Valery Legasov

Valery Legasov Gerçek Bir Kahraman

Belki de hepimizin adını son zamanların popüler dizisi Chernobyl’de duyduğumuz; usta oyuncu Jared Harris’in oynadığı Valery Legasov 1 Eylül 1936 Rusya’nın Tula şehrinde doğdu. Legasov 1949 yılında şu an adını taşıyan ve önünde bronz büstünün olduğu 56 numaralı okula girdi. 1961 yılında Moskova Mendeleyev Kimya Enstitüsünden mezun oldu. Ardından Kurchatov Atom Enstitüsünde yüksek lisansını ve doktorasını yaptı. 1976 yılında profesör oldu. Parlak bir akademik kariyeri olan Valery Legasov 1983 yılından ölümüne kadar; Moskova Üniversitesi Kimya Fakültesi Radyokimya ve Kimyasal Teknoloji Bölüm Başkanı olarak çalıştı.

Çernobil:

26 Nisan 1986 sabahı her şeyden habersiz kahvaltısını yapan Valery Legasov’un telefonunu çalmaya başladı. Telefonu açtığında Çernobil nükleer tesisinde bir patlama yaşandığını ve bölgeyi incelemeye gidecek özel ekipte bilimsel kanadı temsil edeceğini öğrendi. Emri bizzat Kremlin vermişti. Valey Legasov kimya ve moleküler fizik uzmanıydı. Nükleer reaktörler üzerinde uzman değildi. Ama o tarihte diğer uzmanlar tatilde olduğu için incelemeye gönderilecek en mantıklı adaydı. Ayrıca Moskova; reaktörün yakıt deposunda bir patlama olduğunu ve çok önemli olmadığına inanıyordu.

Legasov itfaiyeci ifadelerinden ve Çernobil’deki patlama alanını gördükten sonra bunun basit bir patlama olmadığına düşündü. 4 numaraları reaktörün helikopter ile 300 metre yakınına giderek faciayı kendi gözleriyle gördü. Evet korktuğu olmuştu çekirdek patlamıştı. Legasov ortamdaki radyasyonu ölçmeye çalışıyordu ama radyasyon o kadar yüksekti ki radyasyon cihazları o seviyeyi ölçemiyor ve bozuluyorlardı. Hızlı hareket edip acilen çevredeki insanları tahliye etmek istiyordu aksi halde binlerce insanın hayatı tehlikeye girecekti. Moskova ilk başta Valery Legasov’u ciddiye almadı ve isteğini kabul etmedi. Tahliye talebi anca 36 saat sonra kabul edildi. Pripyat ve çevresinde yaşayan yaklaşık 300.000 insan bir daha geri dönmemek üzere tahliye edildi.  Legasov hızlı öngörüsüyle binlerce hayatı kurtarmıştı ama karşılarında binlerce yıl boyu bir kıtayı zehirleyecek bir nükleer reaktör kalıntısı vardı ve temizlenmesi gerekiyordu.

Valery Legasov kendisini 3-5 sene içerisinde öldürecek kadar yüksek doz radyasyon aldığının farkındaydı ve Çernobil’de bulunduğu her gün ömrünün kısalacağını biliyordu. Ama o Çernobil’e tekrar döndü ve reaktör kalıntılarının temizlenmesini sağladı.

 

Dünya’ya Savunması

Tüm dünya patlamadan Sovyet Rusya’yı sorumlu tutuyordu. Moskova uluslararası itibarını korumak için bir kez daha Valery Legasov‘u görevlendirdi. Legasov ülkesinin onurunu kurtarmak için ve diğer dünya liderlerin cevap vermek; Viyana’da bulunan Uluslararası Atom Birliği toplantısına 400 sayfalık bir rapor sundu. Diğer ülkelerden gelen onlarca bilim adamının sorularını soğukkanlılıkla cevapladı ve Sovyet Rusya’nın kusuru olmadığını anlattı. Herkes Valery Legasov‘a inanmıştı. Bu Moskova’da çok olumlu karşılandı. Herkes Legasov’u milli bir kahraman olarak görüyordu.

Ölümü

Valery Legasov için her şey bitmemişti. Rus yapımı nükleer santrallerde kullanılan RBMK tip reaktörlerinin problemli olduğunu biliyordu ve her an birisinin daha patlaması korkusuyla yaşıyordu. Ama onu ne Kremlin ne de KGB dinlemiyordu. Hatta Valery Legasov KGB tarafından izleniyor ve tehdit ediliyordu. Ama o bir şey yapmalıydı.

Valery Legasov yaşarak değiştiremedikleri şeyi, belki de ölümünün değiştirebileceğini düşündü.

Çernobil faciasının 2. yıl dönümü olan 26 Nisan 1986’da, kimine göre odasında kimine göre merdiven boşluğunda 51 yaşında iken intihar etti.

İntiharı Sovyet Rusya’da şok etkisi yapmıştı. RBMK reaktörlerinin kontrol çubuklarının tasarımı ile ilgili sorun artık akademik alanlarda da konuşuluyordu. Kremlin hızla bir yasa çıkararak RBMK reaktörlerinin güçlendirilip düzeltilmesi sağladı.

20 Eylül 1996’da, Rusya Devlet Başkanı Boris Yetsin, Çernobil felaketi ilgili soruşturmasında gösterildiği “Cesaret ve Kahramanlık” için; “Rusya Federasyon Kahramanı” onursal unvanını Valery Legasov’a verdi. Valery Legasov canından çok sevdiği ülkesi için 2 kez öldü ve on binlerce insanın ölmesini; aynı zamanda da yeni bir felaket yaşanmasını engelledi

Kendisi saygıyla anıyoruz.

Yazımı Valery Legasov’un Chernobyl dizisinin sonundaki sözleriyle bitirmek istiyorum.

Bilim adamı olmak naif olmaktır. Gerçeği aramaya o kadar odaklandık ki gerçekte ne kadar az kişinin onu bulmamızı istediğini görmedik. Fakat görsek de görmesek de; tercih etsek de etmesek de gerçek hep orada. Gerçek ihtiyaçlarımızı ve isteklerimizi umursamaz, hükümetlerimizi umursamaz, ideolojilerimizi ve inançlarımızı umursamaz, her zaman pusuda bekler. Bir zamanlar gerçeğin bedelinden korkuyordum, şimdi sadece şunu soruyorum:

Yalanların bedeli nedir?

 

Okuduğunuz için teşekkür ederim, yorumlarınızı bekliyorum.

Not: Eğer ki Çernobil ve Valery Legasov hakkında daha fazla bilgi elde etmek isterseniz; Nobel ödüllü Rus yazar Svetlana Alexievichn’in Çernobil Duası: Geleceğin Tarihi kitabını okuyabilirsiniz.

 

6 Comments

  1. Doğrusu aydınlatıcı bir yazı olmuş, böylesi değerli bir şahıs için böylesi güzel bir yazı. Elinize sağlık.

  2. Son zamanlarda netflix sayesinde öğrendiğim gerçek kahramanlardan bir tanesi. Valery Legasov eşsiz bir insanmış. Onun yerinde olsam bu şekilde bir cesaret gösterebilir miydim? O patlamadan sonra oraya gitmeyi kabul eder miydim? Etsem bile çekirdeğin patladığını gördükten sonra her geçen an ölümüme yaklaştığımı bilmek gerçekten büyük cesaret. Mekanı cennet olsun.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Blog Kategorisinde Son Yazılar