuna kadar bir şeyler öğrenmeye devam edecektir. Ben de yeni şeyler yapmayı ve yeni şeyler keşfetmeyi seven birisi olarak bu sitede bir şeyler karalıyorum.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*