Fahrenheit 451 Kitap İncelemesi – Ray Bradbury

in Kitap İnceleme Yazar:

Kitap ayracınız kalem olsun. Bu kitap bana bunu öğretti. Şimdiye kadar çok kitap okumuşumdur ama Tüfek, Mikrop ve Çelik dışında öyle pek not aldığım veya altını çizdiğim kitap falan olmadı. Ama Fahrenheit 451’de bunun öneminin farkına vardım.

Peki Neil Gaiman’ın da önsözde dediği gibi; neden kitaplara ihtiyacımız var? O şiirlere ve öykülere? Neden onları okuyoruz ya da okumalıyız ki? Neden umursuyoruz kitapları? Neden çocuklara kitapları sevdirmeye çalışıyoruz?

Çünkü kitaplar kurgudur. Romanlar, öyküler, denemeler şiirler… İşte bunlar, yani kurgular, olaylara farklı açıdan bakmamızı sağlar, empati kurmamızı sağlarlar. Ve bu da bir şeyleri umursamamızı sağlar. Gaiman’ın deyimiyle “Kurgu doğru şeyleri bize anlatıp duran bir yalandır.” 

O zaman yazarlar birer yalancıdır. Ama insanlığın seçmesini umdukları doğru yolu veya seçmesinden korktukları yanlış yolu aydınlatma ihtiyacı duyan bir yalancı. Çok felsefi oldu. Neyse, kitaba geçelim.

İtfaiyeci isimli bir öykü

Ray Bradbury, bize farklı bir bakış açısı sunmuş. 1984’ü okuduysanız eğer, orada büyük ölçüde bir sistem eleştirisi vardı. Ama bu kitapta bir toplum eleştirisiyle karşı karşıya kalacaksınız. Anladığım kadarıyla yazar, kendi döneminde insanların çok televizyon izlediğini görüyor, ya da şöyle diyelim; akşam aileler sadece televizyonun başına toplanıyordu. Yazar da bu durum karşısında durup düşünüyor ve diyorki: “Bu böyle sürerse artık kimse kitap okumayacak.”

Bunun önüne geçebilmek için de farklı şeylerden ilham alıyor ve bir itfaiyeci hakkında bir öykü yazmalıyım diyor; “ama bu itfaiyecinin dünyasında itfaiyecilerin görevi yangını söndürmek değil, başlatmak ve yakmak olsun.”

Böylece Fahrenheit 451 kitabı ortaya çıkmış. Bu kitapta görevi söndürmek değil, yakmak olan bir itfaiyecinin hayatına bakacaksınız. Ama onun görevi en önemli görev: “kitapları yakmak”. Ve onun adı Montag. Birçok diğer kişinin yanında bir de kız göreceksiniz. Onun adı da Clarisse. Montag’ın bu kız ile tanışmasından sonra hayatının tam tersi yöne akmasını bir seyirci edasıyla izleyecekseniz ve sonra empati kuracaksınız. Bir şey daha, insanların yalanla dolu olan kitapları korumak için nasıl canlarını feda ettiklerine şahit olacaksınız.

Evet, kitap bunlarla ilgili. Ama sadece bunlarla ilgili dersem yanılırım. Bu kitap daha birçok şeyle ilgili. Kitabın isminin nereden geldiğini sorarsanız, Ray Bradbury kitabı yazarken bir itfaiyeyi aramış ve kağıdın kaç derecede yandığını sormuş. Onlar da Fahrenheit 451 demiş.

Kitap okumayı seven ve bu devirde herkesin haklı olduğuna inanan bir şahısım. Gereksiz bilgilerle beynimizin işgal edildiğine ve bu yüzden çağ deviren fikirler üretemediğimizi anlayan, eğitim sistemini baştan yazmak isteyen bir insanım. Ne demiş atalarımız: Önce eğitim!

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*