Ahde Vefa

Kategori: Edebiyat Yazar:

Bir kere gülmek bir sevaptır; bir güldürmek ise nicesi.

O gönlümün incisi güldürmeyeli çok oldu.

Sanma faniliğim sonsuzdur, hüznüme sor hali,

Yar olmayana od olduk, bilir onu da ahali.

Seni sevmeye oruçlu bir gönlün direği

kırıldı mı düşüverir.

Sahuruna uyandığımız bu kutlu vazifeyi iftarı olamadan

nefsim değil de kalbin bozar.

Ey zengin güzellik, ey canı yekpare diyar

sorarım nasıl oralar, iyi misin?

O susuz, ekmeksiz, O fakirin ahı,

ölse sevdandan, yok bundan başka günahı.

 

Su akar yolunu bulur,

sense bir yolcu.

Alır beni bir kayaya sertçe vurur.

Kurtulduğuna şükreden yar şimdi bir dervişane ölü.

 

Yükümü taşıyacak kadar gücüm yok,

sana gelmez ağır adamlar.

Hafif hafif yürü ve gülümse

Senin kadar ince olsun sevdiceğin.

 

Bir katip tut da yazdır romanımı

ya da hikaye olsun.

Bir hikayesi olmayan bizin

nedir bendeki bu dokunaklı anlamı?

 

Vefa diyorum sevgili vefa.

Kimisi ahde der kimi ah!

Bak halime bak

Acıtan gidişin değil; yalan söyleyişin.

 

Biz seve seve incindik.

Gül dikeniyle güzel, seven de değmiştir.

Elimin kanadığını görünce halime baktım da

‘Belki ruhumuzun sadakasını hiç ummadık insanlar ödemiştir.’

 

Dokunsun bana geçirdiğimiz vakitler,

canı yansın takvimlerin, kanasın dakikaları.

Ama sana hiçbir şey olmasın

Gül isen de dikenine minnet eylemem.

 

Kolay mı öyle sevmek,

Koynuna lale, gonca sermek.

Ah o sözde değer vermek,

İstemem canın sağolsun.

 

Nedir bu sevdanın nihayetinde

Yadlar gezer yarın vilayetinde

Herkes diyarında muhabbetinde

Bilmem bizi ne civara yazmışlar

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*