katalonya tarihi

Katalonya Tarihi ve Coğrafyası Üzerine Kısa Bir Bakış

Kategori: Tarih Yazar:

Katalonya hakkında kısa bir tarihi gezintiye çıkmadan önce, bu bölgenin coğrafyasıyla işe başlamak doğru olacaktır. Lakin öncelikli olarak belirtmek istediğim bir husus vardır ki o da şudur: Katalonya’nın doğru yazılışı ve telaffuz edilişi Katalunya olmalıdır. “Katalonya” şeklindeki yazılış, İngilizce’den ithaldir. Cataluña ise İspanyolca’dır ve “ñ” harfi “ny” şeklinde telaffuz edilmektedir. Lakin Türkçedeki genel kullanım itibariyle yazı boyunca Katalonya şeklinde kullanılacaktır. Bu filolojik ayrıntıdan bahsettikten sonra konumuza geçelim.

katalonya haritası
Katalunya ve İber Yarımadası

İber Yarımadası, Kıta Avrupa’sının en güneybatısında bulunan; İspanya, Portekiz, Andorra, Cebelitarık (Gibraltar) ve Fransa’nın da küçük bir bölümünü içeren tarihi bir bölgedir. İberya, İskandinavya’dan sonra Avrupa’nın en büyük ikinci coğrafi bölgesidir. En batıda Portekiz bulunuyorken ortada İspanya, kuzeyde Fransa’nın küçük bir bölümü ve Andorra, güneyde ise Britanya Denizaşırı Toprakları‘na ait olan Cebelitarık bulunmaktadır. İşte bu coğrafi konumlar çerçevesinde Katalonya, İspanya sınırları içerisinde yer alan otonom bir bölgedir.

katalonya şehirleriİspanya’nın en kuzeydoğusunda bulunan ve Akdeniz iklimine sahip olan Katalonya bölgesi; kuzeyde Fransa sınırına ve Pirene Dağları’na sahipken doğuda Balear Denizi’ne (Akdeniz) açılıyor. Başka otonom bölgeler olan Valensiya ile güneyden ve Aragon ile batıdan çevrelenmiş bir coğrafi konumda bulunuyor. Barselona, Girona, Tarragona ve Lledia olarak toplamda dört şehire sahip Katalonya’nın başkenti ise tarihi kökleri dolu ve oldukça gelişmiş bir şehir olan Barselona’dır. Katalonya’nın otonomisi olduğundan dolayı kendi meclisleri, milletvekilleri, başkanları var. Buna benzer otonomi sistemleri Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya’da da bulunuyor.

Katalonya, İspanya’nın hem ekonomik hem de entelektüel birikimi açısından en önemli bölgesini oluşturuyor. Hem zengin hem de yüksek düzeyde endüstrileşmiş olan bu bölge tabi ki çok kıymetlidir ve kaybedilmesi İspanya için tahammül edilemez.

İber Yarımadası, milattan önce 2. yüzyılda Roma tarafından Latinleştirilmiştir. Aslına bakılacak olursa, bu bölgeyi ilk kolonize edenler Antik Yunanlılardır. Tarihin ilerleyen dönemeçlerindeki göçlerle birlikte Germen kavimleri bu bölgelere akın etmiş ve buradaki yerli halklarla kaynaşmıştır. Yüksek bir kültür ve medeniyet oluşturacak olan Endülüs Emevi Devleti’nin ilk tohumları, Emevilerin 8. yüzyılda bu yarımadayı müslümanlaştırmasıyla atılacak, Latinler ise Emevi gücü karşısında Müslümanları bu topraklardan kovmayı bir misyon haline getireceklerdir. Bu iki güç arasındaki çatışma 12. yüzyıla gelindiğinde ciddi savaşlara dönüşecek ve İspanyol Krallıkları üstün gelecektir.

Hristiyanların İber Yarımadasındaki Müslüman varlığına son verme çabasına reconquista yani “yeniden fetih” denmektedir. 15. yüzyılda İberya’da tarihi Kastilya ve Aragon Krallıkları mevcuttu. Aragon Krallığı, bugünkü Katalonya bölgesine de sahipti. Aslında Katalonya, tarih boyunca bir çok kez bağımsızlığını kazanıp kaybetmiştir.

1469 yılına gelindiğine, iki kuzen olan Aragon Kralı II. Fernando ile Kastilya Kraliçesi I. İsabella evlenmişlerdi. Bu şekilde bu iki krallık da birleşmiş olacaktı. Avrupa tarihinde evlilikler ve bunun sonucunda hükümdarlıkların, sınırların, güçlerin değişmesi çok olağan bir şeydir. Bu krallıkların birleşmesini, İspanya-Katalonya çekişmesinin başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Ayrıca bu birleşmeyle birlikte Hristiyanlar, bu bölgedeki Müslümanları “yeniden fethetmek” için güçlerini birleştirmiş oldular. Sonuç olarak Elhamra Sarayı’nın mimarı ve İber Yarımadasındaki son İslam devleti olan Gırnata Emirliği (Ben-i Ahmer Devleti) üzerine büyük bir mücadele başlatıldı. Gırnata Emirliği Osmanlı Devleti’nden yardım isteyecek fakat Fatih Sultan Mehmed’in halefleri olan Cem Sultan ve II. Bayezid’in çekişmesi yani Cem Sultan olayından dolayı Osmanlı Devleti yardım edemeyecektir. Böylelikle 1492 yılında Gırnata düşecek ve “reconquista” tamamlanacaktı.

17. yüzyıla ayak bastığımızda, Katalonya Fransa’ya komşu olduğundan dolayı bu konumunu kullanacağı bir şekilde 1640 yılında büyük bir isyana sahne oldu. İspanya’ya karşı olan bu ayaklanmada Katalanlar, Fransa’dan yani XIII. Louis’den destek aldı. Fakat bu isyan 1650 yılında bastırılacaktır. Katalonyalılar İspanya’ya bağlı olsun yahut olmasın her zaman özerk olmak isteyen bir toplumdur. Güzel bir örnek olarak, 18. yüzyıl İspanya Veraset Savaşları’nda bile Katalonya, İspanya’ya karşı Avusturyalılarıla birlik olmuş ve onlarla beraber savaşmıştır. Fakat bu savaş sonucunda yenilecekler ve Barselona’yı kaybedeceklerdir. Katalonya ilerleyen tarihlerde yine özerklikler kazanacaksa da bağımsızlığı uzun sürmeyecektir.

Günümze doğru gelirsek, İkinci İspanya Cumhuriyeti boyunca yani 1931-1939 yılları arasında, Katalonya otonomi statüsünü kazanmıştı. Fakat 1936-1939 yılları arasındaki İspanya İç Savaşı sonucunda General Francisco Franco Barselonayı düşürdü -ki bu savaşta Katalonya, cumhuriyetçilerin en önemli merkeziydi- ve Franco da iktidarı ele etti. Böylelikle cumhuriyet yıkılmış oldu. İspanya İç Savaşı’ndaki en önemli güçlerden birisi de Katalonyaydı. Bu savaşın bitimiyle birlikte İspanya tamamen birleşerek merkezi bir devlet oldu ve Katalonya da tüm otonomisini kaybetti. 1975 yılına gelindiğinde Francisco Franco’nun ölümüyle birlikte Katalonya yavaş yavaş otonomi kazanmaya başlayacak ve tam anlamıyla 18 Aralık 1978’de otonomisi tanınacaktır. O yıllardan günümüze kadar süren bu otonomiyle birlikte Katalanlar bugün otonomi değil bağımsızlık istiyorlar.

katalonya bayrağı

2006 yılında yapılan referandumla birlikte Katalonya’nın özerklik hakları genişletilmiş olsa da İspanya Anayasa Mahkemesi 2010 yılında bazı hakları düşürerek geri aldı. Vergilendirme konusunda ve bağımsızlık referandumuyla alakalı yönetim merkezine (Madrid) sıklıkla ters düşen Katalonya, 2017 yılında yapılan tek taraflı referandumunda %90 oranında bağımsızlık istedi. Referandum süreci çok sancılıydı ve sonrası da öyle oldu. İspanya hükümeti ve tüm dünya bu referandumu geçersiz saydı. Merkezi hükümet Katalonya’nın meclisini kapattı, başkan ve bakanları görevden aldı, kolluk kuvvetlerini dağıttı. Yönetim Brüksele kaçmış olsa da Geçen aylarda Katalan lider Puigdemont Almanya’da gözaltına alınmıştı ve son günlerde serbest bırakıldı. Bağımsızlık için oylamanın tek başına yeterli olmadığının yeniden bir göstergesi olan bu olaylar sonucunda tüm dünya Katalonya’yı yakından takip etmeye devam ediyor. Çünkü bütün bir Avrupa’da yıllardır süren seperatist (ayrılıkçı) olaylarla mücadele etmeye çalışan devletler bu gibi örneklerden ders çıkarmaya çalışıyorlar.

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*