barış akarsu

Kimdir O ?

Kategori: Portre Yazar:

“Tepede beyaz bir saray,
Sarayda soytarı bir kral.
Kara haber onun işi, sıra kimde?
Kanlı resimler ressamı,
Sergide insan mezarı,
Satılık olan karanlıktır, çerçevede.”

  Kariyerinin ilk albümünde bu sözleri yorumlayan cesur şarkıcıdan bahsetmek istiyorum. Bu kişiyi eminim bir çoğumuz biliyoruz ama onu ne kadar tanıyoruz bilemiyorum. Barış Akarsu, 2004 yılında Akademi Türkiye yarışmasını birincilikle bitirerek ünlü oldu. İlk albümünün adı: “ıslak ıslak”. İşte bu albümünde “kimdir o” şarkısıyla büyük bir cesaretle Amerika’yı eleştirebildiği için çokça takdir almış ve herkesin sevgisini kazanmıştır.

tumblr_n8elpzfh5g1roo11ko1_500  Ama bence bu şarkıyı söylemesinin amacı sevilmek ya da kuru kuruya eleştirmek değildi. Barış Akarsu, gerçekten insana değer verirdi ve elinden geldiği kadar herkese yardım etmeye çalışırdı. Özellikle lösemili çocuklar için verdiği konserlerle biliyoruz onun çocuk sevgisi. Tabi bunlar bildiğimiz kısmı. Daha kimlere nasıl yardım etti bunları bilemiyoruz. Zaten babasına neden Barış adını verdiği sorulunca babası onun doğduğu günlerde yaşanan kardeş kavgasına tepki olarak bu adı verdiğini söylemiş.

  Ben Barış Akarsu’nun böyle iyi kalpli olmasını çocukluk zamanına bağlıyorum. Özellikle annesinin babasının ayrı olduğu dönemde çok zorluklar yaşamış aslında daha çok kendi başının çaresine bakmak zorunda kalmış diyebilirim. Onun üzerinde dedesinin ve anneannesinin emeği büyük olmuş. Dedesiyle balık tutmaya gidermiş ve lise dönemlerinde yelkencilik yapmaya başlamış. “Toprak kokan şehir, deniz kokan şehir, sevda kokan şehir” olarak tanımladığı memleketini -Amasra’yı- çok severmiş, teknelere ve denize olan sevgisini memleketine bağlarmış. Daha sonra barlarda, televizyon ve radyo programlarında şarkı söylemeye başlamış. Yani tekrar söylüyorum ki kendi başının çaresine bakmış.

  2006 yılında ikinci albümünü çıkardıktan sonra “Yalancı Yarim” dizisiyle iyice ünlenmiş ve hayranları tarafından “Alfonso Tarık” olarak anılmaya başlamıştır.

  29 Haziran 2007 yani 28. doğum gününde trafik kazası geçiren Barış Akarsu, beş gün yoğun bakımın ardından hayatını kaybetti. Yoğun bakımdayken beş gün boyunca sevenleri hastanede umutla bekledi. Kısa sürede bu kadar sevilmesi onun sıradan bir insan olmadığını gösteriyor bence.

  Ben elimden geldiğince onu anlatmaya çalıştım, şimdi de birinin sosyal medyada Barış Akarsu hakkında paylaştığı hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum:

“Üniversiteyi yeni kazanmıştım. Babamın pek durumu yoktu, ben de biraz para biriktirmek için yazın Bodrum’a gittim. Bir arkadaşım bir mekanda çalışıyordu, ben de orada işe başladım. Onu ilk kez orada gördüm. Sahneye çıkıyordu, daha yeni yeni tanınıyordu ama..
Sabah oldu, sahnesi bitti, yanımıza geldi; 
Dostum gel otur gel dedi.
Ben utana sıkıla abi iş var dedim.
Ya gel sen, sonra yaparız beraber dedi.
Oturdum kimsin bakalım sen, adın ne? dedi.
Yusuf dedim.
Ekmek kuyunun dibindedir Yusuf dedi.
Gülümsedim
Okuyorum abi, para lazım dedim.
Aferin dedi. 
İyi geceler bile demeden gitti.
Sonra hemen hiç selam bile vermeden 2 ay geçti.

Ben babamı kaybettim abi orada çalışırken.
Memlekete gittim.
Mersin’e.
Baktım kalabalıkta biri var, siyah deri mont, gözlüklü.
Yaklaştı yanıma, olur Yusuf olur.
Hayat bu, kuyudan çıkmaya gayret et sen hep dedi.
Gitti.
Kardeşime bir zarf bırakmış, içinde biraz para ve bir mektup var, bir de banka hesap cüzdanı.
Bütün eğitim masrafların bana ait, kimseye söz etmek yok.
Etmedim abi, kimseye bir şey demedim…
O günden sonra abim, babam, her şeyim oldu o benim.
Evlendim, oğlum var bir tane, adı Barış.”

Ankara’ya hapsolmuş bir İstanbul aşığıyım. Peki bundan şikayetçi miyim? Hayır. Çünkü ben mutluyum. Mutlu olmadan yapılan hiçbir şeyin doğru olmadığına inanan bir insanım. Mutlu insan umutludur, umudu olansa mutludur.

“İnsan; denizin olmadığı yerde, umut adına, martı olmalı.” N.H.R

1 Yorum

  1. Bu yazıyı gördüğümde çok şaşırdım ve duygulandım.Barış AKARSU yu benim gibi hala unutmayanların olduğunu görmek beni çok mutlu etti.Barış AKARSU nun bendeki yeri çok büyük . Daha 10 yaşımda bana rock müziği sevdiren adam ve hala hergün şarkılarını dinlemekten bıkmadığım bir adam.
    Çok pozitif ve enerji dolu bir insandı .Yaşamaktan bu kadar zevk alan bir insanın çok erken yaşta hayata veda etmesi gerçekten çok üzücü. İyi insanlar erken gidiyor.. Daha 28 yaşında bu kadar sevilmiş bir insan eminim çok büyük işler yapıcaktı.Ayrılık zamansız geliyorrr… Ahh ayrılık .. Size de böyle bir yazı yazdığınız için çok çok teşekkür ederim .
    Duygulandım yine ..
    Ölmedin Barış sen hatırladığımız sürece yaşayacaksın .. Sen sadece hastanenin arka kapısından çekip gittin..

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*