kaç baba kaç
Ankara Devlet Tiyatroları' nın sahnelenen ünlü gösterisi kaç baba kaç oyunu hakkında düşüncelerim.

Kaç Baba Kaç Oyun İncelemesi – Ankara Devlet Tiyatrosu

in Sanat/Tiyatro Oyunları Yazar:

Değerlendirme

Oyunculuk
9/10
Kostüm tasarımı
8,5/10
Dekor ve ışık tasarımı
8/10
Kurgu- Metin
8/10
Ortalama
8.3/10

6 Mart 2018’de prömiyerini yapan Kaç Baba Kaç; 2 perde ve yaklaşık 2 saat 5 dakika uzunluğunda.

Yazan: Ray Cooney

Yöneten: Nejat Armutçu

Çeviren: Haldun Dormen – Kemal Uzun

Oyunumuz vodvil türünde bir oyun. Eğlenceli, dertten tasadan uzak bir oyun. Tabii entrika ile döşenmiş her parçası. Ben vodvil türü oyunları pek sevemesem de başrolde Tolga Tuncer’i görmemle kendimi oyuna kaptırmam bir oldu. Hiç ama hiç sıkmadı. İki perdeden oluşan oyunlarda genellikle ilk perdenin bitimi bellidir. Oyun hafiften durağanlaşarak araya gireceğim der seyirciye. Ama bu sefer ilk perdenin nasıl bittiğini bile fark edemedim. Sürekli hareketli dengeler üzerine kurulu bir oyundu.

Kaç Baba Kaç: Dr. David Morgan, kariyerinin en önemli konferansına hazırlanmaktadır. Çalıştığı hastanenin doktorlar odasında yapacağı konuşmayı prova ederken, kariyerinin en önemli günü,  hayatının en zor gününe dönüşür. Yıllar önce küçük bir kaçamak yaşadığı hemşire Tate, David’den olan oğlu Leslie ile çıkagelir.
David; yeni tanıştığı oğlu, eski sevgilisi, polis komiseri, noel hazırlıkları, rektör ve karısı ile uğraşmak zorunda kalır.  Hem de konferansına dakikalar kala…

Oyunculuk: Oyunculukları çok beğendim. Zaten oyun ekibinden 3 kişiyi görür görmez tanımam ve Rumuz Goncagül’ ü hatırlamam bir oldu. Birkaç kez zevkle izlediğim Rumuz Goncagül adlı oyunda oyuncu kadrosundan Tolga Tuncer ve Başak Gürdal’ ı oyun sırasında; Nejat Armutçu’yu ise ilk temsilin adeti olduğu üzere oyun bitiminde yönetmen olarak, tekrar görmek anılarımı tazelememe sebep oldu. Oyuncu kadrosuna çok dikkat edilmeden gidilen bir oyunda (hem de oyun sırasında) önceden izlediğin bir oyuncuyu tanımak ve o an izlediğin oyunla birlikte ondan önceki oyunun lezzetini de almak paha biçilemez bir duygu bence.

Oyuncular istekli ve coşkuluydu. Bir de üzerine oyunun prömiyeri olunca haliyle bu güzellik katmerlendi. Eee seyirci de gülmeye aç olunca, oyunda dinmeyen bir kahkaha silsilesi oyun boyunca sürdü.

Dekor ve ışık tasarımı: Dekoru beğendim. Oyun genel olarak bir odada geçiyor. Ama odanın pencereleri o kadar işlevsel kullanılmış ki oyunun en renkli kısımları pencerede geçti diyebilirim. Işık tasarımıysa durgun düşünülmüş. Belki bazı sahnelerde ışık olaylara biraz daha odaklanabilirdi ama yine de ışık tasarımı da güzeldi.

Kostüm tasarımı: Kostümlerin üzerine de bir hayli çalışılmış. Özgün tasarımlar düşünülmüş. Özellikle Leslie’nin kostümü çok hoşuma gitti. Meraklıları için oyun broşüründe kostüm eskizleri de mevcut.

Genel olarak:

Daha önce de birçok kez belirttiğim gibi vodvil türü oyunları oyun sırasında severek izlesem de gerek bir mesaj verme kaygısı olmadığı için gerekse akılda kalmadıkları için pek sevmem. Bu yüzden trajedi türündeki oyunları seven birisi olarak; İkinci Katil’ den, Anna Karenina’ dan aldığım tadı alamadım. Oyun sırasında yer yer kahkahaya saracak şekilde güldüm. Sürekli güldüm gülmesine ama sanki anlıktı bu gülmeler. Yarına kalmayacak gibiydi.

Tabii bunları söylerken eğlenceli oyun severlere haksızlık yapmayalım. Objektif bir değerlendirme yapmak gerekirse eğlenceli, bol kahkahalı bir oyundu. Özellikle, tiyatroya pek gitmeyen arkadaşlarınızı tiyatroya ısındırmak istiyorsanız güzel bir tercih olabilir. Pişman olmazsınız diyebilirim. Hele ki Rumuz Goncagül’ü izleyip beğenenler bir an önce izlemeli. 😀

Kaynakça:

http://www.devtiyatro.gov.tr/programlar-sehirler-ankara-detay-bolum_oyunekibi-kac-baba-kac44.html

Not: Oyunlarda yaptığım eleştiriler akademik anlamda çözümlemeler içermemekle birlikte, herhangi bir tiyatro tutkunu gibi pratik eleştiri niteliğindedir. Bu nedenle ele alınan konular yüzeysel cümlelerle ve çözümlemelerle değerlendirilmektedir. Kısacası basit tiyatro anlayışıyla herkesin anlayabileceği basit analizler yapıyorum. Bu anlamda akademik açıdan eksiklerim olursa mazur görülmesini canı gönülden isterim. Amacım insanı anlatan tiyatro sevgisini aşılamak. Elimden geldiğince…

Umarım faydalı olmuştur. Ayrıca eksik gördüğünüz kısımları ya da oyun hakkında başka fikirlerinizi ve bakış açılarınızı yoruma yazarsanız çok memnun olurum.

Tiyatro kardeşliktir. 😀

OYUN EKİBİ:

DEKOR TASARIMI

MURAT GÜLMEZ

KOSTÜM TASARIMI

DENİZ ÇAĞRI BİLGİLİ

IŞIK TASARIMI

ŞÜKRÜ KIRIMOĞLU

MÜZİK

KEMAL GÜNÜÇ

DRAMATURG

CANAN KIRIMSOY

YÖNETMEN YARDIMCISI

FÜSUN AKAY

ASİSTAN

ERDAL OZAN METİN

SAHNE AMİRİ

DİLEK ÇOLAK BIDAK

KONDÜVİT

BAYRAM UÇAR

IŞIK KUMANDA

MUSTAFA BAL

SUFLÖZ

DİLEK ALTINTAŞ

DEKOR SORUMLUSU

ÖZGÜR DOĞAN

AKSESUAR SORUMLUSU

METE KOCAOĞLU

KADIN TERZİ

NECLA GÜLER

ERKEK TERZİ

MURAT HALLAÇLIOĞLU

PERUKACI

EYÜP KALELİ

OYUNCULAR

TOLGA TUNCER

MELTEM KESKİN

ELVAN EKER

ZUHAL TAŞAR

CAN ÖZTOPÇU

BAŞAK GÜRDAL

ARSAL MAZMANOĞLU

TANSEL AYTEKİN

CEYHUN BECERİKLİ

ALİ KARACA

ERDAL OZAN METİN

Tiyatro izlemek, unutulmayan dünya klasikleri okumak, yemek yemek başlıca sevdiğim şeylerdir. Bunun yanında; gülmenin, en azından gülümsemenin bir ihtiyaç olduğunu erken yaşta fark ettiğimden ötürü bol bol gülerim. Yazdıklarım, bir şairin dizesi gibi kısa ve anlamlı olsun isterdim ama uzun uzun hayal edip uzun uzun gece yazmalarını severim.

    • Oyunu izler izlemez tanıtım yazısını yazmayı çok seviyorum. Bir de oyunun prömiyerini izlediysem daha zevkli hale geliyor bu yazılar. Yorumunuz için ben teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*