/

Bir Stajyerin Gözünden Gebelikten Anneliğe Geçiş

Gebelik gerçekten çok güzel bir dönem, Allah tarafından mükemmel, kusursuz, yaratılışın olduğu dönem.

Dünyadaki en kutsal varlık olan Anneliğe geçiş dönemi. Artık normal bir kadın olmaktan çıkıp herkesin kendi içinde özel olduğu bir hayata Anneliğe geçiş dönemi.

Bu geçiş dönemi ve özellikle sonrası gerçekten sizin için zahmetli oluyor. 9 ay karnında taşıyorsun. Hayatın etkileniyor, geceleri rahat sağa sola dönemiyorsun, eğilip doğrulurken zorlanıyorsun, çabuk yoruluyorsun vs.

Doğumda o kadar sancı çekiyorsun, keşke erkekler doğursaydı diyorsun, beni sezaryene alın diye yalvarıyorsun, bir daha doğum yapmam diyorsun, son kez güçlü bir şekilde nefesini tutup son ıkınmayla bebeğin çıkıyor ya, o nefesi verdiğindeki rahatlık sonrası hemen o an yüreğine o annelik şefkati doluyor ve bebeğinin ilk ağlama sesiyle sen de ağlıyorsun, mutluluk gözyaşları döküyorsun. Yanında bebeğini hemşireler giydirirken onları izliyorsun, sana doğru getirip kucağına veriyorlar ya ilk bakış, ilk tutuş, ilk sarılış, kokusunu tenini hissettiğin o ilk an var ya. İşte tam o anda ne o 9 ay yaşadığın sıkıntılar, ne çektiğin sancılar… Hepsi tatlı bir anı olarak kalıyor geride. O an sorsam bir çocuğun daha olsun ister misin diye, biraz geçsin üzerinden düşünürüz dersin sancıları çekerken hiç dediğin anı hatırlamadan.

Anne oldun artık ama gebelik dönemini belki de arayacak hale geliyorsun. 7/24 onun hizmetçisisin. Canı ne zaman isterse o an yanındasın. Ne ağlamasından bir şey anlıyorsun ne bakışlarından. Tamamen Allah tarafından sana ve ona verilen rahmet doğrultusunda vücudunuz birbiriniz için gerekli olan iletişimi kuruyor ve ihtiyaç karşılanıyor. (Bebek ağladığında annenin süt salgısının arttığı + bebeğin ilk doğduğu günlerdeki süt içeriğiyle sonraki günlerdeki içeriğin farklı olması + emzirmenin sonuna doğru yağ içeriğinin fazla olması, bunun bebekte doyurganlığa eriştirdiğini ve ileride oluşabilecek obeziteden, diyabetten, diyabete bağlı oluşabilen aterosklerozdan (damar sertliği) koruyucu olduğu ve her bir besin öğesinin, minerallerin, vitaminlerin, immunglobulinlerin miligramlara kadar tamamen, eksiksiz bebeğin ihtiyacına göre ALLAH TARAFINDAN servis edilmesi bilinen bir gerçek). Hiç şikayet etmeden, tek bir beklenti içinde olmadan her şeyin tüm varın yokun o oluyor. En ufak ateşlenmesinde öksürmesinde endişeye kapılıyorsun, telaşlanıyorsun, saatlerce yanından ayrılmadan dualarla ona bakıyorsun. Tarihler günler gece gündüz birbirine giriyor karışıyor. Ama sen 7/24 aralıksız, tatilsiz, hiç bir beklentin olmadan oradasın, yanındasın. Çünkü artık sen Annesin, Annesisin.

https://parlakjurnal.com/anne-sutu-bir-besinden-cok-daha-fazlasi/

https://parlakjurnal.com/anne-sutu-emzirmenin-faydalari-emzirme-teknikleri/

(Anne sütü ile ilgili faydalı, merak ettiğiniz bilgilere bu linkler aracılığıyla ulaşabilirsiniz)

Dünyanın başkentinden (İstanbul) Türkiye'nin başkentine gurbete gelen ben. Geldiğimden beri her şeyin gurbetini yaşar olmuş bedenim. Gönlümü aşkıyla yaralayan Sevdiğim'e Ah seslenişlerimdir çoğu yazım. Vah vah edecek sözde sevgililere eyvallahımız yok bizim. Onlar için ibret, gerçek sevenler için yürekten kelimelerdir kalemimden akan. Çok sevdiğim, eserlerini okumaktan daima keyif ve bir o kadar da ibret aldığım Sinan Yağmur'un imza gününde imzalattığım kitabına yazdığı şu sözlerle sesleniyorum kendime, hakiki aşkı arayana, aşkı için yanana: "Her köz ateş, her kadın gönlüne güneş olmaz. Önce YAN!"

1 Comment

  1. Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Benim anlamadığım bu evladına kötü davranan anneler nasıl bunu yapabiliyor? Babaların hadi bu kadar fazla duygusal bağı olmayabilir ama bazı annelerin nasıl çocuklarına kötü davranabildiğini aklım almıyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Blog Kategorisinde Son Yazılar