Bir hayattan diğerine yol alıyorduk

Az önce bir hayattan geçtik,
Ölümler ve doğumlar dahil
Bir nüfus sayımı? Cevap dünya!!!
Bir hayattan geçtik az önce,
Bir hayata girdik. Bir hayat
edindik kendi kendimize

Öylesine güzeldi ki yaşamak,
Öylesine çıktığımız her yolda,
Bir hayata vardık
Ve biz sürekli
Bir hayattan diğerine yol alıyorduk

Uzun kavakların arasında uzanan,
Toprak bir yol
Yolcusu garip, sonu meçhul;
Benimse aklımda, yıldızlı bir gökyüzü
Hayalim, sevgilinin gözlerinde görmekti gün yüzü
Ama biliyorum
Denize, göğe, maviye olan özlemim,
Öyle kolay kolay dinmeyecekti hasretim
Belki sadece kuşların kanatlarında
Yükselecekti masmavi göğe nefesim

Sen, altından ışıklar geçen durgun suya,
Ben, köpükleri boyumu aşan hırçın denize,
Sen erişebilmek istiyordun gökyüzüne
Aşıktın yüksek binalara, göz alıcı yerlere,
Ben saatler boyu gökyüzünü izlemek isterdim,
Ben bir ağacım olsun isterdim.
Yıldızlı bir gökyüzüm olsun isterdim.

Söylendiğine göre yaşıyoruz
Dört mevsim,
Ama -bugünler de- nedense kuşlar
Çok çabuk göçüyor güneye,
Sen ki takılıp kuşların peşine
Daha da yaklaşarak, uzanacaktın güneşe;
Ben de biliyorum, mor menekşelerin
Renklerin en güzeline büründüğünü,
Üzerine yemin edilen zeytinin, büyülü nar çiçeğinin, masmavi denizin
Güneyde olduğunu,
Ben de biliyorum inan
Ama çelik halatlarla bağlandı elim,
Ayağım bu topraklara mühürlendi
Sularım çekildi, kanım göllendi,
Ansızın bir pıhtı tıkadı,
Ayın aydınlattığı sokaklarımı.

Maviye çaldı gök. Güneş, çekildi köşesine
Nefes alan her zerreye renk veren yaşam
Büyülendi
Ve bir şairin, söylendi son sözleri
“Uzaklar sana gelmez,
Sen uzaklara gidersin”*

Sense hep farklıydın benim gözümde,
Bense hep aynı yerde bekledim seni;
En azından paralel bir evrende
Karşılaşma ihtimalimiz vardı
Ona güvendim…

*Didem Madak

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

6 Comments

  1. Bir hayattan diğerine yol almak.. Son zamanlarda okuduğum en içten yazılardan bir tanesiydi. Çok teşekkür ederim

    • Tesadüf derken tam olarak neyi kastettiğinizi anlayamasamda, bu yorum aklıma Halil Cibran’ın şu sözünü getirdi: “Kış, ‘İlkbahar, benim kalbimde’ deseydi, ona kim inanırdı?”

  2. Haklısınız. Bu yorumu yapmamı patavatsızlığıma sayın. İlk okuduğumda aklımdan geçen buydu ve direk yazmak istedim.
    Halil Cibran ın sözü de sanırım “ne alaka “ demenin nazik bir yoluydu. Ya da başka bir yorum yaparsak. Kış gibi soğuk gözükürsem içimin yumuşak olduğuna inanır mısın? Buna cevabım da evet inanırım.Cevap verme nezaketi gösterdiğiniz için de teşekkür ederim. 🙂

    • Sayın okur, öncelikle belirtmeliyim ki böyle düşüneceğinizi bilseydim kesinlikle o şekilde cevaplamazdım. Lütfen samimiyetime inanın. Benim o sözü yazma amacım”ne alaka” ‘yı nazikçe söylemek değildi. Bilakis benim amacım: Benim hayatımda olan tesadüflere, benim bakış açımı, o an, o sözde ki saklı gerçekliğe benzetmemdi. Yani kısacası, hayatın bizzat kendisinin bunu içinde sakladığını ifade etmek istedim. Bu yanlış anlaşılma içinse üzgünüm. Keyifli okumalar. 🙂

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Blog Kategorisinde Son Yazılar