Bir Dem Empati
Ekrem

Bir Dem Empati

    Bu sene sizi biraz sıkıntıya soktum ama kusura bakmayın, benim yapım bu. Gelirim giderim, bazen şaka yaparım bazen de ağlatırım. Ama vakit bu napalım.

    Biraz edebi olarak baktığımızda bazı insanlar çevreyi kirlerden arındırdığımı söyler. Bazı insanlar da hiç sevmez beni, işlerine engel olurum, yollarını tutarım, sinirlendiririm. Oysaki bunlar tamamen sizden kaynaklanıyor. Çünkü geleceğimi bildiğiniz halde hazırlık yapmıyorsunuz. Biliyorsunuz geleceğimi, görmezden geliyorsunuz. Gelince de “aaa bu defa çok durdun, artık git” diyorsunuz.

    Eskiden böyle miydi? Gelirdim, ne zaman gideceğimi umursamadan ağırlardınız beni. El üstünde tutardınız. Neden? Açıkça söyleyim, sizin için önemliydim. Benim sayemde ayakta dururdunuz, ben olmazsam toprağı kim bileyecek, kim arındırıp ben gittikten sonraya hazırlayacak? Tabiki ben. Şimdilerde yine sizin yüzünüzden az duruyorum buralarda.

    Kendini çok övüyorsunuz diyebilirsiniz ama bunlar gerçekler.

    Dediğim gibi beni sevenler, gözleri kirlerden uzak tuttuğum, çocuklarını sevindirdiğim için severler. Onlara bir sürü hediye getiririm çünkü. Işık saçarım etrafa biraz, gözleri kamaştırırım. Benim sayemde başkalarından da hediyeler alırlar bir zaman. Benim sayemde ev yaparlar, birden etrafta birbirine benzeyen bir sürü heykel olur, heykelcik olur. Bazen beni ilk defa görenler olur, sımsıkı sarılırlar bana. Ben de “merhaba” derim tabi ki onlara. Şaşırırlar da. Çünkü her yere gidemem tabi.

    Beni sevmeyenler de sevmez işte. Anlarım onları. Çünkü elimde olmadan zora düşürürüm onları. Önemli işlerini yapmalarına engel olurum. Hele gözü yükseklerde olanları, yükseğe çıkanları daha beter durdururum. Sonra bazılarını koştururum, görünce kaçarlar hemen. Bazıları ben gelince girecek delik     arar kaba bir tabirle.

    Krallıklarım var elbet. Ben iki tane krallığım olduğunu biliyorum ama o kadar zenginim ki, kim bilir daha nice yerlerim var. Ulaşılmaz, dik, yüksek ve her yere uzak krallıklarım. Fethedemez kimse, gözü de yemez gitmeyi. Cesur insanlar var ama. Onlar yok mu onlar. Bir onlar görür benim en mükemmel halimi. İşte ben de bu yüzden gelirim sizlere, zorla ağırlatırım kendimi. Görevim bu benim ama sakın kırmayın beni. Adımı da söyleyim, tanıtayım kendimi. Merhaba arkadaşlar, ben Kış.

*İyi senelere size*


Önceki: Bir Hak Ediş Sonraki: Sönen Kıvılcımlar

  • Ahmet
    Ahmet 5 Ocak 2017 at 21:40

    Yazınıza kendinizden parçalar katmışsınız

    • Ekrem
      Ekrem 8 Ocak 2017 at 22:09

      Olmazsa olmazdı

Yorum bırakın