Ankara – Şiir

3

Işıkların aymadığı bir vakit izliyorum yine Ankara’yı.
Hafifçe bir esinti, camdan içeri
omzumu sıvazlarcasına girdiğinde,
derin bir nefesle düşüncelerimi karanlıkta bırakıyorum.

Malum manzara hep aynı…
ufuk görünmüyor çimento tabutlardan.
Birkaç demet umuduyla,
bir adımım takip ediyor diğerini.

Oysa yalnızım sandığım bu vakitlerde,
ben ve niceleriyle
kırıntıların peşinde koşarken buluyorum kendimi.
Hayallerin egzoz dumanına gömüldüğü bu meskende
izliyorum kırmızı, sarı ve yeşilin
yakamozunu
su birikintisinde.

Bir İstanbullu değilim ki
romantize edeyim şehrimi.
Yamalı yollarda
gidiyorum tekneme
bir otobüsün içinde.

Ankara Yesil ve Kirmizi Isik

"Her şey üstüme üstüme geliyor" derdim ama bir akıllı çıkıp "Sen terse gidiyorsun" diyecek diye demiyorum.

3 Comments

  1. Ömrümün çoğunu Ankara’da geçirmiş birisi olarak her kelimenin bana Ankara’yı hatırlattığını söylemeliyim. Egzoz dumanlarının gökyüzünü kaplarken otobüsün içinde etrafa bakındığım çocukluğumu anımsadım.

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Mum (Şiir – Serenay Özkan)

Mum Yarı yanar mum boş çerçevede gördüğünde kendini Ayın küresinde yıldızlar bir çember yaratmış Çocukların rüyalarını.

Gece – Şiir

Gecenin sessizliğini bozan yankılarda, Karanlığını kesen ışık demetlerinde, Yalnızlığımı pekiştiren ayak izlerinde ve Ara sıra gelen

Başka Bir Zaman

Radyo, cızırtıyla son hava durumu bültenini verirken şehrin merkezinde bir evin kapısı yavaşça açıldı. Açık sarı