kemal sunal

Konuşmadan Güldüren Adam: Kemal Sunal

Kategori: Portre Yazar:

11 Kasım 1944 İstanbul doğumlu, aslen Malatyalı, dar gelirli bir ailenin 3 erkek çocuğunun en büyüğüdür. Doğum günü aslında 10 Kasımdır fakat Atatürk’ün öldüğü günde kutlama yapmayalım diye 11 Kasımda kutlar doğum günlerini.

    Sanat hayatına henüz genç yaşlarda Vefa Lisesinde "Zoraki Tabip" adlı bir oyunla başlar. Üniversite eğitimine Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünde sürdürür fakat gösteriler ve turnelerle iyice uzayan eğitimi 12 Eylül olayları nedeniyle yarım kalır yıllar. Sonra eğitimine devam eder ve okulundan 1995 yılında mezun olur. Bununla da yetinmez ve yüksek lisans yapar. Hatta yüksek lisansını yaparken hazırladığı TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü adlı tezi, ilerleyen yıllarda kitaplaştırarak sevenleriyle paylaşmıştır.

   "Lise son sınıfta iken felsefe öğretmenim Belkıs Balkır benim elimden tuttuğu gibi Müşfik Kanter’e teslim etti" der kitabında. Daha sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda profesyonel olarak rol aldığı sıralarda Ertem Eğilmez onu farkeder 1972 yılında. Tatlı Dillim filmiyle tiyatrodan beyaz perdeye ilk adımını atar. Canlandırdığı saf, halkın içinden karakterler ve filmlerinde sıkça değindiği dönemin sosyokültürel yapısını yansıtan olaylar halk tarafından oldukça sevilir.

    Kendisi gibi oyuncu olan eşi Gül Hanım ile 2,5 yıl mektuplaştıktan sonra 1974 yılında evlenmiştir. Ali ve Ezo adında 2 çocuğu vardır.1976 yılında rol aldığı Kapıcılar Kralı filminde gösterdiği başarısı ile 1977 yılında Antalya Film Festivalinde Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazanmıştır. Çiğ köfteyi ve İbrahim Tatlıses dinlemeyi seven, oynadığı dizi kendi çektiği filmlerle aynı zaman diliminde yayınlandığı için izlenmeyen (bu konu hakkında eşi Gül Hanım "Kemal'in tek rakibi Şaban'dı" der), konuşmasa da güldüren ve uçak fobisi olan bir insandır. Maddi olarak çok varlıklı olmayan Kemal Sunal bir anısında eve misafir gelmeden önce eşi Gül hanımla birlikte kaldıkları evde rutubet kokusu belli olmaması için kızartma yaptıklarını söyler. 1990'dan itibaren filmleri televizyon kanallarında kesintisiz yayınlanmaya başlamıştır. Hayatı boyunca 82 sinema filminde yer almıştır. Son film Balalayka'yı çekerken Trabzon'a gitmek üzere bindiği uçakta geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir.

    Kemal Sunal’ın bu kadar sevilme sebeplerinden birisi de insanların kendinde ve çevresinde bir miktar canlandırdığı karakterleri bulmasıdır. Her sınıfta bir İnek Şaban vardır, her köyde bir Kibar Feyzo… 7/24 Kemal Sunal filmleri yayınlayan kanallar var günümüzde. Şöyle bi durup birkaç dakika seyrettiğimizde anlıyoruz ki biz sadece Kemal Sunal'ı değil, kendi hayatımızdaki İnek Şabanları, Kibar Feyzoları ve 100 numaralı adamları izliyoruz. Belki de bu yüzden aynı filmi defalarca izliyor aynı sahneye defalarca gülüyoruz.

 

Videoda görüldüğü üzere Kemal Sunal'ın güldürmek için konuşmasına gerek yoktur.

Ve Kemal Sunal 3 Temmuz 2000'de biz sevenlerine tebessümü miras bırakarak aramızdan ayrılmıştır. Rahmetle anıyoruz…

Kahramanmaraşlı. 8 yılı Kahramanmaraş’ta 4 yılı Amasya’da 2 yılı Ankara’da olmak üzere profesyonel öğrenci. Teknolojiye ilgili, sporun her türlüsünü izleyen, Oğuz Atay ve Turgut Uyar hayranı ve en önemlisi ülkesine aşık bir Türk.

1 Yorum

  1. Keşke daha uzun yaşasaydı dediğim insanlardan. Halen o gülen yüzü ile hatırlıyorum ve filmlerini defalarca izliyorum bir çoğumuz gibi…

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*