Kişisel Blog Tadında Çok Yazarlı Blog

Bugün Hangi Rengi Giysem?

Kategori: Deneme Yazar:

     Sürekli şikayet ettiğimiz, sebebi olarak ya eğitim sistemini ya da sosyal çevremizi suçladığımız bir sorunla uzun zamandır çok sık karşılaşıyoruz: aynı kafa yapısı, aynı düşünen insanlar. Farklı düşünememekten doğan herkes gibi olma sorunu. Günümüzde herkes farklı olmak derdinde. Ama tam da bu sebepten daha büyük bir sorun oluşuyor bence: Herkesin yaptığını yapmazsam, kurallara uymazsam farklı olurum düşüncesi… Düşünmeden hareket etmek, “Ben buyum” diyerek istediğini yapmak kolay geliyor herkese. Ve bu şekilde diğer insanlardan farklı olduğunu düşündüğü için gururlanan insanlar var her yerde. Aslında aynılık derken yüzeysel düşünce yapısından, görüş aynılıklarından şikayet eden insanoğlu, artık düşünmeden aklına ilk geleni yapmanın farklılık olduğu düşüncesiyle övünüyor. Ama sadece aynı düşünceden doğan aynılığın yerini düşünmemekten doğan aynılık alıyor.

    Gökkuşağı gibi olalım… Düşüncelerimizle gökkuşağı gibi olalım. Gökkuşağındaki gibi farklı renkte düşüncelerimiz olsun ama uyum içinde. Renklerin sınırları bizim kadar keskin olmasın mesela. Düşünmek eyleminin sınırları ortadan kaldırma gücü kullanılsın bunun için. Aklına her esenin yapılması bir üstünlük olarak görülmesin. Düşünmenin diğer insanlara benzettiği değil, asıl bu şekilde herkesleşmemenin sağlanabilineceği gösterilsin insanlara.

    Gökkuşağı gibi olacağım derken bukalemuna döndü herkes, düşünememekten dolayı. Evet, bir şekilde farklılığı yakalayabiliyoruz ama bu düşünce yapısında olmuyor ne yazık ki. Sadece davranışlarımızda bir günümüz bir günümüzü tutmuyor o kadar. Her gün farklı bir renk oluyoruz, ruh halimize göre. Ama buna o kadar alıştık ki… Sıradan bir günde yolda yürürken belki, elimizi sallasak en az birkaç tane bukalemuna çarpıyor elimiz. Elimiz çarpıyor çünkü göremiyoruz veya gördüğümüzü zannediyoruz. Karşımızdaki bukalemun onu nasıl görmemizi istiyorsa o şekilde görüyoruz sadece.

    Renk değiştirmeye o kadar alıştık ki belki çevremizdeki sürekli değişen renkleri de yadırgamıyoruz artık. Kimse kimsenin dün ne renk giydiğini de umursamıyor. Bugün hangi renk gibi davrandıysa o şekilde değerlendiriyor. Dünü mü unutuyoruz, yoksa umursamıyor muyuz bilmiyorum. Ama düşünmediğimiz için olduğu kesin. Düşünmüyoruz, canımız ne isterse yapıyoruz ama her gün farklı bir renk giyiyoruz… Farklı görünüyoruz ya, önemli(!) olan da bu değil mi…

Ankara’ya hapsolmuş bir İstanbul aşığıyım. Peki bundan şikayetçi miyim? Hayır. Çünkü ben mutluyum. Mutlu olmadan yapılan hiçbir şeyin doğru olmadığına inanan bir insanım. Mutlu insan umutludur, umudu olansa mutludur.

“İnsan; denizin olmadığı yerde, umut adına, martı olmalı.” N.H.R

1 Yorum

  1. Bence harika çok açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş çok faydalanma fırsatı buldum sayenizde teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

Deneme Kategorisinde Son Yazılar

Eksiliyoruz

Eksiliyoruz… Aylar geçiyor, günler geçiyor, saatler saniyeler geçiyor ve biz bu geçip

Bazı Şeyler Yazılmaz

Hepimiz yazıyoruz; farklı şekillerle, farklı sebeplerle. Bilmiyorum kaç kişi kendini yeterli görüyor.

Devlet Üzerine

Devlete ne gerek var? İlkel toplumlarda da herkesi bağlayan kurallar ve kuralları

Aynadaki Kimlik

Daha önce yazmış olduğumuz #AppleEvent ve İphone X incelemesi adlı yazıda Apple şirketinin

İki Güzel Dosta

yılımız şerefine… Kendi yazdığın bir kitaptır hayat, hayatının her yeni evresi kitabın
Yukarı Çık