Mikado'nun Çöpleri
Ankara Devlet Tiyatroları' nın sahnelenen ünlü gösterisi Mikado' nun Çöpleri oyunu hakkında düşüncelerim.

Mikado’nun Çöpleri Oyun İncelemesi – Ankara Devlet Tiyatrosu

in Sanat/Tiyatro Oyunları Yazar:

Değerlendirme

Oyunculuk
8,5/10
Kostüm tasarımı
7,5/10
Dekor ve Işık tasarımı
8/10
Kurgu - Metin
8/10
Ortalama
8.0/10

Melih Cevdet Anday’ın kaleme aldığı, Mikado’nun Çöpleri uzun bir aradan sonra, Suat Özturna yönetmenliğiyle tekrar devlet tiyatrolarında seyirciyle buluştu.

15 Şubat 2018’de prömiyerini yapan Mikado’nun Çöpleri; 2 perde ve yaklaşık 1 saat 55 dakika uzunluğunda.

Yazan: Melih Cevdet Anday

Yöneten: Suat Özturna

Mikado’nun Çöpleri: Bir kadın ve bir erkek… Bir gece sokakta sıra dışı bir karşılaşma… Dışarısı öyle soğuktur ki çocuğuyla birlikte dışarda kalan kadını, hiç tanımadığı bir adam evine davet eder. Bu davete birçok kılıf uydurulur. Merhamet denir, akla ilk gelen diğer şeyler denir, denir de denir. Birçok yalan söylenir.

Adam ve kadın hiç yaşamadıkları şeylerden bahsederler. Art arda yalanlar sıra dağlar gibi sıralanır. Adam ve kadın sevmedikleri insanlardan bahsederler. Aslında benim bir arkadaşım diye bahsettikleri kimseler, bizzat kendileridir.

Birbirini hiç tanımayan insanlar: Kendilerini oldukları ya da hiç olmadıkları biri gibi tanıtabilirler. Bu oyunda her ikisini de görüyoruz. Öylesine yarım kalmışlar ki hayatta, öylesine az yaşamışlar ki; anlatılabilecek tüm hikayeleri bir geceyi doldurmaya yetmemiş.

***Oyun kesinlikle güzeldi. Oyunculuklar da keza öyle. Ancak konu itibariyle ara sıra sıkıldım. Oyun, ince ince yapılan nükteli espriler, karşılıklı hararetli tartışmalarla sürekli canlı tutulmaya çalışıldı. Ancak konu itibariyle ara sıra oyundan koptum. Aynı Bankta İki Kişi adlı oyun incelemesinde de dediğim gibi: Konunun ilginizi çekmesi halinde, gitmenizi tavsiye ederim.

Oyunculuk: Hızlı ve zor bir oyundu. Prömiyerini izlememe rağmen birkaç kere dil sürçmesi dışında hatasız oynandı. Oyunun ilk başlarında kadının ve adamın oyunculukları yapmacık gelmişti. Oyunun bu şekilde başladığını, giriş kısmının bu şekilde olduğunu anladığımda o kısmı da gayet yerinde ve başarılı buldum. Başak Anat Özcan’ da Evren Çağrı Turan’ da temiz bir oyunculuk çıkardılar. Özellikle ben Turan Bey’i çok beğendim. Emeklerine sağlık. Ayakta alkışlayanları bol olsun.

Yönetmen: Oyunun seyirci bakımından nasıl algılandığı konusunda büyük sorumluluk üstlenen yönetmen adına bir şeyler söylemek gerekirse: Güzel bir sunuş ve analiz izledim diyebilirim.

Kostüm tasarımı:  Sade, tahmin edilebilir kostümler tercih edilmiş. Ben beğendim.

Dekor ve Işık tasarımı: Dekor ortalama bir ev nasılsa öyle tasarlanmış. Ayrıntılara da yer verilmiş. Bu ayrıntılar da olağan ev hallerinin ayrıntılarıydı. Işık; olay nerdeyse tamamen gece yaşandığı için sabit ışıklar tercih edilmiş.

Genel Olarak:

Melih Cevdet, 1967 yılında yazdığı Mikado’nun Çöpleri oyunu hakkında, bir başka eserinde şu şekilde bahseder: ‘’Bir kış gecesi, kar kapıları tutmuş durumda iken, sokak ortasında, kucağında bir çocukla gördüğümüz yersiz yurtsuz bir kadını eşimle evimize götürdüğümüz gece; Mikado’nun Çöpleri adlı oyunumun temelleri atılmıştı.’’ Zaten oyun da tıpkı böyle başlar. Karlı bir kış günü sokakta kalan bir kadınla, gezintiye çıkmış bir adamın tesadüfen karşılaşmaları, ardından da adamın kadını evine götürmesi üzerine kuruludur. Kış vakti kadın ve onu evine alan adam sabaha dek kimi zaman hararetli kimi zaman sakin ama hep heyecanla konuşmaya koyulurlar. Bu süre zarfında çocuk içerdeki odalardan birinde uyumaktadır.

Melih Cevdet oyunun ikinci perdesinde felsefe görenler için şöyle söyler: ‘’ Felsefe açık seçik çıkarımlar gerektirir; sanat da kuşkusuz bir anlıksal etkinliktir, onun soyutlamaları felsefe niteliğinde değildir. Bizde felsefi düşünce geleneği olmadığı için, her soyutlamayı felsefe sanma alışkanlığı usumuzda yer etmiştir sanıyorum. Sanat yapıtlarında bir takım temel düşünceler vardır elbet ama bunlar daha çok sanat anlayışlarını içeren düşüncelerdir.

Oyun broşüründe bu paragrafı okumamış olsaydım ben de kesinlikle felsefe ağırlıklı bir oyun olduğundan bahsederdim sanıyorum. Hatta sanat felsefesine yakınlığından bahseder, hiç bilmediğim maceralara girişirdim.

Oyun Ekibi:DEKOR – KOSTÜM TASARIMI

METE YILMAZ

IŞIK TASARIMI

ÇETİN ATAY

DRAMATURG

EREN AYSAN

YÖNETMEN YARDIMCISI

AHMET ERKUT

SAHNE AMİRİ

FATMA BAŞOL

KONDÜVİT

MURAT YILMAZ

IŞIK KUMANDA

HASAN KILIÇ

SUFLÖZ

KİRAZ HAN

DEKOR SORUMLUSU

ÖMER AKYÜZ

AKSESUAR SORUMLUSU

ERHAN GEBİTEKİN

KADIN TERZİ

ZÜBEYDE ÖNCEL

ERKEK TERZİ

SERDAR YENER

PERUKACI

BAYRAM SARISAKALOĞLU

OYUNCULAR

BAŞAK ANAT ÖZCAN

ÇAĞRI TURAN

Kaynakça:

*Mikado’nun Çöpleri oyun broşürü

*http://www.devtiyatro.gov.tr/programlar-sehirler-ankara-detay-mikado-nun-copleri98.html

Not: Oyunlarda yaptığım eleştiriler akademik anlamda çözümlemeler içermemekle birlikte, herhangi bir tiyatro tutkunu gibi pratik eleştiri niteliğindedir. Bu nedenle ele alınan konular yüzeysel cümlelerle ve çözümlemelerle değerlendirilmektedir. Kısacası basit tiyatro anlayışıyla herkesin anlayabileceği basit analizler yapıyorum. Bu anlamda akademik açıdan eksiklerim olursa mazur görülmesini canı gönülden isterim. Amacım insanı anlatan tiyatro sevgisini aşılamak. Elimden geldiğince…

Umarım faydalı olmuştur. Ayrıca eksik gördüğünüz kısımları ya da oyun hakkında başka fikirlerinizi ve bakış açılarınızı yoruma yazarsanız çok memnun olurum.

Tiyatro kardeşliktir 😀

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*