Menevişli Şiir

Güneşin usulca yükseldiği

Gümüş bir sabah gelmelisin

İçime, doğmalı güneş gibi

Çekingen menevişli gözlerin.

Yıldızlar bir ressam gibi özenle,

Parlayan binlerce safir misali

Resmini çiziyorken sonsuz denize,

İşte o gecenin gümüş sabahı

Ansızın gelmelisin içime

Sabah seninle gelmeli

Güneş gözlerinde aymalı

Umut olmalı meyveye, çiçeğe

Umut olmalı gökten, umut

Dileyene

Çoğunlukla kabul olunan bir hikmete göre sevginin insanlar üzerindeki etkisi ve bir insanın nasıl seveceği normalde olan karakteriyle ilişkilidir. Mesela şöyle de tarif etmek mümkündür. Normal hayatta sert, acımasız, kurallı yaşayan birisi de kendine çizdiği çizgilerle sever birisini. Merhametli, yumuşak huylu birisi de şefkatle sever sevdiğini. Bunu bir askerin ve bir şairin sevmesi gibi de ayırt edebiliriz. Mesela bir asker bağlı, sadıkane seviyorsa; bir şair derin, tutkulu seviyor da diyebiliriz. Belki bu örnekler kanıtlanmış kaideler değildir. Belki bu fikre hiç katılmıyorsunuz. Ama en azından farklı farklı sevdiğimiz gerçeğini unutmayalım ve bunu bu şekilde düşünelim.

Siz sevdiğiniz birini nasıl tarif ederdiniz?

*Yüzün:

Yüzün cumhuriyetin ilk çiçeği,

Gözlerin Nazım’ın şiiri

-Ve Nazım der ki;

‘’Sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi’’

Gökyüzü gibi

Masmavi

***

*Gülüşün:

Gülüşün, ellerimde çiçek saklar gibi

Küçük dünyamın büyük ekseni

Ve gözlerin

Ay’ da kurulacak yeni köy,

Eski küçük mahallem

Misketim,

Yıldızım

***

*İlk kez Issız bir yolda gördüm gözlerinin parıltısını

Issız bir yol,

Morca leylak

Ve yalnız ay

Bir gecede geçti ömrümden,

Birisi rüya dese

Ki nasıl derdi ki yalnızdım

Ki birisi rüya dese uyanırdım

***

-En güzel günlerim sana kalsın diye, çoğu acıyı sensiz yaşadım. Ve onca acının arasından bir demet tebessüm sakladım sana. Can evimde biriktirdim. Hava almadı tazeydi her daim…

***

Birkaç iyi insanın dediği yalnızlık menevişlendi.

Mavi gün bitti, geceye bir küçük yıldız eklendi.

***

Senin geçtiğin o sokaklar menevişlendi.

Belediyenin, ardında toz bulutları bırakarak

Sıkı sıkı döşediği kaldırımlar,

Hayata tutundu ve çiçeklendi.

***

-Tekinsiz bir belde de sana çiçek toplamak gibi yaşamak. Senin adını söylüyorum yaşadığım en acı gerçeklerle yüzleştiğimde. Tek tek özenle topladığım çiçekler bir demet olurken, her çiçeğe ayrı ayrı adını ezberletiyorum.

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Sen Ne Kadar Özgürsün

Tanımadığın birine güvenemezsin aslında. Konuşmadığın biriyle aranın iyi olacağından emin olamazsın. Anlamazsın. O vardır senin için

Dolunay Zamanı

Sen sanki ay gibisin ama dolunay misali… Hep dolunay gibi parlıyorsun. “Yeni ay” hiç olmuyorsun bende,

Bu Ne Öfke

Hançer gibi saplandı yüreğime bugünün de eriyip gidişi. Zamanın çağıltısını izleyerek dolaşıyorum sokaklarda. Canımız yanar ya