Dolunay Zamanı

Sen sanki ay gibisin ama dolunay misali…

Hep dolunay gibi parlıyorsun.

“Yeni ay” hiç olmuyorsun bende, hep “Dolunay”

Çok parlak bit güneşten ışık alıyorsun belli ki!

Aydınlatıyorsun dünyayı.

Meddücezrin var; beklenmedik zamanlarda olduğunda, dengesi bozuluyor dünyanın…

Gittiğinde bütün okyanusların, denizlerin suyu çekiliyor; dünya kuruyor adeta.

Gelsen, hep yakında olsan; dünyadaki suları yükseltsen, kurak toprakları can suyu ile şenlendirsen. Tohumlar filizlensin; buğdaya başağa koşsun. Sen gel çiçekler kurumasın; tüm ihtişamıyla açsın ve karanfillere, lalelere karışalım; güllerin o bayıltan kokularıyla bizi sarsın…

Ama haklısın sen de…

Gelişinin de bir zamanı var elbet değil mi?

Dolunay zamanı,  öyle değil mi?

Beklerim.

Ne zaman gelirsen sen, beklemek ne kadar sızlatsa, acıtsa ve zor olsa da bayram olur ki bana.

Sen gel.

Aramıza tek tutam toz bulutu girmesin ve sen ışılda…

Sen gel.

Ama bu gelişinin gidişi olmasın…

Mucizeden bahsediyorum farkındayım.

Mucizelere şahit olmuş,

Mucize bekleyen kalemden…

https://www.youtube.com/watch?v=b6rhENRE7Qg

Konuk Yazar: MFD

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Anksiyöz Alev

Ah! Biri olsa konuşabileceğim. Yedi milyar insandan sadece bir kişi de olsa yok mudur benim nereden

En Büyük Korkum

Hiçliğin ortasında, kalabalığın içinde, bir başına… Siyahın geceye döndüğü, gözleri açılan körün tekrar kör olduğunu düşeneceği