Kişisel Blog Tadında Çok Yazarlı Blog

anne borcu

Tükenmez Borcum Var

Kategori: Deneme Yazar:

    Siz hiç şuna sahip olduğum için çok şanslıyım dediniz mi? Dediyseniz neler için dediniz, bir düşünelim… Eviniz, arabanız, arkadaşınız, evcil hayvanınız, oyuncağınız, kitabınız… Bu liste uzar gider. Birini unutmuyor muyuz sizce? Hani şu aynı soruyu ona sorsak cevabına hiç düşünmeden "Çocuklarım!" diyecek olan kişiyi. Evet annemizi…

    Hani anneler gününde "annemizi bir gün değil her gün hatırlamalıyız" deyip sonra kolayca kırabildiğimiz veya sadece işimiz düştüğünde yalakalık yaptığımız annemiz var ya, işte o. Abartma o kadar da değil demeyin, sadece bir düşünün. Onun size yaptıklarını ve sizin ona yaptıklarınızı düşünün. Ben düşünüyorum da annemin sevgisinin hakkını hiçbir zaman veremedim, verebileceğimi de pek düşünmüyorum.

Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
Ne cefalar çekti ne etti Anam
Acı tatlı zahmetime katlandı
Uçurdu yuvadan yürüttü Anam

 

Anaların hakkı kolay ödenmez
Analara ne yakışmaz ne denmez
Kan uykudan gece kalkar gücenmez
Emzirdi salladı uyuttu Anam

    Evet hepimiz annemizi çok seviyoruz. Zaten sevmemek elde mi? Çocuklarının doğumundan itibaren kendini bitirircesine iyilikleri için çabalayan anneleri sevmemek tabiki de elde değil. Ana yüreği dediğimiz kavram bile yeter onları yüceltmek için. Normalde asla yapmayacağı şeyleri, süper güçleri varmışçasına çocukları için gözü kapalı yapabilir bir anne. Bizim için bütün hayatını bir kenara atıp sadece çocukları için yaşayan annelerimizi sevmememiz neredeyse imkansız. Peki bir anne çocuğunu neden bu kadar çok sever? Bu sorunun cevabını hiçbir zaman bulamadım. Hatta o kadar merak ettim ki, bir gün anneme sordum. Cevabı ise bilmiyorum oldu. Bilmiyorum… Demek ki neymiş? Gerçek sevgi buymuş. Nedensiz olanmış. Karşılıksız olanmış. Ve birçok konuda olduğu gibi karşılıksız sevmek konusunda da örnek olur bize anneler, annelerimiz…

Doğurdu beni Sivas ilinde
Sivralan Köyünde tarla yolunda
Azığı sırtında orak elinde
Taşlı tarlalarda avuttu Anam

 

Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
Huysuzluk edersem kalkar döverdi
Hemen kucaklayıp okşar severdi
Çirkin huylarımı soyuttu Anam

 

Çocuğudum Anam bana ders verdi
Okumamı çalışmamı ön gördü
Milletine bağlı ol da dur derdi
Vatan sevgisini giyitti Anam

    Unutuyoruz. Her şeyi olduğu gibi onları da unutuyoruz. Bize neler yaptığını, neler yapabileceğini, bizim için nelerden vazgeçebileceğini, ne kadar sevdiğini unutuyoruz. Bize göre çok önemli olan o küçücük şeyleri onların önüne koyuyoruz. Onlar unutmuyorlar ama. Her saniye akıllarında çocukları var. İşte bu yüzden bence haklarını ödeyemeyeceğiz.

Tükenmez borcum var Anama benim
Onun varlığından oldu bedenim
Kimi köylü kızı kimisi hanım
Ta ezel tarihte kayıtlı Anam

    Ne zaman anlayacağız peki biliyor musunuz? Kaybedince. Her şeyi olduğu gibi onların da değerlerini kaybedince anlayacağız. Belki de bu yüzden unutuyoruz, kaybetme korkusu yok çünkü içimizde. Sanki hep hayatımızda olacakmış gibi, hiç gitmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Peki ya gidince? Doğduğumuzdan beri arkamızda olan o kocaman desteği kaybedince ne olacak? Düşüncesi bile çok korkunç değil mi? Normalde belki de doğru düzgün konuşmadığımız annemizin artık hayatımızda olmayacak olması bizi neden bu kadar korkutur? Belki de bizi her halimizle kabul edecek, ne yaparsak yapalım kollarının arasına alacak bir tek o olduğundandır. Bilmiyorum…

    Ama ben size anneniz hala hayattayken ona sevdiğinizi söyleyin şeklinde klişeleşmiş lafı söylemeyeceğim. Hiçbir zaman inanmadım sevmenin sözcüklerle olduğuna. "Kelime manayı boğan bir gömlektir." sözü her zaman hoşuma gitmiştir. Bence duygular söylendikçe değerini kaybeder. O yüzden söyleyin demiyorum, hissettirin. O nasıl size yanınızda olmadığında bile yanınızdaymış gibi hissettiriyorsa siz de ona sevdiğinizi hissettirin. Zaten en küçük mutsuzluğunuzu bile hissedebilen birine bunu hissettirebilmek çok zor olmasa gerek.

Veysel der kopar mı Analar bağı
Analar doğurmuş ağayı beyi
İşte budur sözlerimin gerçeği
Okuttu öğretti büyüttü Anam

    -Aşık Veysel ŞATIROĞLU

Ankara'ya hapsolmuş bir İstanbul aşığıyım. Peki bundan şikayetçi miyim? Hayır. Çünkü ben mutluyum. Mutlu olmadan yapılan hiçbir şeyin doğru olmadığına inanan bir insanım. Mutlu insan umutludur, umudu olansa mutludur."İnsan; denizin olmadığı yerde, umut adına, martı olmalı." N.H.R

8 Yorum

    • Teşekkür ederim. Bazı şeylerin normalleşmemesi adına bir şeyleri hatırlatabildiysem ne mutlu bana 🙂

  1. Anne, ilk kelimesidir bebeğin, aklımız başımızda değilken(!) biliyoruz bir tek değerini sanırım…

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

Deneme Kategorisinde Son Yazılar

yalnızlık: veda#5

Yalnızlık: Veda #5

Söylediğimiz tüm veda sözleri biraz buruktur. Her vedada biraz daha eksiliriz. Kıyısından,

İZMİT’TE 3 GÜN

    İç kesimin kuruluğundan sahilin nemine doğru yolculuk…İzmit. Macera otobüs yolculuğuyla başladı.
Yukarı Çık