yıldızlar ve adam

Zaman Geçmezdi, Arzular Eskirdi – Şiir

Kervan geçmez cennetinize,

yıldızların memleketinden geldim.

Şu darmadağın, perişan halinize

bakılırsa, sizi hayli beklettim.

 

Şifalı sularım, aziz öğütlerim;

Ayrıca tapınmanız için

bolca altınım var.

 

Gelin nar tanelerim, işte bakın,

size yarından da yakın,

bir kazanç vadediyorum,

 

Beni evvela dinleyin:

Çok uzak galaksilerden birinde

çobanlık yapardım ben. Hayretle

bakınıp durduğunuz yıldızlardan,

bana bir sürü bahşetmişti yaradan.

 

Sizin böldüğünüz gibi zamana,

yıldızlarımı bölmedim asla.

Hepsinin tek bir vakti vardı,

yaşanan ana esirlerdi.

Zaman geçmezdi, arzular eskirdi,

zaman geçmezdi, yıldızlar değişirdi.

 

Yine biz, bir arzudayken,

habersizdim başıma geleceklerden.

 

Yine her arzuda olduğu gibi ben,

başka bir arzuya esir olmayı beklerken,

yıldızlarımdan biri kayıverdi.

Bir arzuya tutunuverdi.

Hangi çoban olursa olsun, geçmezdi

akarsuyun önüne, su yıkacakken bendi.

 

Böylece bir arzuda esir kaldım.

Sizin tabirinizle hiç akmayan zamana,

yemin olsun ki sonsuz rüyalar gördüm.

Olmuş olana, olana, olacağa

hasret kaldım…

 

İçinizde bana ait bir şey var:

Olması gereken yerden çalınmış.

Bir kuş düşünün ey insanlar,

en sevdiği ağaçlardan koparılmış.

 

-Nasıl mı oldu durun anlatayım-

İçinizden birisi pek güzel sevdi,

eli dilindeydi, sözleri gözlerinde.

O vakit büyük sevda yıldızı,

heybesindeki sevgilerle yörüngesinde,

evine dönerken, takıldı;

Bu aşığın gözlerine,

Sözlerine,

Daldı düşünce denizine…

 

O an işlerin en olmazı, oldu,

aşık yıldızı gördü gökyüzünde,

yıldızın kararsızlığını gördü.

Ve yıldıza daha bir içten baktı,

  yıldızın heybesi sevgiyle doldu.

Kaydı, dayanamadı bu ateşe,

aşık bir dilek tuttu, gözlerini kapadı.

İşte böyle bir işle yıldızım;

Aşığın gözlerinde esir kaldı.

Hikayenin başı sonu budur işte.

Yanan aşık, yakınan ben oldum bu işte,

Siz yine dost olun diye güneşle

Verin aşığı, el sıkışalım bu işle.

Bu kararınız alkışlanacak her yerde

İçinizden birisi düşerse bu derde,

aşık gelecek derman olacak derdinize.

 

Şaşkınlığınız, cevaplarınızın önünde,

evet demekten farksız bu benim gözümde.

Aşığı alıp, söz veriyorum o halde,

hak ettiğiniz şekilde karşılık vereceğim dileklerinize.

 

Dileği sevdaysa çalanın, vereceğim.

Arzuysa, daha çok yansın diye alacağım

Elinden. Ki yüreği ateşler içinde yansın,

Kül olsun savrulsun sevda ile yıkansın…

 

Mehtaba çıkınca sevgililer,

sessizliğe esir olup gitsinler,

solsunlar birer birer,

görünmesinler…

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

İhanetten Geri Kalan

Geldiğini görmüştüm. Tıpkı benden kopuşunu gördüğüm gibi. Hissettim. En derinimde. İhanetin ardında bıraktığı o yakıcı tadı

Firak Mevsimi

Özlemlerin bekçisi oldu gönül, Çare, derman sordu gönül, Yalnız özledi gönül, Yapayalnız kaldı gönül. Doldu gözleri