Kişisel Blog Tadında Çok Yazarlı Blog

Kategori Arşivi

Edebiyat

Edebiyat

Dem-i S’onsuzluk

Gözünü kapatınca fark etti içinde bir can taşıdığını. Kendi canından bir can. Cânânın canından bir can. Günden güne güzelleşti, tebessüm yer etti yüzüne hepten. Gözlerinin ışığı neredeyse hem dışımızı hem işimizi aydınlatacak kuvvetteydi. İçinde çalan umut şarkılarına engel olamıyordu. Bir dermandı yaralarına… Bir umuttu yarınlarına… Bir düştü hayatına… Oysa o daha kendisi küçücüktü, annesinin nazlı… Devamını Oku

Edebiyat

Ahde Vefa

Bir kere gülmek bir sevaptır; bir güldürmek ise nicesi. O gönlümün incisi güldürmeyeli çok oldu. Sanma faniliğim sonsuzdur, hüznüme sor hali, Yar olmayana od olduk, bilir onu da ahali. … Seni sevmeye oruçlu bir gönlün direği kırıldı mı düşüverir. Sahuruna uyandığımız bu kutlu vazifeyi iftarı olamadan nefsim değil de kalbin bozar. … Ey zengin güzellik,… Devamını Oku

kedi
Edebiyat

Bayım

Not: Yazımda kullanacağım bayım kelimesi hiçbir cinsiyet anlamı içermemektedir önüne gelen herkes üstüne alınabilir. Bazen böyle kelimelerin manasını genişletmek gibi acayip hareketlerim husule gelse de hala yazmaya devam ediyorum. Bu kelimeyi de çok seviyorum keşke sadece erkeklere hitaben kullanılagelmeseydi. 🙂 Size yazdığım ve yazacaklarım bitmedi. Ben konuşmaya devam etmeyi planladım her zaman. Susarak da konuşmaya… Devamını Oku

yeşil elmalar
Edebiyat/Kitap

Yeşil Elmalar – Nazım Hikmet

Tesadüfen girdiğim bir kitapçıda en sevdiğim şair Nazım Hikmet’in romanlarıyla karşılaştım. “Yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?”. Akşam gazetesinde tefrika halinde yayımlanan Yeşil Elmalar romanının toplanması hayli zor olmuş. Bu nedenle ne kadar eski basım olursa o kadar gerçek metine ulaşırım düşüncesiyle Pınar yayınevinin 1965 baskısını okumaya başladım. Açıkça söylemeliyim… Devamını Oku

hayal kurmak
Edebiyat

Ya Sonra?

Hayallere daldığım zaman engin bir mavinin içinde bulurdum kendimi. Kimi zaman gökyüzünde kimi zaman da denizin en dibindeyim. Tüm diyarlarımda şatolara sahibim. Yani sahiptim. Bir zamanlar karaya ayak basmayı zihnime en büyük hakaret olarak alan ben şimdi karadan ayaklarımı çekmez, çekemez oldum. Tüm o saraylarım, sırça köşklerim zamanında dededen kalma kuytudaki köy evleri gibi ziyaret… Devamını Oku

Edebiyat

Can’dan Can’a Bir Damla Can

*Damla damla oluşuyor hayat Damla damla yok oluyoruz, Damla damla soluyoruz, Damla damla sessizleşiyoruz, Damla damla büyüyoruz. Büyüdüğünü hisseder mi insan? Çeker mi o ruhunun beden kafesine sığmaya çalışırkenki ıstırabını? Yalnız kaldırabilir mi bu yükü? Kaleme sığınır insan Kağıdı ıslatır göz yaşının her damlası Dosttur o, Senin yazdığın kadar, senin okuduğun kadardır. Tam da böyle… Devamını Oku

Edebiyat

Olmayan Bir Veda

Sevmem ben öyle, “Kendine iyi bak!” diyeni. İnsanı, henüz gözden ırak olma vakti bile gelmemişken gönlünden ırak etmiş; kendi hâl çarene bak işte, demiş gibidir benim gözümde. Hayır, onun dudaklarından dökülmedi bu sözcükler. Vedalaşmadık biz. Bir trenin acı çığlıklarıyla beraber, bir başka şehre gözlerimi açacağım gerçeğini ortadaki vazoya çiçek niyetine koymamıza rağmen. Hatırlamadık bunu; unuttuk,… Devamını Oku

1 2 3 10
Yukarı Çık