Başka Bir Zaman

905 Görüntülenme
Okuma Süresi 1 dakika

Radyo, cızırtıyla son hava durumu bültenini verirken şehrin merkezinde bir evin kapısı yavaşça açıldı.

Açık sarı benekli, dalgalı koyu kırmızı, kapı eşiğinde göründü. Ev ahalinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Dizler titremeye, şakak derisi seğirmeye başladı. Tavuk kümesine girmiş tilki telaşı, amatör kuyumcu soyguncusu havası yoktu.

Sakince etrafı süzdü. Kundaktaki bebek ağlamaya başladı. Topal ninenin elindeki ince belli çay bardağı ortasından çatladı. Katarakt ameliyatı olmuş ak saçlı dedenin takma dişi tarhana çorbası kâsesinin içine düştü.

Birden hep bir ağızdan ağlaşmaya başladılar. Kundaktaki bebek hariç ev ahalinin hepsi kızıl karanlık lekeye birbirlerini işaret ettiler.

Kesik kesik, ince tizli bir uğultu duyuldu. Işıklar birden söndü. Kundaktaki bebeğin içli ağlayışı yetmişti.

“Başka bir zaman…” dedi.

 

Mustafa Bilgücü

 

20 Ağustos ve Kahverengi Kokarca isimli romanların ve Roman Fabrikası isimli öykü kitabının yazarı.

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde İlginizi Çekebilir

Gurbetten İzlenimler

Günler, saatler, saniyeler… Sadece üç saat sonra bambaşka bir dünyada buldum kendimi. Havası başka, suyu başka,

Roman Fabrikası

          Sermayemin tamamını harcadım. Yüksek bacalar kurdum. “Tavukların yumurtlaması için belli bir sıcaklık gerekir” dedim. Üç müstakbel

Cam Kenarında Düşüncelerim

Cam kenarında karalardım bir şeyler Duygularım firariydi aklımdan. İlham olan yağmurlar vardı bana. Kelebeklerim vardı özgürce