adana köprübaşı

Bir Kare, Bir An, Bir Şehir / Adana

/
1

Şimdilerde en uzakta kaldığımız kavram sadelik belki de. Ne kadar gösterişli o kadar iyi sanılan devirlerdeyiz.

Kenar mahallelerden korka korka geçip, dalından koparılan meyveyi ancak rüyamızda yediğimiz plastik devirlerdeyiz.

Herkes birbirine benzeme çabası içinde, en çok kendine yabancı hallere sürekleniyor, kalabalık yalnızlıkların her geçen gün arttığı devirdeyiz.

Ancak öyle ki güneş ayrı güneş devir ayrı devirmiş Akdeniz’in göbeğinde. Bir sokak boyu derme çatma bir mahalle, komşuluk kardeşlikten öte olmuş burda. Yolda selam vermek bir yana evine biraz geç gelen komşusunu merak eden derdini soran insanlar varmış burada.

Okudukça şaşırıyorsunuz belki ama evet doğru bu sözünü ettiğim üçüncü sayfa haberleri ile güneşe ateş etmesi ile meşur, Seyhan’nın bağrında taş köprüsü ile Adana.

Sıradan bir gezi yazısı gibi tarihçe, ve coğrafik bilgiler vermek değil niyetim. Başka bir bakış sadece bu şehire.

Aslında çatısız evler ve palmiyelerin tezatlığı karşılıyor bu şehirde sizi. Lüksten arınmış görüntüsü ile gökten yere indiriyor nefsinizi. İkliminde salınan sarı portakallar, limonlar, incirler, zeytinler ve daha nicesi.

Sıcaklığı güneşten değil insanlarından bu memleketin. Çünkü bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık hiç uğramamış bu melekete. Ama bu hiç düşmemiş kebabı kadar dillere.

Mezapotamya’ya olan komşuluğu ile bir mozaik halini alan bu yeşil Çukurova diyarı, en az bereketiyle yetişen çeşit çeşit meyve sebzenin yanında bir o kadar her millet ve mezhepten insanı barındırıyor bağrında. Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve daha nicesi.

Sabah kahvaltısında et soran, yazın yaylara çıkıp serinleyen güzel çocukların, gözündeki ışığı ve yüzündeki gülümsemesiyle gönül zenginliği ile yıkanan, pamuğun bolluğundan belki de bilinmez pamuk gibi nineler ile nefes alan diyar,

Akdeniz ilinden,
Okuyanların da nasibine düşen,
İşte bu,
Bizim dilimizden.

Düşler ülkesinden bir kaza sonucu sevgisiz insanlarla dolu dünyanıza düstüm. Kim oldugumu sorarsanız "Biraz rüzgarım biraz dalga" şairin dediği gibi. Aslında belki kendimi arıyorum ben de burda. Yaşım konusunda da farklı düşünceler var ama ben hepinizle akranım. Burdan çoğu zaman düşler ülkesine olan özlemini paylaşıyorum sizlerle. Herşeyin yeterince gerçek olduğu bu dünyada biraz da olsa hayallerimize sahip çıkalım ne dersiniz ? Unutmayın insan kardeşlerim: "İnsan Sevgi İle Yaşar "

1 Comment

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Aynaya Bak

Aynaya bak. Şu çok karmaşık hayatına bi ara ver de aynaya bak. Kendine bak kardeşim kendine.

Firak Mevsimi

Özlemlerin bekçisi oldu gönül, Çare, derman sordu gönül, Yalnız özledi gönül, Yapayalnız kaldı gönül. Doldu gözleri

Yağmur

  Yatakta uzun zamandır dönüp durduktan sonra vazgeçti. Yatağının sağında bulunan camdan dışarı baktı. Güneş, yüzüne

Herkesten Biriyim

Kıyıdaki banktayım. Hafif hafif esen rüzgârın uğultusu, dalgaların hafif hafif karaya çarpış sesiyle kendimi tüm o