kış masalı

Kış Masalı Oyun İncelemesi – Ankara Devlet Tiyatrosu

Kategori: Sanat/Tiyatro Oyunları

9 Ekim 2018’de Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından prömiyeri yapılan Kış Masalı; Akün Sahnesi’ nde seyirciyle buluştu.

Yazan: William Shakespeare

Çeviren: Turan Oflazoğlu

Yöneten: Hakan Çimenser

Kış masalı, gerek seyirci için gerekse oyuncu için zor bir oyun. Bu zorluğun en büyük etkeni oyunun uzun oluşu. Oyun boyunca oyuncu coşkusunu hiç kaybetmeden hatta üstüne koyarak oynarken seyircinin de aynı sabır ve artan bir merakla dikkatlice izlemesi oyunun lezzetini tam almak için son derece önemli.

Oyunun 9 Ekim’ de oynanan prömiyerini izlemiş olmama rağmen oturmuş bir oyun izledim. Birkaç dil sürçmesi dışında neredeyse hatasız oynandı.

Kış Masalı:

Sicilya Kralı Leontes’in, uzun süredir sarayında ağırladığı eski dostu Bohemya Kralı Polixenes ile karısı Hermione arasında bir ilişki olduğundan şüphelenmesi ile olaylar başlar. Bu kıskançlık Kral ile birlikte etrafındakilerin de hayatına dokunacaktır.
Değiştiren ve dönüştüren, başlatan ve nihayetlendiren, ayıran ve birleştiren, var eden ve yok eden zaman…
Bırakın zaman  örtsün üzerini her şeyin, bu masalın sihriyle.

Oyunculuk: İlk gösterim olmasına rağmen temiz, aşırılıktan uzak ve neredeyse hatasız bir oyunculuk çıkarılmış. Zaten oyun ekibine bakıldığında anlaşılacaktır. Oyun ekibi çoğunlukla on yıllarını tiyatroya vermiş ustalarla dolu. Ben özellikle Mesut Turan’ı ve Emre Ercil’i çok beğendim.

Dekor ve kostüm tasarımı: Yalın bir dekor tercih edilmiş. Sahnede günlük hayatın yalınlığını ve aşırıya kaçmayan oyunculuğu öğütleyen Shakespeare düşünüldüğünde; bu yalınlığı sade, zarif ve yerinde buldum. Üzerine çok fazla araştırma imkanım olmasa da kostüm tasarımını da döneme özgü ve başarılı buldum.

Koreografi: Dans düzenini de beğendim. Bazı seyircilere göre ikinci perdenin başındaki dans sahneleri çok uzundu ama bana kalırsa yılların geçişini ve duygu değişimini hissettirmek adına uzun olması gerekliydi. Deniz Alp’in emeğine sağlık.

Müzik: İlk perdenin başındaki monologlar bana tabiri caizse biraz yavan geldi. Yavan olmasından kastettiğim arka fonda ses olmaması. Metnin okunuşundaki şiirselliği veya oyuncu performansını ön plana çıkarmak için mi bu şekilde düşünülmüş bilemiyorum. Ama bence ilk perdede de ikinci perdedeki gibi arka fonda daha çok ses ve müzik olsa daha güzel olurdu. Ancak genel olarak bakıldığında müzikler de başarılıydı. Fırat Akarcalı’nın yüreğine sağlık.

OYUN EKİBİ:

DEKOR TASARIMI

ŞİRİN DAĞTEKİN

KOSTÜM TASARIMI

İNCİ KANGAL ÖZGÜR

IŞIK TASARIMI

ŞÜKRÜ KIRIMOĞLU

MÜZİK

FIRAT AKARCALI

KOREOGRAF

DENİZ ALP

YÖNETMEN YARDIMCISI

MİTHAT ERDEMLİ

ASİSTANLAR

SELVER KINIK ONURLU

NİLÜFER AKMAN ÖĞÜN

SAHNE AMİRİ

SİBEL BOZTAŞ BULGAN

KONDÜVİT

GÖRKEM KALIÇ

IŞIK KUMANDA

ARİF ÜNVER

SUFLÖZ

FATMA KIŞ

DEKOR SORUMLUSU

METİN BEŞTAŞ

AKSESUAR SORUMLUSU

İSA SOYALP

KADIN TERZİ

GÜLESER OGAY

ERKEK TERZİ

MURAT ERTEN

PERUKACI

MUSTAFA KURUCU

MEKANİK SORUMLULARI

ERCAN ŞAHİN

FATİH ASLANBAŞ

OYUNCULAR

MESUT TURAN

EKİN TUNÇAY TURAN

MEHMET DEMİRALP

FÜSUN GÜNUĞUR

GÖKÇE YURTSAL

FARUK GÜNUĞUR

BİLAL GÜRDERE

BAHADIR KARASU

EMRE ERÇİL

SELİN KAHRAMAN

KORAY ALPER

GİZEM YÖNEL

İSMET TAMER

DUYGU BİÇER

BENGÜ ATAR

SERCAN ÇELİK

H. ÇAĞRI İLİKOĞLU

S. EYLÜL NALBANTOĞLU

TANSEL AYTEKİN

YAĞMUR EVİN

Kaynak:

http://www.devtiyatro.gov.tr/programlar-sehirler-ankara-detay-bolum_konu-kis-masali.html

Not: Oyunlarda yaptığım eleştiriler akademik anlamda çözümlemeler içermemekle birlikte, herhangi bir tiyatro tutkunu gibi pratik eleştiri niteliğindedir. Bu nedenle ele alınan konular yüzeysel cümlelerle ve çözümlemelerle değerlendirilmektedir. Kısacası basit tiyatro anlayışıyla herkesin anlayabileceği basit analizler yapıyorum. Bu anlamda akademik açıdan eksiklerim olursa mazur görülmesini canı gönülden isterim. Amacım insanı anlatan tiyatro sevgisini aşılamak. Elimden geldiğince…

Umarım faydalı olmuştur. Ayrıca eksik gördüğünüz kısımları ya da oyun hakkında başka fikirlerinizi ve bakış açılarınızı yoruma yazarsanız çok memnun olurum.

Tiyatro kardeşliktir. 🙂

Gezmeye, okumaya, güzel bir tiyatro izlemeye aşığım. Gecenin bir yarısı eve giderken, sessizce yanınızdan geçebilirim. Sizinle aynı oyunda, yan yana aynı repliğe gülebiliriz. Evet, o gün bunun farkına varamayabiliriz. Ama belki bir gün, bir anıda, bir yazıda rastlaşırız sizinle. Kim bilir?

2 Yorum

  1. Bu güzel tiyatro incelemesi için çok teşekkür ediyorum. Sizin gibi insanlar sayesinde tiyatrolar hakkında kısa da olsa bilgi edinebiliyoruz. Tiyatroya gitmeyi seven bir insan olarak Ankara’da oyunları takip ederken sizi de takip edeceğim. Oyunlar üzerine yorumlarınızın devamını bekliyorum. Teşekkür ederim.

    • Mehmet Bey bu güzel ve samimi yorumunuz için çok teşekkür ederim. Şu an çok sıkı bir şekilde Devlet Tiyatroları’ nı takip ettiğim halde, bir süre için yorum yazılarına ara vermeye karar verdim. Bu süre zarfında kendimi, drama merkezli sahne sanatları üzerine daha çok geliştirmeyi amaçlıyorum. En kısa sürede yorumlara tekrar devam edeceğim. İlginiz için tekrar teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*