çığ felaketi
/

2020 Yılı Daha Ne Kadar Kötü Başlayabilirdi?

Okuma Süresi 4 Dakika
1

Heyecanla, umutla bekledik 2020’yi. Her birimizin farklı umutları, beklentileri vardı bu yıl için. Ancak 2020’nin bizim isteklerimizi, beklentilerimizi umursadığını pek sanmıyorum.

Daha yeni yılın başındayız diyebileceğimiz zamanlarda dünyanın, ülkemizin, insanlarımızın başına gelmeyen olay kalmadı. Haber izlemekten o kadar çekinir olduk ki… Hep bir diken üzerindeyiz. Acaba bugün hangi kötü haberle güne başlayacağız diye düşünmeden edemiyor insan. Normalde medyayı, gündemi takip eden bir insan değilim ancak fakültem ara tatilde olduğu ve aile evinde olduğum için haberlerle oldukça haşir neşirim. Gelin görün ki televizyonda izlenecek başka da bir şey bulamıyor insan. Konumuza dönelim. Daha bu yaşlarda kendi geleceğimizin yanında insanoğlunun geleceği hakkında da endişelenmeye başlıyor insan.

Doğal afetler, kazalar, felaketler bir yana insanların birbirlerine yaptıkları bir yana benim gözümde. (Çoğunlukla) diğerleri öngörülemez veya engellenemez gibi gelirken insanların birbirlerine yaptıkları çok daha büyük bir olay bence. İsteyerek, planlayarak ve acımasızca yapılmakta. Amaçları karşısındakilere acı çektirebilmek. İnsanoğlu nasıl bu kadar kötü olabiliyor anlamak mümkün değil. Kadına şiddet, sağlık çalışanına şiddet, canlıya hayvana şiddet… Saymakla bitiremiyoruz. Azalıp yok olması gerekirken, bu davranışlar sürekli bir artış gösteriyor. Vicdanlı, ahlaklı, saygılı, bilinçli nesiller yetişmesi gerekiyor. Bizden öncekilerin hatalarını görüp ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bunun için her birimizin çaba göstermesi gerekli.

Ülkemize baktığımız zaman insan buralardan kaçıp gitmek istiyor. Artık kötü bir şeyler yaşayacak gücümüzün kalmadığını hissediyorum. Ülke olarak çok zor günlerden geçiyoruz. Çin’den tüm dünyaya yayılan coronavirüs, depremler, çığ felaketi, uçak kazası, hain terörist saldırıları… Birçok can kaybettik. Allah yakınlarının ve tüm insanlarımızın yardımcısı olsun. Belki tam olarak o insanların neler çektiğini anlayamıyoruz, başımıza gelmeyen bir acıyı anlayabilmek gerçekten çok zor. Onların acılarını paylaşmaktan başka da elimizden bir şey gelmiyor maalesef. Daha fazlasının yaşanmaması hepimizin ortak temennisidir diye düşünüyorum.

Bazı olaylardaki can sıkıcı durumların başında ise ihmalkârlığın istenmeyen olaylara sebebiyet vermesi geliyor. Liyakat ile felaket arasında ilişki vardır derler. Çok da doğrudur. Her işi ehline emanet etmek gerekir. Ülkemizin başlıca sorunlarından birisidir; işi sahada en iyi olana değil de kan bağı olana yahut taraftarına verilmesi.  Umarım gelecekte bir gün her şey olması gerektiği gibi olur…

Yeni yıl için planlarımız vardı, ancak görüyoruz ki 2020’nin de bizler için planları var…

Her kitap ayrı bir dünya, keşfedilmeyi bekleyen ayrı bir kıtadır. İnsan kitaplarda kayıp olmalı... İnsan ömrünün sonuna kadar bir şeyler öğrenmeye devam edecektir. Ben de yeni şeyler yapmayı ve yeni şeyler keşfetmeyi seven birisi olarak bu sitede bir şeyler karalıyorum.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.

Önceki Yazı

Oyunlar Neden Tarafsızca Eleştirilmiyor?

Sonraki Yazı

92. Akademi Ödülleri: Hollywood Sinemasından Dünya Sinemasına

Blog Kategorisinde Son Yazılar