leyleklerin uçuşu

Leyleklerin Uçuşu Kitap İncelemesi – Jean Christophe Grange

Kategori: Kitap İnceleme

Okuduğum ilk gerilim macera romanı olabilir. Lakin bu kadar soluk soluğa, tüylerimi diken diken edecek kadar etkili, olayın akışından nefesimi tuttuğumu bölümü bitirdiğim zaman anlayacağım başka bir roman olur mu bilmiyorum. Burada kendim ne kadar anlatmaya çalışsam da bir şeylerin eksik kalacağını, yazarın kalitesine erişemeyecek olacağımı sizlere hatırlatarak asıl kalitenin farkına kitabı okursanız varabileceğinizin altını çizmek isterim.

İsviçre’den başlayan Bulgaristan’a, İsrail’e, Afrika’ya daha nice ülkelere ulaşıp başından akılların anlamakta zorluk çekeceği kadar efsane bir maceraya çıkmış olduğunun farkında olmayan romanın başkarakteri Louis Antioche. Onu bu maceraya sürükleyen Kuşbilimci Max Böhm. Max leylekler hakkında o kadar bilgiye sahiptir ki ne zamandan hangi tarihine kadar nerelere seyahat ettiklerini nerelerde ne kadar süre konakladıklarını bilecek kadar bilgili bir kuşbilimcidir. Hatta o kadar bilgiye sahiptir ki kendi leyleklerini dahi tanır. Lakin o sene kendi leyleklerinin sayısında azalma olduğunu fark eder ve Louis’i leyleklerini gözlemlemesi için görevlendirir. Görevlendirdikten sonra kalp krizi sonucu ölen Max ve ardından yapılan otopsisi sonucunda hiç kimsenin ne zaman nasıl yapıldığını bilmediği bir kalp nakli öyküsü de ortaya çıkar. Polis müfettişi Dumaz, Louis ile başlayan macera ve Louis tarafından farklı ülkelere yapılan yolculuklar ve oralarda yaşanan olağanüstü olaylarla devam eder. Yeni cinayetler işlenirken daha önce eşi benzeri görülmemiş şekilde acımazsızca katledilen insan(lar)ın otopsi raporları o kadar muhteşem detaylı kurgulanmış ki okudukça içim cız etti, kan donduran cinsten detaylar beni hayran bıraktı diyebilirim.

Tüm bu maceranın perde arkasında saklı olan gerçekler bir bir gün yüzüne çıktıkça şaşkınlığınızı gizleyemeyecek ve yok artık dedirtecek gerçeklikler karşısında yazarı tebrik edeceksiniz.

Nedir bu leylekler? Max Böhm kimdir? Louis Antioche’u niçin görevlendirmiş neden onu seçmiştir? Tüm bu gerçeklerde bir rol üstlenen leyleklerin perde arkası… Max Böhm’e nerede, nasıl, hangi şartlar altında ve en önemli en kritik soru kim tarafından kalp nakli yapılmıştır? Max’e kimin kalbi nakledilmiştir? İnanın Louis’in öğrendiği gerçekler sizlerde de bir şaşkınlık uyandıracak, bir sonraki bölüme geçerken heyecanınız, merakınız daha da artacak, kan donduran dehşetler karşısında korkuya ve iğrenmişliğe kapılma ihtimalinizi de hatırlatarak bu romanı okumanızı gerçekten tavsiye ederim.

(Bana bu kitabı tavsiye eden, okumama vesile olan kuzenime de ayrıca teşekkür ederim)

Dünyanın başkentinden (İstanbul) Türkiye'nin başkentine gurbete gelen ben. Geldiğimden beri her şeyin gurbetini yaşar olmuş bedenim. Gönlümü aşkıyla yaralayan Sevdiğim'e Ah seslenişlerimdir çoğu yazım. Vah vah edecek sözde sevgililere eyvallahımız yok bizim. Onlar için ibret, gerçek sevenler için yürekten kelimelerdir kalemimden akan. Çok sevdiğim, eserlerini okumaktan daima keyif ve bir o kadar da ibret aldığım Sinan Yağmur'un imza gününde imzalattığım kitabına yazdığı şu sözlerle sesleniyorum kendime, hakiki aşkı arayana, aşkı için yanana: "Her köz ateş, her kadın gönlüne güneş olmaz. Önce YAN!"

1 Yorum

  1. Özetlediğin şekilde, romanın işlediği konu ilgi çekici. Kalp nakli ve otopsi ayrıntılarıyla da bizim güruhu doğal yollardan okumaya teşvik ediyor. Teşekkürler.

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*