şahmaran

Şahmaran Efsanesi Kısaca

Kategori: Sanat

Tarihimizde çok eski yıllardan günümüze kadar uzanan birçok efsane bulunmaktadır; Ferhat’ın Şirin için dağları delmesi, Mecnun’un Leyla için çöllerde dolaşması. Bunlar gibi Anadolu’da süregelen bir efsane daha var ki, bu efsane Evliya Çelebi’nin “Seyahatname” adlı eserine dahi girmiştir. O efsanenin adı “şahmaran efsanesi”dir. Bu efsane konusunda tarihimizde padişahların tutturduğu kayıtlara geçmiş bazı olaylar bulunmaktadır. Yer altı efsanesi olarak bilinir ve Yunan mitolojilerine benzer şekilde bir efsane olduğu düşünülür.

Anlatılan efsaneye göre “Maran” adında yarı insan yarı yılan şeklinde sahip bir yılan türü vardır. Bütün bu maranların en önde geleninin ismi ise “Şahmaran”dır. Adana bölgesinde geçimini odun toplayarak geçiren fakir bir çocuk bulunmaktadır. Arkadaşlarıyla dolaşırken içinde bal dolu olan bir mağara bulurlar. Mağara kuyu şeklindedir ve garip bir görüntüsü vardır. Odun toplayarak geçimini sağlayan Camşab adındaki genç, arkadaşlarının yardımıyla balı almak için kuyuya iner. Fakat arkadaşları kendilerine düşen bal miktarının fazla olması için Camşab’ı orada bırakarak giderler. Tam bu sırada çaresiz kalan genç karanlığın içerisinde bir ışık olduğunu fark eder. Eline bir bıçak alır ve o ışığı daha da genişletir. Karşısına daha önce hiç görmediği kadar büyük ve etkileyici olan bahçe çıkar. Bahçede yüzü ışık gibi parlayan, vücudu yılan şekline bürünmüş bir kadın ile karşılaşır. İşte o kadın, şahmaran efsanesi ile anılan bütün maranların efendisidir.

Efsanenin sonunda şahmaran ölür. Ancak diğer yılanların bundan hiçbir şekilde haberi olmaz. Eğer öldüğünü öğrenirlerse Çukurova Bölgesi’sinin her tarafını karış karış dolaşarak insanların evlerine girip zehirleyerek öldüreceklerdir.

Efsane bu şekilde anılmaktadır. Bu efsane ile ilişkilendirilen garip olaylar olduğu da söylenmektedir. Hatta Fatih Sultan Mehmet’in kayıtlarına kadar uzanmaktadır.

1 Yorum

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*