Bugün Hangi Rengi Giysem?

1

     Sürekli şikayet ettiğimiz, sebebi olarak ya eğitim sistemini ya da sosyal çevremizi suçladığımız bir sorunla uzun zamandır çok sık karşılaşıyoruz: aynı kafa yapısı, aynı düşünen insanlar. Farklı düşünememekten doğan herkes gibi olma sorunu. Günümüzde herkes farklı olmak derdinde. Ama tam da bu sebepten daha büyük bir sorun oluşuyor bence: Herkesin yaptığını yapmazsam, kurallara uymazsam farklı olurum düşüncesi… Düşünmeden hareket etmek, “Ben buyum” diyerek istediğini yapmak kolay geliyor herkese. Ve bu şekilde diğer insanlardan farklı olduğunu düşündüğü için gururlanan insanlar var her yerde. Aslında aynılık derken yüzeysel düşünce yapısından, görüş aynılıklarından şikayet eden insanoğlu, artık düşünmeden aklına ilk geleni yapmanın farklılık olduğu düşüncesiyle övünüyor. Ama sadece aynı düşünceden doğan aynılığın yerini düşünmemekten doğan aynılık alıyor.

    Gökkuşağı gibi olalım… Düşüncelerimizle gökkuşağı gibi olalım. Gökkuşağındaki gibi farklı renkte düşüncelerimiz olsun ama uyum içinde. Renklerin sınırları bizim kadar keskin olmasın mesela. Düşünmek eyleminin sınırları ortadan kaldırma gücü kullanılsın bunun için. Aklına her esenin yapılması bir üstünlük olarak görülmesin. Düşünmenin diğer insanlara benzettiği değil, asıl bu şekilde herkesleşmemenin sağlanabilineceği gösterilsin insanlara.

    Gökkuşağı gibi olacağım derken bukalemuna döndü herkes, düşünememekten dolayı. Evet, bir şekilde farklılığı yakalayabiliyoruz ama bu düşünce yapısında olmuyor ne yazık ki. Sadece davranışlarımızda bir günümüz bir günümüzü tutmuyor o kadar. Her gün farklı bir renk oluyoruz, ruh halimize göre. Ama buna o kadar alıştık ki… Sıradan bir günde yolda yürürken belki, elimizi sallasak en az birkaç tane bukalemuna çarpıyor elimiz. Elimiz çarpıyor çünkü göremiyoruz veya gördüğümüzü zannediyoruz. Karşımızdaki bukalemun onu nasıl görmemizi istiyorsa o şekilde görüyoruz sadece.

    Renk değiştirmeye o kadar alıştık ki belki çevremizdeki sürekli değişen renkleri de yadırgamıyoruz artık. Kimse kimsenin dün ne renk giydiğini de umursamıyor. Bugün hangi renk gibi davrandıysa o şekilde değerlendiriyor. Dünü mü unutuyoruz, yoksa umursamıyor muyuz bilmiyorum. Ama düşünmediğimiz için olduğu kesin. Düşünmüyoruz, canımız ne isterse yapıyoruz ama her gün farklı bir renk giyiyoruz… Farklı görünüyoruz ya, önemli(!) olan da bu değil mi…

1 Comment

  1. Bence harika çok açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş çok faydalanma fırsatı buldum sayenizde teşekkürler.

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Deneme Kategorisinde Son Yazılar

Yalnızca Sen: Hayal Ve Ayna #2

      Adam ve çocuk şehrin en yüksek yerinden, yanıp sönen sokak lambalarına baktılar. Sokak lambalarının aydınlattığı

Yağmur

  Yatakta uzun zamandır dönüp durduktan sonra vazgeçti. Yatağının sağında bulunan camdan dışarı baktı. Güneş, yüzüne

Yollar

Şimdi yine yollardayım. Bu, kısa uzun yollarda çok şey hayal ettim. Çok düşündüm. Kimi zaman yazdım,