Aşkın Yaşandığı Yol Hangi Zamanda Gizlidir?

Kategori: Edebiyat

Sana öyle bir mektup yazmak isterim ki her saniyesinde sana sarılan, seni saran; her dakikasında seni anlatan. Lakin bunun için dakikalar yetersiz, kelimeler çaresiz. Kelimelerin çaresiz kaldığı yerde dilimin acziyetinden dolayı beni suçlama, bana kızma. Her dilde aşkı söylemek mi, her dilde dolaşacak aşkı yaşamak mı diye sorarsan ben yalnızca Sen diyebilirim Sevdiğim. Çünkü aşkı anlatan da sensin, yaşayabileceğim aşk da sensin.

Gecenin bir önceki saatini terk edip bir sonraki saate geçiş zamanında ay, ışığını yansıtıyordu dalga dalga kıyıya doğru vuran denize. Ah varlığıyla geceyi adeta gündüze döndüren, gönlümü yakan Sevdiğim. Ben yürüyorum ayın aydınlattığı yolda. Ne zaman bir hayal kursam, geleceği düşlesem, düşlediğim yeri aydınlattığın her dakikada sen varsın. Senle birlikteyken ve senin olmadığın anlarda sana tekrar geri döneceğimi düşünerek geçen dakikalar… Seni benden ayrılmaz kılan nedir zamanımın sultanı olan Sevdiğim. Nedir ey Sevgili dünümü, bugünümü, yarınımı geniş zaman yapan.

Hasretinle uğruna feda ettiğim günlerimi sevdandan yanan takvimlere sor. Ben hangi zamanın hangi diliminde yaşar olduğumu unutur olmuşum. Bugün dünün hangi yarını? Yarına varan yol bugünden mi dünden mi geçiyor? Bugünün yaşanması için dünün hangi geçmişte kalması gerekir? Dün olmadan bugün olabilir mi? Düşlediğimiz yarına ulaşmak için daha ne kadar bugünlerimizi düne feda edeceğiz? Dün dünde kalırsa bugüne varılabilir mi? Yarınlarımız içinde hangi dün ve bugünlerimiz saklı? Dünümüzde hangi bugünleri ve yarınları harcadık? Yarına varabilir miyiz? Bugünümüzü yarın yapmak ne kadar mümkün? Dünümüz düşlediğimiz yarınsa bugün günlerden ne?..

Dünümde de, bugünümde de, yarınımda da bulunan Sevdiğim; yüreğimden dilime taşan sesi dinleseydin, kendimden daha çok seni konuştuğumu anlardın. Seni hangi zamanda dinlediğimi, göğe yükselen dualarımın Amin sesini ancak sonsuzluğu tasvir edebileceğim geniş zamanda anlatabilirim. Bugüne giden dünü geçip yarına devam etmenin adıdır geniş zaman. Sana kavuşmayı beklediğim yarını artık bize bugün eyle Sevdiğim. Kavuşalım ki yüreğimde küllere feda etmeye devam ettiğim hasretini artık düne beraber feda edebilelim. Gel ki küllerin yerine bağında bitecek elvan elvan gülleri birlikte ekelim. Ektiğimiz yerde bitecek aşkın meyvelerini yiyelim. İşte Sevdiğim, bana soracak olursan seni ne zamandan beri sevdiğimi; ne başlangıcını tarif edebilirim ne de sonunu görebilirim. Anla ki aşkın zamanı sonsuzlukta yaşanılan geniş zamanda gizlidir.

Dünyanın başkentinden (İstanbul) Türkiye'nin başkentine gurbete gelen ben. Geldiğimden beri her şeyin gurbetini yaşar olmuş bedenim. Gönlümü aşkıyla yaralayan Sevdiğim'e Ah seslenişlerimdir çoğu yazım. Vah vah edecek sözde sevgililere eyvallahımız yok bizim. Onlar için ibret, gerçek sevenler için yürekten kelimelerdir kalemimden akan. Çok sevdiğim, eserlerini okumaktan daima keyif ve bir o kadar da ibret aldığım Sinan Yağmur'un imza gününde imzalattığım kitabına yazdığı şu sözlerle sesleniyorum kendime, hakiki aşkı arayana, aşkı için yanana: "Her köz ateş, her kadın gönlüne güneş olmaz. Önce YAN!"

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*