Nerede Yanlış Yapmadık?
Selim Can

Nerede Yanlış Yapmadık?

Çocuklar

   Dünyanın neresine gidersek gidelim eğer o gittiğimiz yerde kendimize yakın insanlar aramak istiyorsak parklara gitmeliyiz. Etrafta koşuşan, eğlenen, birlikte olmanın ve saflığın en katıksızını yaşayanların yanına gitmeliyiz. Çünkü onlar kötülük nedir, kavga nedir, başkalarına sebebi her ne olursa olsun hakaret etmek nedir bilmezler. Ama şunu duyar gibiyim: "E bazen tartışan ufaklıklar görüyorum." Belki kendi açınızdan haklı olabilirsiniz fakat çocukları eğitenlerde bizler değil miyiz ? Aslında o kötü davranışları bizden öğrenmediler mi ?

Eğitim Aracı Olarak Şiddet

   Daha bu başlığı koyarken çocuk yetişitirmede nasıl saçma ve düşüncesiz bir eylem olduğunun bir kez daha farkına vardım. Neden insanca konuşmak varken o ufacık kötülük nedir bilmeyen yavrucağa şiddet uygularız ? Ne güzel söylemiş büyüklerimiz "Üzüm üzüme baka baka kararır." diye. Biz onların daima örnek aldığı varlıklarız. Bizim konuşma şeklimizi, bizim hareketlerimizi yapmaya çalışırlar. Görünen köyün kılavuza ihtiyacı olmadığı gibi yapmamız gerekenlerde ortada. Peki biz neden şiddeti bir araç olarak görüyoruz ? Çocuğumuzu neden eti senin kemiği benim diye öğretmenlere veriyoruz ? Onlar bir fidan değil mi ? Fidanlarda fırtınalarda değilde güneşli ve güzel havalarda en iyi şekilde yetişmez mi ?

Bir İnsan İnşa Etmek

   Evet yanlış okumadınız, insan inşa etmek…

   İnsanı bir binaya benzetirsek iskeleti ne kemiğidir nede eti. İskeleti fikirleridir, duygularıdır, davranışlarıdır. Bizi biz yapan bunlardır. Bizi zorluklara karşı ayakta cocuga-yonelik-siddet-indigo-dergisitutanda kişiliğimizdir. Madem kişiliğimiz bizim için bu kadar önemli neden çocuğumuza yaklaşırken onunda bir kişilik sahibi olduğunu ve bizim onunla iletişim şeklimizin onun kişiliğini şekillendireceğini düşünmüyoruz?

   Yeryüzünde hatta bilinen evrende her şey varolur ve bir zaman sonra kaçınılmaz bir şekilde yok olur. İlkokul sıralarında öğrendiğimiz gibi bizler de doğar, büyür ve hayata gözlerimizi kaparız. Acaba içinizden ben öldüğüm zaman arkamda dünyaya ne gibi izler bırakırım diye bir soru geçti mi ? Eğer geçtiyse cevabı çok basit ve tahmin edebileceğiniz bir şey. Adeta inşa ettiğimiz kişiler: "Çocuklarımız"…

Dünyaya Bırakılan İmza

  İnsanın dünyaya imzasıdır çocukları. Kimi özensiz bir şekil karalar ve gider kimi ise adeta bir sanat eseri ortaya koyar. Halbuki ne güzeldir arkamızda bıraktıklarımızın bizden daha iyi olacağıını bilmek, onların bizden daha güzel imzalar atacağını bilmek.

   Günlük koşuşturmacamızın içinde bizler ne kadar ailemizle ilgileniyoruz? Özellikle ailemizdeki ufaklıklarla ne kadar iletişim kuruyoruz ? Unuttuğumuz bir şey var ki biz bir ağaçsak köklerimizde ailemizdir. Bu yüzden ailemizle ve özellikle ufaklıklarla vakit geçirmeliyiz. Onların pozitif enerjilerinden bizlerde faydalanmalıyız.

Yüz Karartan İstatistikler

   Yazımın bu kısmına kadar çocuklara yakın olmanın, onlarla iletişim kurmanın, onları bir birey olarak görmenin ve güzel bir şekilde eğitmenin ne kadar önemli olduğundan bahsettim. Peki biz bunların üzerinde durmazsak neler olur hiç düşündük mü?

   Her dört çocuktan biri şiddet görüyor ve her beş dakikada bir çocuk şiddetten dolayı yaşamını yitiriyor. Buna benzer pek çok istatistik var. Asıl kötü tarafı ise toplumda bunu kabul eden insanların sayısıda azımsanmayacak derecede çok. Mesela UNICEF'in 2012 yılında yayınladığı rapora göre yaşları 15-19 yaş arasında olan genç kadınların yarısına yakını yani 126 milyonu, onlara şiddet uygulayan kocalarının bazen haklı olabileceğini düşünüyor.

Vur!

   Adam olmanın yaşla alakalı olmadığını bize gösteren bir video ile size veda etmek istiyorum. Unutmayalım hepimiz bir zamanlar çocuktuk ve nasıl eğitilirsek öyle oluruz. İçinizdeki çocuğu öldürmemeniz dileğiyle…


Önceki: Ayrıntılı Musul Dosyası ve Musul Operasyonu Sonraki: Aleyna Tilki Üzerine Aforizmalar

Yorum yok

Yorum Bırakın!

Yorum bırakın