İncecik Şiir

İncecik bilekleri mor

Dokunsam sanki kırılacak

Dokunmasam

Aklımda yeni bir şehir

Kuracak bu düşünce

 

Kim bilir kaç zaman

Güneşsiz kalmış

Tenine su değmemiş

Sanki böyleymiş doğarken

 

O soran gözlerle

Boynunu büker ve konuşur

Dünyanın gördüğü en masum

Büyücüdür

 

Elmacık kemikleri çıkık

Alnı yaşından büyükçe

Bir hayli kırışık

Kim bilir kaç dünya

Kaç dünyaya ait sesi

Kaç denizin şiiri

 

Kim bilir kaç kalem kırmış

Hayat hakkındaki sözleri

Kaç ressama ilham vermiş

Şu solgun derince gözleri

 

Otobüs durdu, indi çocuk

İncecik omuzlarıyla

Bedeninden ağır yükler taşıdı

Üzüldüm, durdurmak istedim

Üstüne bastığım dünyayı

 

Yalnız gözlerimi kapadım

Sahi ya nereye gidiyordum

Kimdim, neresindeydim hayatın

Cevabı geçtim çoktan

Kendime sorduğum sorunun

Neresindeydim

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Edebiyat Kategorisinde Son Yazılar

Sessiz Çığlıklarımız

Hepimizin vardır sessiz çığlıkları, dağa taşa haykırmak isteyip de sessiz kaldığı, birilerine anlatmak isteyip de anlatamadığı

Bu Bahçenin Sonu Kış

Bahçesindeydim ilk önce. Hem kışını, hem yazını merak etmiştim. Baharlarını merak etmemiştim evet, baharlar güzel olurdu

Sevdiğin Herkesim

    Yorgun olduğunu biliyorum. Kırgın, biraz üzgün, belki biraz da yıpranmış. En çok da ümitsiz

Olduğu Kadar Güzeldik!

Öyle mahzun bakma derdi şair, Soran gözlerini dikme üstüme Adınla birlikte deniz gelir aklıma Deniz ki